Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/18050 E. 2023/1473 K. 13.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18050
KARAR NO : 2023/1473
KARAR TARİHİ : 13.03.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/177 E., 2015/82 K.
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.03.2015 tarihli ve 2014/177 Esas, 2015/82 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında
1. Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık …’in temyiz isteği; üzerine atılı suçları işlemediğine, senet üzerinde tahrifat yapılıp yapılmadığı konusunda Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğine ve hakkında takdiri indirim, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme gibi lehe hükümlerin uygulanmamasına ilişkindir.
2. Sanık …’in temyiz isteği; üzerine atılı suçları işlemediğine, senet üzerinde tahrifat yapılıp yapılmadığı konusunda Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğine ve hakkında takdiri indirim, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme gibi lehe hükümlerin uygulanmamasına ilişkindir.
3. Sanık … müdafinin temyiz isteği sanık …’in üzerine atılı suçları işlemediğine ve sanık hakkında takdiri indirim, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme gibi lehe hükümlerin uygulanmamasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’in, aynı köyde yaşadığı için tanıdığı ve yaşlı olmaları nedeniyle kolay kandırabileceğini,bu şekilde kendilerinden haksız menfaat temin edebileceğini düşündüğü katılan … ve …’e aslında hiç satmayı düşünmediği bir traktör satma teklifinde bulunduğu, katılanların bu teklifi kabul ettikleri ve traktörü 20.000 TL’ye satın alma hususunda anlaştıkları, bu kapsamda sanığın, katılanlardan 5.000 TL nakit ve kalan 15.000 TL’lik kısım için senet aldığı, katılan …’in ve …’in bu senedin yalnızca borçlu ve kefil kısımlarına imza attığı, aradan geçen süreye rağmen sanık …’in traktörü katılanlara teslim etmediği gibi senedi sanık …’in 45.000 TL bedelli olacak şekilde doldurmasını sağladığı ve sanık …’in ise suça konu senedi icra takibine konu ettiği iddia ve kabul olunmuştur.
2. Sanık … savunmasında; katılanlara 45.000 TL değerinde 12 adet büyükbaş hayvan sattığını ve karşılığında suça konu senedi aldığını, katılanların senedi imzalarken bedel kısmında 45.000 TL yazdığını, diğer kısımların boş olduğunu, boş olan bu kısımları da sanık …’in doldurduğunu, senet üzerinde herhangi bir tahrifat yapmadığını beyan etmiştir.
3. Sanık … savunmasında; sanık …’in borcuna karşılık suça konu senedi kendisine verdiğini, senedi aldığında senedin üst kısmının dolu olduğunu ancak senedin alt kısmında yalnızca … ve …’in imzalarının olduğunu, katılanların isim, adres ve T.C. Kimlik numaralarını telefon açarak oğulları …’e sorup senede kendisinin yazdığını, ancak senet üzerinde herhangi bir tahrifat yapmadığını beyan etmiştir.
4. Katılan … savcılıktaki ifadesinde sanık …’den 20.000 TL’ye traktör satın aldıklarını, 5.000 TL nakit verip kalan kısım için eşi … ile senet imzaladıklarını, ödeme emri geldiğinde sanık …’in senet üzerinde tahrifat yaparak senedi 45.000 TL bedelli olacak şekilde icra takibine konu ettiğini öğrendiklerini beyan etmesine rağmen kovuşturma aşamasındaki ifadesinde senedi imzalarken senedin boş olduğunu, yaşlı olması nedeniyle gözlerinin iyi görmediğini ve okuma yazmasının da bulunmadığını yalnızca imza atabildiğini beyan etmiştir.
5. İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 29.01.2014 tarihli raporunda senette yer alan 4 rakamı ile 5000 rakamı arasında konum ve presyon yönünden kısmi farklılıklar bulunduğu müşahede edilmiş ise de bahse konu 4 rakamının yazımında kullanılan kalem ile aynı bölümdeki 5.000 rakam grubunun yazımında kullanılan kalem arasında mürekkep renk tonu hususiyeti yönünden farklılıklar tespit edilemediği, yapılan spektral analizlerde kalemlerin mürekkeplerinin absorbans, lumenisans ya da renk kromatografisi değerleri bakımından farklılıklar arz ettiğini gösterir enstrümantal değerler elde edilemediği, tetkik konusu senedin ön yüzü “ödeyecek” bölümündeki … Kayrancık Dere Mah, Sakarya … Kayrancık Dere Mah Sakarya ibareli el yazıları, arka yüzü birinci ciranta hanesindeki Bekirpaşa Mahallesi Kandıra ….. ibareli el yazıları ile ikinci ciranta hanesindeki … TC ….4666 terminal yanı ….Traktör no 25 İzmit ibareli el yazıları ile atılı imzanın …’in el ürünü olduğu belirtilmiştir.
