Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/18029 E. 2023/1661 K. 16.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18029
KARAR NO : 2023/1661
KARAR TARİHİ : 16.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/121 E., 2015/204 K.
SUÇLAR : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Elazığ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.04.2015 tarihli ve 2014/121 Esas, 2015/204 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında
1. Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 52, 51 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 600,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına,
2. Özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasından çevrilen 6.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyizi; eksik inceleme ve yetersiz araştırma ile hüküm kurulduğuna, sanığın suç işleme kastının bulunmadığına, yüklenen suçların unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan şirket çalışanı olan sanığın katılan şirketin müşterisi olan …’tan 396,00 TL tahsilat yapıp bu tutarda tahsilat makbuzu düzenlediği hâlde katılan şirket kayıtlarına giren tahsilat makbuzunun alt nüshasına 100 TL yazıp 296,00 TL’yi uhdesinde tuttuğu, ayrıca katılan şirketin müşterisi olan ve Kent Büfe isimli iş yerini işleten …’tan yerine sağlam süt vermek şartıyla aldığı birer litrelik 38 adet bozuk sütü katılan şirkete iade etmediği gibi katılan şirketten aldığı sağlam sütü …’a teslim etmediği iddiasıyla dava açılmıştır.
2. Sanık savunmasında özetle, …’a 396,00 TL tutarında satış yapığı hâlde 100,00 TL tahsil ettiğini, tahsilat makbuzunun şirkete verilecek nüshasına 100,00 TL yazdığını, …’a verilecek tahsilat makbuzuna 396,00 TL yazdığını, bozuk sütleri …’tan iade almadığını beyan etmiştir.
3. Tanık … özetle, katılan şirketten malzeme aldığını, şirket çalışanı …’ın iş yerine geldiğini ve şirkete borcunun bulunması nedeniyle kendisine ürün veremeyeceklerini söylediğini ancak katılan şirkete borcu olmadığını, sanığın kendisine vermiş olduğu tahsilat makbuzundaki tutarın şirketin kayıtlarına giren nüshadaki tutardan farklı olduğunu beyan etmiştir.
4. Tanık … özetle, sanığın da kendisi gibi katılan şirkette satış elemanı olarak çalıştığını, şirket müşterisi olan …’un borcun tamamen ödendiğini söylemesi üzerine yapmış olduğu karşılaştırmada tahsilat makbuzunun üst nüshasında yazılı tutarın alt nüshada yazılı tutardan farklı olduğunu tespit ettiğini, durumu şirket müdürüne bildirdiğini beyan etmiştir.
5. Tanık … özetle, katılan şirketten satın aldığı bozuk sütü sanığa iade ettiğini, sanığın iade aldığı sütü çöpe attığını, sağlam sütün bir buçuk iki ay sonra katılan şirketin başka çalışanı tarafından kendisine teslim edildiğini beyan etmiştir.
6. Mahkemece, suça konu belge üzerinde yapılan incelemede yapılan sahteciliğin aldatıcılık niteliğinin bulunduğu kabul edilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
1. Duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
1. 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin üçüncü fırkasına “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynı mağdura karşı” ibaresinin eklendiği, anılan kanun maddesinde yapılan değişiklikle uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı, sanığa yüklenen özel belgede sahtecilik suçunun mağdurunun kamu, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun mağdurunun Tiyaş Gıda otomotiv İnş. Ltd. Şti. olduğu dikkate alındığında, her iki suçun mağdurlarının farklı olduğu belirlenmiştir.
2. Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle, 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
A. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Elazığ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2015 tarihli ve 2014/121 Esas, 2015/204 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Elazığ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2015 tarihli ve 2014/121 Esas, 2015/204 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği, yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.03.2023 tarihinde karar verildi.