YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17927
KARAR NO : 2023/171
KARAR TARİHİ : 17.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/271 E., 2015/58 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.02.2015 tarihli ve 2014/271 Esas, 2015/58 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, aynı maddenin son fıkrası, 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 9.400,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; yargılama safahatında geçirmiş olduğu bunalım nedeni ile bazı gerçekleri tam olarak dosyaya yansıtamadığına, savunmasında suça konu çeki kendisine …’nin verdiğini belirttiğine ancak bunun doğru olmadığına, çeki kendisine Gökhan Konuk ve Engin Güneş isimli şahısların verdiğine, bu kişilerin alınacak ifadelerinin durumu aydınlatacağına, bu nedenle ve resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, kendisinden önceki ilk ciranta hakkında verilen beraat hükümleri kesinleşmekle ve ne şekilde kimden elde ettiğine ilişkin bilgi veya belge sunamadığı, unsurları tam olan suça konu tamamen sahte olarak üretilmiş çeki tedavüle çıkararak menfaat temin ettiği anlaşılmaktadır.
2. Kriminal rapor ile suça konu çekin sahte olduğu ve aldatma niteliğinin bulunduğu belirlenmiştir.
3. Mahkeme tarafından, suça konu çekin sahte olduğunu bilmediğine ve hakkında verilen beraat hükümleri kesinleşen sanık …’den aldığına yönelik savunmasına itibar edilmeyerek sanığın resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından cezalandırılmasına ilişkin temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
4. Suça konu sahte çekin dosyada delil olarak saklanmasına karar verildiği ve denetime olanak verecek şekilde dosya içerisinde bulundurulduğu görülmüştür.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın, suça konu çeki kendisine …’nin verdiğine yönelik beyanının doğru olmadığına, çeki kendisine Gökhan Konuk ve Engin Güneş isimli şahısların verdiğine, bu kişilerin alınacak ifadelerinin durumu aydınlatacağına ilişkin temyiz isteği yönünden; sanık hakkında kurulan hükümlerde, suça konu çeki tedavüle çıkaran kişi olduğunun belirlendiği, sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamalarındaki beyanlarında çeki aldığını söylediği ve sanık olarak yargılanan …’nin atılı suçlamaları kabul etmediği ve hakkında verilen beraat hükümlerinin kesinleşmiş olduğu, sanığın temyiz aşamasında suça konu çeki aldığını beyan ettiği Gökhan Konuk ve Engin Güneş’in çekte cirolarının bulunmadığının ve başkaca bir bilgi veya belge ile de desteklenmeyen talebinin bu aşamada yargılamayı uzatmaya yönelik olduğunun anlaşılması nedenleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Ferizli Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/30 Esas ve 2013/23 Karar sayılı ilamına konu 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi gereğince uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla; bu suç yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırıldıktan sonra sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.02.2015 tarihli ve 2014/271 Esas, 2015/58 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.01.2023 tarihinde karar verildi.