YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17782
KARAR NO : 2023/1581
KARAR TARİHİ : 14.03.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/163 E. 2015/108 K.
SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.03.2015 tarihli ve 2014/163 Esas, 2015/108 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında;
1. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi,52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl hapis ve 40.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddeleri uyarınca 3 hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına,
3. Sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık …’nın temyiz isteği; atılı suçları işlemediğine, hakkında takdiri indirim uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
2. Sanık … müdafii süre tutum dilekçesi vermek suretiyle gerekçesiz olarak hükümleri temyiz etmiştir.
3. Sanık … atılı suçu işlemediğini belirterek hükümleri temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’ın lehtarı sanık … olan keşidecisi Kuletaş Dekarasyon Nak. İnş. San. Tic. LTD.Şti olan, 05.06.2013 keşide tarihli, 15.000 TL tutarl olan yasal unsurları haiz renkli fotokopi yoluyla üretilmiş çeki katılana vererek katılandan alkollü içecek satın aldığı anlaşılmıştır.
2. Dosyada mevcut ekspertiz raporlarına göre; çekin ön yüzündeki vade tarihi hariç tüm yazıların ve arka yüzündeki 1. ciranta kısmına ait yazıların sanıklardan …’in eli ürünü olduğu, çek üzerindeki “05.06.2013” rakamlarının sanık …’ın eli ürünü olduğu yönünde kanaat belirtildiği ve çekin aldatma niteliğinin bulunduğu tespit edilmiştir.
3. Sanıklar çekin katılana ticari ilişki nedeniyle verildiğini kabul etmişler ancak çekin kendilerine ait olmadığına yönelik birbirilerini suçlayan savunmada bulunmuşlardır.
4. Mahkemece yapılan yargılama ile sanıkların bankanın maddi varlığı olan sahte çeki ticari ilişkide kullanarak haksız menfaat sağlamaları nedeniyle nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işledikleri gerekçesiyle mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Gerekçeli karar başlığında “dolandırıcılık” şeklinde yazılan suçun” Bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” olarak mahallinde düzeltilmesi, Dairemizce de benimsenen, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.01.2018 tarihli, 2017/463 Esas ve 2018/20 Karar sayılı ve 23.01.2018 tarihli, 2015/962 Esas ve 2018/16 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106 ıncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinde yapılan değişiklik ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının ve sanık … hakkında tekerrüre esas alınan ilama konu 5237 sayılı Kanun’un 151 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen mala zarar verme suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi gereğince uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla; bu suç yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırıldıktan sonra sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
A. Sanıklar Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden;
Katılanın beyanına göre zararının karşılanmaması, ayrıca sanıkların ne şekilde ele geçirdiğini ispat edemediği sahteliği sabit olan çeki kullanarak katılandan alkollü içecek aldıklarının sabit olması nedenleriyle hukuk aykırılık görülmemiştir.
B. Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden;
Suça konu çekin ön yüzünde yazılar ile arkasındaki cirodaki yazı ve imzanın sanık …’in eli ürünü olması, sanık … tarafından katılana verilerek kullanıldığının sabit olması, suça konu çekin renkli fotokopiden üretilmesi ve bilirkişi raporu ile de aldatma niteliği olan çekin sahteliğinin sabit olması nedenleriyle hukuk aykırılık görülmemiştir.
C. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların ve sanık … müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.03.2015 tarihli ve 2014/163 Esas, 2015/108 Karar sayılı kararında sanık … ve müdafii ile sanık … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık … ve müdafii ile sanık …’nın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.03.2023 tarihinde karar verildi.