Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/17801 E. 2023/505 K. 08.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17801
KARAR NO : 2023/505
KARAR TARİHİ : 08.02.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, izinsiz bilişim sistemine girme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 26.02.2015 Tarihli ve 2014/281 Esas, 2015/35 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Katılan …’a karşı izinsiz bilişim sistemine girme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 243 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddenin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Mağdur …’e karşı bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci maddesinin (f) ve (son) bentleri, 52 inci maddenin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 3 yıl hapis ve 500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
3. Mağdur …’ye karşı bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçuna teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci maddesinin (f) ve (son) bentleri, 52 inci maddenin ikinci fıkrası, 35 inci maddenin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 2 yıl 3 ay hapis ve 375,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; gerekli araştırma ve inceleme yapılmadan, normal alışverişin dolandırıcılık eylemi gibi nitelendirilerek ceza verilmesi nedeniyle mahkumiyet hükümlerinin bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, katılan …’a ait [email protected] e-posta adresli facebook hesabının şifresini kırarak, mağdur … ile katılan … gibi konuşarak ondan 250 TL para istediği, mağdur …’in sanığın vermiş olduğu ve temyiz dışı sanık …’ya ait banka hesabına söz konusu parayı yatırdığı, yine mağdur … ile de iletişime geçtiği, ancak mağdur …’nın, katılanın kendisinden bu şekilde para istemeyeceğini düşündüğü ve bu şekilde gerçekleştirilen çok sayıda dolandırıcılık olayı duyduğu için inanmadığından sanığın kendisinden istediği 250,00 TL’yi göndermediği, sanığın bu şekilde üzerine atılı suçları işlediği iddiası ile hakkında dava açılmıştır.
2. Sanık savunmalarında suçlamaları kabul etmemiş, bir dönem online ticaret yaptığını, hesaba gelen paraların bu alışverişten kaynaklı paralar olabileceğini, kimsenin şifresini kırıp hesabına girmediğini, kimseden para istemediğini, bazen müşterilerin alışveriş karşılığı gönderecekleri paraları masrafsız göndermek istediklerinden, temyiz dışı sanık …’nın hesabını birkaç kez kullandığını beyan etmiştir.
3. Temyiz dışı sanık …, sanık …’ın internet üzerinden satış yapması nedeniyle kendisinden hesap numarası istediğini, değişik yerlerden bu hesaba para geldiğini, kendisinin de sanığın vermiş olduğu farklı telefon numaraları üzerinden bu paraları sanığa gönderdiğini ifade etmiştir.
4. Mağdur …’e para yatırması için verilen hesap numarasının …’ya ait olduğuna ilişkin banka yazısı dosya içerisindedir.
5. Yine mağdur …’e bu hesap numarası ile verilen telefon numarasının… adına kayıtlı olduğuna dair GSM bayisi yazısı dosyadadır ve tanık olarak beyanına başvurulan…, sanık …’ın oğlu olduğunu, oğluna bir telefon hattı aldığını, ancak bu telefon numarasını hatırlamadığını beyan etmiştir.
6. Mağdur …, …’ın maddi durumunun iyi olduğunu bildiğini, kendisinden para isteme ihtimalinin zayıf olduğunu, bu nedenle durumdan şüphelenerek katılanı aradığını ve olayın ortaya çıktığını, söz konusu parayı göndermediğini söylemiştir.
7. Mahkemece, telefon numarasının sanığın annesinin üzerine kayıtlı olması, temyiz dışı sanık … beyanı, hesaba ilişkin ekstreler, savunmasının olağan hayatın akışına aykırı olması ve tüm dosya kapsamından üzerine atılı suçları işlediği gerekçeleri ile mahkumiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Mağdur …’e Karşı Bilişim Sistemlerinin, Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5237 sayılı TCK’nın 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde, adli para cezası belirlenirken, tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden artırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun’un 52 nci maddesi uyarınca, 20-100,00 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması suretiyle tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden hüküm kurulmuş ise de; sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemle uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Mağdur …’ye Karşı Bilişim Sistemlerinin, Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçuna Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Ancak;
5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde, adli para cezası belirlenirken, tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden artırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun’un 52 nci maddesi uyarınca, 20-100,00 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması suretiyle tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) ve (son) bentleri gereğince doğrudan suçtan elde olunan haksız menfaat miktarının iki katı adli para cezası belirlenmek ve bu miktar üzerinden indirim yapılması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini, hukuka aykırı olup söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
C. Sanık Hakkında Katılan …’a Karşı İzinsiz Bilişim Sistemine Girme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Sanığın katılanın facebook hesabı giriş şifresini değiştirip katılanın erişimini engellemesi şeklinde gerçekleşen eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 244 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen bilişim sistemindeki verileri, bozma, yok etme değiştirme suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek 5237 sayılı Kanun’un 243 üncü maddesinde düzenlenen izinsiz bilişim sistemine girme suçundan mahkumiyetine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Sanık Hakkında Mağdur …’e Karşı İşlediği Bilişim Sistemlerinin, Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 26.02.2015 tarihli ve 2014/281 Esas, 2015/35 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık Hakkında Mağdur …’ye Karşı işlediği Bilişim Sistemlerinin, Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçuna Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 26.02.2015 tarihli ve 2014/281 Esas, 2015/35 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının (C) bendindeki adli para cezasına mahkumiyete ilişkin uygulamanın çıkartılarak yerine, “sanığın, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci maddesinin (f) ve (son) bentleri gereğince 25 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1/4 oranında indirim yapılarak 18 gün, 52 nci maddenin ikinci fıkrası gereğince günlüğü 20,00 TL’den hesap edilmek üzere sonuç olarak 360,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle, hükmün oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

C. Sanık Hakkında Katılan …’a Karşı İşlediği İzinsiz Bilişim Sistemine Girme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 26.02.2015 Tarihli ve 2014/281 Esas, 2015/35 Karar sayılı kararırına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe temyiz olmadığından ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.02.2023 tarihinde karar verildi.