YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17744
KARAR NO : 2023/2282
KARAR TARİHİ : 30.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/113 E. 2015/24 K.
KATILANLAR : …, …
SUÇLAR : Tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinindolandırıcılığı, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık … müdafii, sanık …
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan
hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.04.2015 tarihli ve 2014/113 Esas, 2015/24 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında;
a. Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
b. Nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 11.09.2019 tarihli ve 2015/195503 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık … müdafii, sanığın atılı suçu işlemediğini, hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığını belirterek hükümleri temyiz etmiştir.
2. Sanık … suç konusu senedi önceden doğan borç nedeniyle verdiğini, senedin aldatıcılık niteliği bulunmadığını bu sebeple verilen hükümlerin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek hükümleri temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıklar … ve …’ın Üçel İnşaat Otelcilik Turizm Ltd. Şti. nin ortakları olduğu, katılan …’den 25.000,00 TL borç aldıkları ve karşılığında katılanın işletmekte olduğu çay bahçesi için masa ve sandalye almayı taahhüt ettikleri, teminat
olarak da katılan …’ye, borçlusu katılan … olan 25.000,00 TL bedelli sahte
senedi verdikleri anlaşılarak sanıklar hakkında kamu davası açılmıştır.
2. Sanık … sahte senedin kendisi tarafından doldurularak katılana verildiğine ilişkin ikrar içeren savunmada bulunmuştur.
3. Sanık … suç konusu senedin sahte olduğunu bilmediğine ilişkin savunmada bulunmuştur.
4. Mahkemece yapılan yargılamada neticesinde; sanıkların atılı suçları işledikleri sabit görülerek temyize konu hükümler kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler
Yönünden
1. Sanık …’un alınan savunmasında senedin kendisi tarafından doldurulup sanık … tarafından cirolanmasından sonra katılan …’ye verildiğinin ikrar etmesi ve her ne kadar sanık … savunmasında, katılan …’den almış oldukları asıl ve gerçek seneti imzalıyor gibi sahte senedi imzaladığını, senedin sanık … tarafından düzenlendiğini bilmediğini belirtmişse de sanık …’in senedi sanık … ile birlikte düzenlediklerini belirtmesi ve bu hususu katılan …’nin de doğrulamış olması karşısında, tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
2. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık … müdafii ve sanık …’un yerinde görülmeyen temyizleri reddedilmiştir.
B. Sanıklar Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Sanıklar … ve …’ın …İnşaat Otelcilik Turizm Ltd. Şti. nin ortakları olduğu, katılan …’den 25000 TL borç aldıkları ve karşılığında katılanın işletmekte olduğu çay bahçesi için katılana masa ve sandalye getirmeyi taahhüt ettikleri, teminat olarak da katılan …’ye, borçlusu katılan … olan 25000 TL bedelli sahte senedi
verdikleri iddia edilen olayda; 5237 sayılı Kanun’un 158/1-h maddesinde tacir veya şirket
yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık suçunun düzenlediği, suçun oluşabilmesi için, failin tacir veya bir şirketin yöneticisi ya da şirket adına hareket etmeye yetkili temsilcisi, şirket müdürü olması ve suçun, şirketin faaliyeti sırasında ve yine bu faaliyetle ilgili olarak üçüncü kişilere karşı işlenmesinin gerektiği dikkate alınarak, sanıklara katılan tarafından verilen 25000 TL paranın şirketin faaliyeti kapsamında mı verildiği ya da şahsi borç olarak mı verildiği, sanıklar tarafından katılana satılması taahhüt edilen masa ve sandalyelerin şirketin faaliyet alanına girip girmediği araştırılarak şirketin faaliyeti kapsamında olduğunun anlaşılması halinde 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendindeki suçu oluşturacağı ancak katılan …’den paranın şirketin faaliyeti kapsamında alınmadığının anlaşılması durumunda ise; sanıkların eyleminin 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanunun 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma kapsamına giren 5237 sayılı Kanun’un 157 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme ile sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükümleri kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.04.2015 tarihli ve 2014/113 Esas, 2015/24 Karar sayılı kararında sanık … müdafii, sanık … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık … müdafii ve sanık …’un temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanıklar Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.04.2015 tarihli ve 2014/113 Esas, 2015/24 Karar sayılı kararına yönelik sanık … müdafii ve sanık …’un temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.03.2023 tarihinde karar verildi.