YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18124
KARAR NO : 2023/910
KARAR TARİHİ : 22.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/418 E., 2015/53 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.03.2015 tarihli ve 2014/418 Esas, 2015/53 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 320 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 268 inci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 267 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
B. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 25.09.2019 tarihli ve 2015/177873 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyizi; sanığın eyleminin basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna, iftira suçunun da yasal unsurlarının oluşmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, “sahibinden.com” isimli internet sitesi üzerinden vermiş olduğu tatil köyü ilanını gören şikâyetçinin ilanda belirtilen numara üzerinden sanık ile görüştüğünü, sanığın kendisi Eylem ismiyle tanıttığını ve şikayetçiden kapora olarak istediği 400,00 TL parayı mağdur … Gencer’in TC Kimlik numarasını vererek havale yapmasını istediğini, şikâyetçinin göndermiş olduğu paranın sanık tarafından Garanti Bankası ATM’den çekildiğini, paranın kimlik numarası girilerek yatırılması nedeniyle mağdur … Gençer hakkında da soruşturma yapıldığını bu şekilde sanığın atılı suçları işlediğinden bahisle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmasında, atılı suçlamaları dolaylı olarak ikrar ettiği belirlenmiştir.
3. Telekomünikasyon İletişim Başkanlığının 14.06.2012 ve 03.04.2013 tarihli iletişim tutanakları, Garanti Bankası A.Ş Genel Müdürlüğünün 31.08.2012 ve 28.09.2012 tarihli yazıları, Ankara Emniyet Müdürlüğü Radyo TV ve Foto-Film Şube Müdürlüğünün 12.11.2012 tarihli ATM’den işlem yapan şahıslara ait görüntülere ilişkin rapor ile Teknik Bilirkişi Özgür Bulut’un banka güvenlik kameraları görüntüleri üzerinde yaptığı teknik incelemeye ilişkin 04.11.2013 tarihli raporu dosya içerisinde mevcut olduğu belirlenmiştir.
4. Mahkemesince sanık hakkındaki atılı suçların sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden Yapılan İncelemede
1. Sanık Müdafiinin Sanığın Eyleminin Basit Dolandırıcılık Suçu Kapsamında Olduğuna Dair Temyiz Sebepleri Yönünden
Şikâyetçinin sahibinden.com isimli internet sitesindeki tatil köyü ilanını görmesi üzerine telefon yoluyla sanıkla irtibata geçtiği ve sanık ile yüz yüze görüşme olmaksızın istemiş olduğu parayı sanığa göndermiş olması karşısında sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde düzenlenen “Bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” suçunu oluşturması nedeniyle suç vasfına yönelik sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
2. Diğer Temyiz Sebepleri Yönünden
a) Sanığın tekerrüre esas adli sicil kaydı bulunmasına rağmen mahkemece tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
b) Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.03.2015 tarihli ve 2014/418 Esas, 2015/53 Karar sayılı kararında, katılan, şikâyetçi ve mağdurlar ile tanıkların beyanları, sanığın dolaylı ikrarı, bilirkişi raporları, banka yazıları, kamera görüntüleri ile dosya kapsamından sanık hakkında atılı suç yönünden mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
c) Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçu Yönünden Yapılan
İncelemede
Sanığa isnat edilen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici beşinci maddenin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usûlü yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu; 14.07.2021 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7331 sayılı Kanun’un 22 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddenin on birinci fıkrasına eklenen “Seri muhakeme usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz” şeklindeki hükmün, ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği gözetilerek, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden Yapılan İncelemede
Gerekçe bölümünün (A) bendi başlığı altında açıklanan nedenle Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.03.2015 tarihli ve 2014/418 Esas, 2015/53 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Başkasına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması
Gerekçe bölümünün (B) bendi başlığı altında açıklanan nedenlerle başkaca yönleri incelenmeyen Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.03.2015 tarihli ve 2014/418 Esas, 2015/53 Karar sayılı kararının, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.02.2023 tarihinde karar verildi.