Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/18081 E. 2023/819 K. 21.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18081
KARAR NO : 2023/819
KARAR TARİHİ : 21.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/11 E., 2015/35 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : Onama, bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.02.2015 tarihli ve 2015/11 Esas, 2015/35 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f), son bendi, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 1 yıl 3 ay hapis ve 200 TL adli para cezası, ile cezalandırılmasına ve hak yoksulluklarına; başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan 5237 sayılı Kanunu’nun 268 inci maddesi yollamasıyla 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, suç vasfının basit dolandırıcılık olduğu, iftira suçunun unsurları oluşmadığından resen nazara alınacak sebeplerle usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Benzer yöntemlerle çok sayıda mağdura yönelik işlediği suçlar nedeniyle hakkında yürütülen soruşturma, devam eden kamu davaları bulunan sanığın, önce piyasayadan açık hat diye tabir edilen çok sayıda hat temin ettiği, bu kapsamda mağdur … ve katılan … adına kayıtlı hatlarla sahibinden.com sitesine Volkan adıyla Opel Vectra marka bir aracın satışı ile ilgili ilan verdiği, ilanda irtibat numarası olarak mağdur … adına kayıtlı numarayı bildirdiği, ilanı gören mağdur …’nın sanıkla görüşmesi sonucu aracı 12.250 TL bedelle satın alma konusunda anlaştıkları, anlaşma gereği mağdurun sanığın verdiği mağdur …’ye ait T.C.Kimlik numarasına cebe havale yöntemi ile 250 TL para gönderdiği, sanığın bu parayı aynı gün ATM’den mağdur … adına kayıtlı hattı referans olarak gösterip çektiği, daha sonra sanığa ulaşamayan mağdurun şikayette bulunduğu, T.C.Kimlik numarası kullanılan mağdur …’nin şüpheli olarak savunmasının alındığı, soruşturma kapsamında toplanan delillere göre ilanın … ve … adına olan hatlar üzerinden verilen ilanla yapıldığı anlaşıldığından bu şahısların da şüpheli olarak savunmalarının alındığı, bu suretle sanık hakkında bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davaları açılmıştır.
2. Sanık, soruşturma aşamasında, mağdurları tanımadığını, sitede araç satış ilanı vermediğini beyanla suçlamayı kabul etmemiş, mahkemede, başkalarının araç satışı ilanı verip mağdur …’dan 250 TL kapora aldığını, bir takım ekonomik sıkıntılar nedeniyle işlerini yürütemediğinden satışın gerçekleşmediğini beyan etmiştir.
3. Sanığın sunduğu 24.02.2015 tarihli PTT tahsilat makbuzuna göre, mağdurun zararını kovuşturma aşamasında giderdiği anlaşılmıştır.
4. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/51206 soruşturma numaralı, 22.12.2014 tarihli kararı ile …, …, … ve … haklarında bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği görülmüştür.
5. Sanığın, 09.05.2014 günü evinde yapılan aramada yakalanan telefon hatları ve internet çıktıları, CD dökümü, sahibinden.com sitesi, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığı, Akbank T.A.Ş. ve Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.’nin yazı cevaplarının dosya içerisinde olduğu anlaşılmıştır.

6. Mahkemece, sanığın, “www.sahibinden.com” sitesine Opel Vectra aracın satışı için ilan vermek suretiyle mağdur …’dan kaparo adı altında 250 TL menfaat elde ederek nitelikli dolandırıcılık ve olayda mağdurlar …, … ve … isim ve kimlik bilgileri ile alınan telefon hatlarını kullanıp, mağdur … tarafından havalenin mağdur …’ye ait T.C.Kimlik numarasına gönderilmesini sağlayarak adı geçenler hakkında olay nedeniyle soruşturma açılmasına ve kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesine neden olmak suretiyle başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması sonucu iftira suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 268.inci maddesinde tanımlanan başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşması için, failin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik bilgilerini kullanması; aynı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan “iftira” suçunun oluşması için ise, yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunmak suretiyle işlemediğini bildiği hâlde hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat etmesi gerekir. Somut olayda, sanığın, başkasının kimliğini veya kimlik bilgilerini adli veya idari bir makam önünde kullanmadığı, başkasının kimliğini veya kimlik bilgilerini kullanması fiilinin dolandırıcılık suçunun hile unsuru olarak kullanıldığı, başkasının kimliğini ya da kimlik bilgilerini kullanarak kendisini suçsuz, kimliğini ya da kimlik bilgilerini kullandığı gerçek kişiyi ise işlemediği bir suçun faili olarak göstermediği, buna göre, başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması ve iftira suçlarının unsularının oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine isabetsiz gerekçe ile mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.02.2015 tarihli ve 2015/11 Esas, 2015/35 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.02.2015 tarihli ve 2015/11 Esas, 2015/35 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.02.2023 tarihinde karar verildi.