6. Mahkemece sanıkların kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuş, sanıklar hakkında yargılama sürecindeki davranışları, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki davranışları,cezanın gelecekleri üzerindeki etkileri dikkate alınarak haklarında olumlu kanaate varılmadığından takdiri indirim yapılmasına yer olmadığına karar verilmiş, sanıkların ileride suç işlemeyeceğine dair yeterli kanaat oluşmadığından haklarında 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddeleri uygulanmamıştır.

IV. GEREKÇE
1. Dosya kapsamından, sanık … hakkında katılanlara yönelik aynı eylemi nedeniyle Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen 10.10.2012 tarih ve 2012/16389 soruşturma sayılı kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair kararın bulunduğu anlaşıldığından; suç ve iddianame tarihinde yürürlükte olan 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki “kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra, yeni delil meydana çıkmadıkça aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz” hükmü dikkate alınarak, öncelikle anılan soruşturma dosyasının getirtilip incelenerek kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair kararların taraflara tebliğ edilip edilmediği, verilen kararlara itiraz edilip edilmediği ve kararların kesinleşip kesinleşmediğinin belirlenmesi, kovuşturma şartının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tartışılması sonucuna göre sanık …’in hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Sanıkların suça konu senette tahrifat yapmadıkları yönündeki savunması, katılan …’in soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki çelişkili beyanları ve İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 29.01.2014 tarihli raporu karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından; suça konu senedin bedel kısmında tahrifat yapılıp yapılmadığı ve senet üzerindeki tüm yazı, rakam ve imzaların aidiyeti hususunda Adli Tıp Kurumundan rapor alınması, ayrıca suça konu senedin başlangıçta tüm unsurları ile dolu olarak mı yoksa kısmen ya da tamamen boş olarak mı imzalanıp sanık …’e verildiği hususunda katılanlar ve sanıkların beyanının tekrar alınması, katılanlar tarafından imzalanmış senette herhangi bir tahrifat yapılmadan, boş olan bedel kısmının sonradan doldurulduğunun tespiti halinde ise sanıkların eyleminin “açığa imzanın kötüye kullanılması” suçunu oluşturup oluşturmayacağı ve 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesi gereğince şikayetin yasal süresinde yapılıp yapılmadığı hususlarının karar yerinde tartışılması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
3. Kabule göre de;
a. Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/2733 Esas sayılı iddianamesi ile sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve 35 inci maddesi uyarınca dava açıldığı halde, 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesi uyarınca sanıklara 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin uygulanmaması ihtimaline binaen ek savunma hakkı tanınmadan, tamamlanmış kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan hükümler kurulması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması,
b. Katılanlar aleyhine yapılan icra takibi neticesinde katılanın taşınır ve taşınmaz malları üzerinde satış işlemi yapılıp yapılmadığı ve sanıkların icra takibi nedeniyle menfaat temin edip etmediği hususu araştırılarak, satış işleminin gerçekleşmemesi halinde haksız menfaat temin etmeyen sanıkların eylemlerinin kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılığa teşebbüs suçunu oluşturacağı gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
c. Sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek yaşlı ve gözleri az gören katılanları boş senede imza attırmak ve bilahare üstünü gerçeğe aykırı biçimde doldurup icra takibine konu etmek suretiyle resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarını işledikleri kabul olunan olayda sanıkların suça konu senet üzerinde sahteciliği ne şekilde gerçekleştirdiklerinin karar yerinde tartışılmaması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.03.2015 tarihli ve 2014/177 Esas, 2015/82 Karar sayılı kararına yönelik sanık … ve müdafii ile sanık …’in temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.03.2023 tarihinde karar verildi.