YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17752
KARAR NO : 2023/5305
KARAR TARİHİ : 20.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.09.2015 tarihli ve 2014/366 Esas, 2015/228 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, aynı maddenin son fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 28.300 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hakkında verilen mahkumiyet kararını temyiz etmek istediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, katılan ile aralarındaki alışverişe istinaden suça konu sahte çeki vermek suretiyle menfaat temin ettiği iddia ve kabul edilmiştir.
2. Sanık savunmasında, çekte adının altındaki imzanın kendisine ait olduğunu, ancak çeki … …’ten aldığını, … …’in …’ya borcu olduğunu, bu borca karşılık çeki kendisinin götürdüğünü, bu çeki verdiğinde de az bir şey oradan mal aldığını, … suçlamaları kabul etmediğini, çekin sahte olduğunu bilmediğini beyan etmişse de; Mahkemece sanığın savunmasına ilişkin herhangi bir bilgi veya belge sunmaması, çekin arkasında kendisinden önce başka ciranta bulunmaması ve dosya kapsamı karşısında itibar edilmediği anlaşılmıştır.
3. Kriminal rapor ile suça konu çekin sahte olduğu tespiti yapılmıştır.
4. Mahkemece suça konu belge getirtilerek unsurlarının tam olduğu ve aldatma niteliği taşıdığı konusunda gözlem yapılmıştır.
5. Dosya kapsamında katılanın zararının giderildiğine ilişkin herhangi bir bilgi ya da belge bulunmamaktadır.
6. Gerekçeleri açıklanmak suretiyle ve takdiren sanık hakkında erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri uygulanmamıştır.
7. Suça konu çekin dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmiş ve denetime imkan sağlayacak şekilde dosya içine alınmıştır.
IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden, adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun’un 81 … maddesiyle yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.09.2015 tarihli ve 2014/366 Esas, 2015/228 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.06.2023 tarihinde karar verildi.