YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17783
KARAR NO : 2023/923
KARAR TARİHİ : 22.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/287 E., 2015/72 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEMYİZ EDENLER :Sanık … müdafii ve sanık …
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının, aynı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu;
Sanıklar hakkında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul Anadolu 6.. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2015 tarihli ve 2013/287 Esas, 2015/72 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında ayrı ayrı;
a) Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 ncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca hükmolunan 1 er yıl 8 er ay hapis cezalarının 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına,
b) Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) ve (son) bentleri, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 şer yıl 6 şar ay hapis ve 51.420,00 şer TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
a) Sanık … müdafiinin temyizi, çekin arkasındaki imzanın ona ait olmadığına, atılı suçları işlemediğine, ilişkindir.
b) Sanık …’nin temyizi, verilen kararların usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’nin, katılan şirketten satın aldığı kumaşlar karşılığında 5.000,00 TL nakit para ve keşidecisi sanık …’ın yetkilisi olduğu Nurlu Unlu Mamülleri Gıda San. Tic. Ltd. Şti. olan 17.200,00 TL bedelli ve 10.06.2011 keşide tarihli çek ile karşılıksız çıkan ancak dava konusu yapılmayan keşidecisi … olan 8.511,00 TL bedelli ve 22.05.2011 keşide tarihli çeki verdiği, 17.200,00 TL bedelli ve 10.06.2011 keşide tarihli çek bankaya ibraz edildiğinde keşideci imzasının banka kayıtlarındaki imza ile uyuşmadığı gerekçesiyle ödenmediği anlaşılmıştır.
2. Nurlu Unlu Mamülleri Gıda San. Tic. Ltd. Şti. ye ilişkin ticari sicil kayıtları dosya içerisindedir.
3. Sanık … savunmalarında özetle; adı geçen şirketin ortağı ve yetkilisi iken şirketi 28.03.2011 tarihinde devrettiğini, sanık … ve katılanı tanımadığını, suça konu çeki devir öncesi ticari ilişki içerisinde olduğu …’a verdiğini, devir işlemini noter aracılığıyla bankaya bildirdiğini savunup, … ile ticari ilişki içerisinde olduğuna dair şirketin kasa kayıtları çıktısı ile bankaya yaptığı ihbarı dosyaya sunduğu anlaşılmıştır.
4. Sanık … soruşturma aşamasında alınan savunmalarında özetle; kendisini tehdit eden kişilerin adına şirket kurup belgeler ve çekler imzalattığını, atılı eylemi gerçekleştirmediğini belirtmiş, kovuşturma aşamasında alınan beyanında ise Onur Ticaret isimli iş yerini çalıştırdığını ancak katılana çek vermediğini beyan etmiştir.
5. Katılan şirket yetkilisi Şükrü Mıhçıoğlı, kendisinden alışveriş yapıp çek veren kişinin huzurda bulunan sanık … Benli olduğunu zararının giderilmediğini, sanıklardan şikayetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini belirtmiştir.
6. Suça konu 10.06.2011 keşide tarihli ve 17.200,00 TL bedelli çeke ilişkin olarak;
İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından tanzim olunan, 22.04.2013 tarihli;
” çekteki keşideci imzasının sanık … el ürünü olduğu, tanzim yazıları ile arka yüzündeki yazılar ile ciranta imzalarının sanık el ürünü olduğunu gösterir nitelikte uygun ve yeterli kaligrafik bulguların tespit edilemediği” görüşlerini içerir kriminal raporu dava dosyasında mevcuttur.
7. UYAP ortamında yapılan araştırmada, sanık …’nin yine Nurlu Unlu Mamülleri Gıda San. Tic. Ltd. Şti. tarafından … lehine düzenlenmiş ve adı geçen kişi tarafından cirolanmış çekleri Özlem Kiraz isimli kişiye verdiği, bu suretle nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla İzmir 12 Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/337 Esas ve 2017/121 Karar sayılı dosyasında yargılandığı, bu dosyada …’ın katılan olarak alınan beyanlarında çeklerdeki imzaların kendisine ait olmadığını, benzer şekilde 11 adet dosyanın tarafı olduğunu belirttiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararları Yönünden
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi oldukları, temyizlerinin mümkün olmadığı, aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanıklar Hakkında Bilişim Sistemlerinin, Banka Veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti amacıyla, suça konu çekte ciranta olarak bulunan İzmir 12 Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/337 Esas ve 2017/121 Karar sayılı dosyasında katılan sıfatıyla dosyanın tarafı olan …’ın duruşmaya çağrılarak, suça konu çek arkasındaki ciro imza ve yazılarının kendisine ait olup olmadığı sorulup, kendisine ait olmadığını beyan etmesi halinde imza-yazı örneklerinin alınması, sanık …’ye katılanın beyanları okunarak, Hakan Ercan ve … isimli kişileri tanıyıp tanımadığının sorulması, Hakan Ercan isimli kişinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi halinde bu kişinin de imza-yazı örneklerinin alınması, ayrıca sanık …’nin de imza-yazı örnekleri temin edilerek tüm imza yazı örneklerinin çek üzerindeki imza-yazılarla karşılaştırılması amacıyla inceleme yaptırılması, dosya kapsamında toplanan bu deliler toplandıktan sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile mahkûmiyet hükümleri kurulması,
2. Kabule göre de;
a) Sanıklar hakkında hüküm kurulurken, karşılıksız çıkan ancak dava konusu yapılmayan, keşidecisi … olan 8.511,00 TL bedelli ve 22.05.2011 keşide tarihli çekin de gerekçeli kararda anlatılması ve adli para cezasının tayininde haksız elde edilen menfaate dahil edilmesi suretiyle hükme esas alınması hukuka aykırı bulunmuştur.
b) 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca hapis cezası üzerinde 1/6 oranında indirim yapıldığı halde adli para cezasında indirim uygulanmaması suretiyle fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle sanıkların kanun yolu başvuruları itiraz merciince incelenmek üzere esası incelenmeyen dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
B. Sanıklar Hakkında Bilişim Sistemlerinin, Banka Veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2015 tarihli ve 2013/287 Esas, 2015/72 Karar sayılı kararına yönelik sanık … müdafii ve sanık …’nin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.02.2023 tarihinde karar verildi.