Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/17849 E. 2023/591 K. 13.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17849
KARAR NO : 2023/591
KARAR TARİHİ : 13.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/183 E., 2015/40 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAMEDEKİ GÖRÜŞLER : Onama, bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 14.05.2014 tarihli ve 2014/824 sayılı iddianamesi ile sanık hakkında;
a) Nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 53 üncü ve 58 inci maddeleri,
b) Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri,
Uyarınca Adana Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
2. Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 03/03/2015 tarihli ve 2014/183 Esas, 2015/40 Karar sayılı kararı ile;
a) Nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 58.333,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
b) Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası 62 nci maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
Karar verilmiştir.
3. Tebliğnamede;
a. Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçu açısından mahkumiyet hükmünün onanması, nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden ise adli para cezasının ödenmemesi halinde doğrudan hapse çevrileceği yönünde karar verilerek infaz yetkisinin kısıtlanması, tekerrür hükümlerinin uygulanmasında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi uygulanırken altıncı ve yedinci fıkralarının belirtilmemiş olması hususlarının infaz aşamasında gözetilebileceği hususuna işaret edilmesi,
b. 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin (f) bendinin son cümlesi tatbik edilirken sanığın cezasının artması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesi gereğince ek savunma hakkı verilmesi gerekirken adı geçen maddenin son cümlesinin sanığın aleyhine uygulanması için hükmün bozulması,
c. Adli para cezası hesaplanırken temel cezanın gün para cezası olarak belirlenmesi ve bunun üzerinden artırım indirim yapılması gerekirken doğrudan adli para cezası olarak temel cezanın belirlenip artırım ve indirimlerin de bunun üzerinden yapılması suretiyle fazla ceza tespit edilmesi nedeniyle hükmün bozulması,
Şeklinde görüş serdedilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafisinin temyiz isteği; sanığın OSM Tekstil… Şirketi’nin yalnızca çalışanı olduğuna ve kendi menfaatinin bulunmadığına, katılan şirkete çekle birlikte dayanağı olan faturanın da verilmesi nedeniyle katılan şirketin bu belgeleri araştırmakla yükümlü olduğuna, tüm bu sebeplerle verilen kararların usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir .

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın fiilen yetkilisi olduğu OSM Tekstil…. Şirketi adına Fortis Bank A.Ş.ye ait 35.000,00 TL tutarlı keşidecisi Azmi Kemal Kutu Matbaacılık… Şirketi olan, 25.09.2011 keşide tarihli, yasal unsurları haiz çeki ve dayanağı olan faturayı da aralarındaki factoring sözleşmesine binaen katılan … Factoring A.Ş.ye ciro etmek suretiyle 27.07.2011 tarihinde vererek vadesinden evvel bedelini tahsil ettiği ve katılan şirket tarafından bankaya ibraz edildiğinde çekin sahte olduğu anlaşılmıştır.
2. Sanığın soruşturma aşamasında, suça konu çekin şirket yetkilisi Ahmet Duran Tarlabelen tarafından verildiğini ve ciro ederek katılan şirkete sunduğunu savunduğu, kovuşturma aşamasında ise, çeki şirketin muhasebesinden aldığını ve ciro ederek katılan şirkete sunduğunu belirttiği anlaşılmıştır.
3. Ahmet Duran Tarlabelen ise, kendisinin şirketin çalışanı olduğunu, şirketin sahibinin … ve şirket müdürününde sanık … olduğunu, çekle bir ilgisinin bulunmadığını beyan etmiştir.
4. Çekin dayanağı olan faturanın namına tanzim edildiği ve çekinde üçüncü cirantasi …Lojistik… Şirketi yetkilisi sıfatıyla beyanları alınan kişilerden …ın ifadesinde; …Lojistik… Şirketi’nin kendisiyle birlikte yetkilisi gözüken … ile cezaevinde tanıştığını, kendisini ve … işe alacaklarını söyleyen … ve …’a kimlik bilgilerinin verdiklerini şirketin bulunduğu Silopi ilçesine hiç gitmediğini, çek karnesi de kullanmadığını belirttiği, …Lojistik ….Şirketi’nin temsilcisi gözüken …nun da …’nın anlatımlarını doğruladığı anlaşılmıştır.
5. …Lojistik isimli şirketi 23.12.2011 tarihinde devralan …ve …, suça konu çeke dair herhangi bir bilgilerinin olmadığı yönünde beyanda bulunmuşlardır.
6. Ekspertiz raporuna göre de çekteki yazı ve imzaların …Lojistik…. Şirketi yetkililerine ait olduğu yönünde bulguya ulaşılamadığı, OSM… Şirketi’ ne ait ciro imzasının ise sanığın eli ürünü olduğu, çekin yazılarının silindiği ve tahrifen yeniden yazıldığı, aldatıcılık niteliğinin mevcut olduğu anlaşılmıştır.
