YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/179
KARAR NO : 2022/1629
KARAR TARİHİ : 08.02.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
5271 sayılı CMK’nin 231/8-son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 08.07.2010 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 16.09.2014 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Resmi belgede sahtecilik suçu bakımından, Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 tarih ve 232-250 sayılı, 09.10.2012 tarih 2011/8-335 Esas 2012/1804 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, sahtecilik suçunun oluşabilmesi için belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatıcılık niteliğinin varlığını göstermeyeceği ve belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliği bulunup bulunmadığının takdir ve tayini hakime ait olup, yasal unsurlarının tam olup olmadığı ve aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığı hususunda gözlem yapılması gerekiyorsa da, dosyada aslı bulunan motorlu araç trafik belgesinin üzerinde heyet olarak yapılan incelemede; suça konu belgenin 3. sırasında bulunan rakam ve ibarelerin silinerek veya kazınarak üzerine mavi tükenmez kalemle farklı bir tarih yazıldığı, burada daha önce yazılı bulunan ibarelerin üzerine farklı bir tarih yazmak suretiyle yapılan sahteciliğin ilk bakışta kolaylıkla anlaşılması karşısında; motorlu araç trafik belgesinin bu hali ile aldatıcılık niteliği bulunmadığı ve TCK’nin 204/1. maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçunun da yasal unsurlarının somut olayda oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine hükmedilmesi yasaya aykırı,
2)Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.02.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.