Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/18161 E. 2023/321 K. 25.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18161
KARAR NO : 2023/321
KARAR TARİHİ : 25.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2015 tarihli ve 2014/237 Esas, 2015/30 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba; bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, aynı maddenin son fıkrası, 52 nci, 53 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 85.500,00 … Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi, suç kapsamında elde edilmiş bir menfaat olmadığından adli para cezasına mahkumiyetinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesi ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci, 50 nci ve 51 inci maddelerinin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ve re’sen nazara alınacak nedenlerle hükümlerin bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, açık kimlik ve adres bilgilerini bilmediği bir kişiden 1.000,00 … Lirası karşılığında temin ettiği sadece keşideci imzası bulunan boş çeki, hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları kesinleşen sanık … … ile birlikte doldurarak şikayetçi … Kiremitçi’nin sahibi olduğu firmadan kömür almak istedikleri sırada yapılan ihbar üzerine yakalandığı anlaşılmaktadır.
2. Sanık suçunu ikrar etmiştir.
3. Kriminal rapor ile, suça konu çekin tamamen sahte olarak düzenlendiği ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğu tespiti yapılmıştır.
4. Mahkemece, sanık tarafından para karşılığı …’dan temin edilen katılan İdris’in hesabına ait … seri nolu olup sahte olarak üretilen çekin ön yüzünün sanık … tarafından doldurulmak suretiyle kömür almak üzere katılan …’in şirketine verildiği, ancak çekin sahte olduğunun önceden öğrenilmesi nedeniyle sanıkların haksız çıkar sağlamak eylemlerinin teşebbüs aşamasında kaldığı, böylelikle sanığın üzerine atılı bulunan nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs ve resmi belgede sahtecilik suçlarının sübuta erdiği kabulü ile temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
5. Sanık yönünden gerekçeleri açıklanmak suretiyle ve takdiren 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun’un 62 nci, 50 nci ve 51 inci maddelerinin uygulanmamasına karar verildiği görülmüştür.

IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Yapılan İncelemede
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda … sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

B. Bilişim Sistemlerinin Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçu Yönünden Yapılan İncelemede
1. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi gereğince kamu davası açıldığı halde ek savunma … tanınmadan aynı maddenin birinci fıkrasının son cümlesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesine muhalefet edilmesi nedeniyle hükmün bozulması yönündeki tebliğname görüşüne, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde suç oluşturan fiilin, aynı Kanun’un birinci fıkrasının son cümlesinde ise bu fiile uygulanacak ceza miktarının düzenlenmiş, suça konu iddianamede yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiillerin nelerden ibaret olduğunun hiçbir tereddüte yer bırakmayacak biçimde açıklanmış, sanığa üzerine atılı suçun ne olduğunu hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde anlatılmış, buna göre sanığa savunmasını yapabilme ve delillerini sunabilme imkanı tanınmış olması, sanığın kime karşı ne şekilde ve hangi fiille suç işlediğini bilmesi, cezanın arttırılmasını gerektiren ve sonradan ortaya çıkan bir husus olmadığı gibi suç vasfında da bir değişiklik söz konusu olmadığı, sanığın savunma hakkının kısıtlanmadığı, bu hususta ek savunma verilmesine gerek olmadığı anlaşıldığından, iştirak edilmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda … sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28…..2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesiyle yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
4. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun’un 52 nci maddesi uyarınca, en az yirmi ve en fazla yüz … Lirası arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi gereğince temel ceza belirlenirken önce suçtan elde olunan haksız menfaat dikkate alınmaksızın, gün adli para cezası belirlenip indirimler yapıldıktan sonra doğrudan suçtan elde olunan haksız menfaat miktarının iki katı adli para cezası belirlenmek suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde A bendinde açıklanan nedenlerle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2015 tarihli ve 2014/237 Esas, 2015/30 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Bilişim Sistemlerinin Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde B bendinde açıklanan nedenle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2015 tarihli ve 2014/237 Esas, 2015/30 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının birinci bendinden adli para cezasının belirlenmesine ilişkin “600 gün”, “200 gün” ve 1-d bendinden “200 gün”, “4.000 TL” ve devamındaki “ancak 5377 sayılı Yasa ile değişik TCK.nun 158/1-son maddesi uyarınca bu meblağ suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamayacağı için sanığın 85.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibarelerinin çıkartılarak yerlerine “TCK 158/1-son uyarınca 4.275 gün”, “1.425 gün” ve 1-d bendine “1.425 gün” ve “28.500 TL” ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.01.2023 tarihinde karar verildi.