7.Mahkemece sanığın sahte çeki ciro ederek katılan şirketten menfaat temin etmek suretiyle resmi belgede sahtecilik ve bankanın maddi varlığı olan sahte çeki kullanmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği sabit görülerek mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Her ne kadar resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından sanığın mahkumiyeti yönünde hükümler kurulmuş ise de;
1. Sanığın savunması ve temyiz içeriği dikkate alınarak; sanığın 1 yıl müdürlüğünü yaptığı OSM Tekstil…. Şirketi ile suça konu çekin pantolon satılmak suretiyle alındığı belirtilen ve namına fatura kesilen …Lojistik…. isimli şirketin ticari defter, kayıt ve muhasebe evrakının incelenerek her iki şirketin bilançolarında bu ticari ilişkinin yer alıp almadığının tespit edilmesi,
2. …Lojistik isimli şirketi suç tarihinde temsil ve ilzama yetkili gözüken… ve …’nun Olaylar ve Olgular bölümünün … Paragrafında yer alan savunmaları da dikkate alınarak … ve … isimli kişilerin …Lojistik isimli şirketle irtibatlarının bulunup bulunmadığı, bu şirketi fiilen yönetip yönetmedikleri ve suça konu çekle bir bağlantılarının bulunup bulunmadığı hususlarında ayrıntılı beyanlarına başvurularak imza ve yazı örneklerinin alınması, …ve …’ın …Lojistik Şirketiyle irtibatlarının tespit edilmemesi halinde anılan şirketi suç tarihi itibarıyla fiilen kim ya da kimlerin yönettiği tespit edilerek bu kişilerin de suça konu çekle ilgili ayrıntılı beyanlarına başvurularak imza ve yazı örneklerinin alınması,
3. OSM Tekstil…. Şirketi’nin sahibi olduğu öne sürülen … isimli kişinin beyanına başvurularak adı geçen şirketin sahibi olup olmadığı, şirket ile bir irtibatının bulunup bulunmadığı, şirketle irtibatının varlığı halinde suça konu çeki kimden ne suretle temin ettikleri hususunda ayrıntılı beyanının alınarak imza ve yazı örneklerinin temin edilmesi,
4. Suça konu çekin …Lojistik…. Şirketinden alındığının belirlenmesi halinde çekte bu firmadan önce iki ayrı cironun daha bulunduğu dikkate alınarak gerekiyorsa bu cirantalar ile çekte keşideci gözüken firma yetkililerinin de beyanlarına başvurulması, imza ve yazı örneklerinin alınması,
5. Alınan imza ve yazı örnekleri ile birlikte suça konu çekin kriminal yönden incelettirilerek çekin ön yüzündeki yazı ve rakamlar ile keşideci ve ilk üç cirantaya ait imzaların kim ya da kimlerin eli ürünü olduğu hususunda ayrıntılı bilirkişi raporu aldırılması,
Suretiyle sanığın hukuki durumunu tayin ve takdir etmek gerekirken eksik incelemeyle mahkumiyet hükümleri kurulması,
6. Kabule göre de;
a) Suç tarihi 27.07.2011 olmasına rağmen gerekçeli karar başlığında 2012 olarak gösterilmesi,
b) OSM… Şirketi’nin aynı zamanda ticari şirket olması dikkate alınarak sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ile birlikte (h) bendine de temas etmesine rağmen bu hususun gözardı edilerek karar verilmesi,
c) Tekerrür hükümlerinin uygulanmasında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin 6 ncı ve 7 nci fıkralarının gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması,
d) Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarının uygulanmaması,
e) Nitelikli dolandırıcılık suçundan; 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezası belirlenirken, tespit olunacak temel gün, suçtan elde edilen haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden artırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun’un 52 nci maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması suretiyle tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden,adli para cezasının bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktarı belirtilmeksizin temel cezanın doğrudan adli para cezası üzerinden belirlenmesi suretiyle artırım ve indirimlerinde bu miktar üzerinden yapılması suretiyle sanık hakkında adli para cezası tayin edilmesi,
f) Nitelikli dolandırıcılık suçundan, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin 3 üncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesiyle yapılan değişiklik gözetilmeden, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine karar verilmesi,
Nedenleriyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 03/03/2015 tarihli ve 2014/183 Esas, 2015/40 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, aynı Kanun’un 326 ncı maddesinin son cümlesi uyarınca sonuç ceza miktarı yönünden sanığın bozulan hükümden dolayı kazanılmış hakları saklı tutulmak suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.02.2023 tarihinde karar verildi.