YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18203
KARAR NO : 2023/1193
KARAR TARİHİ : 06.03.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.03.2015 tarihli ve 2014/377 Esas, 2015/57 Karar sayılı kararı ile;
Sanık … hakkında sigorta bedelini almak amacıyla dolandırıcılığa teşübbüs ve özel belgede sahtecilik suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararları verilmiş,
Sanık … hakkında sigorta bedelini almak amacıyla dolandırıcılığa teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (k) bendi, 35 inci, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca hapis cezasından çevrilme 6.000,00 TL ve doğrudan 30,00 TL adli para cezası ile mahkumiyetine, özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 207 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca hapis cezasından çevrilme 9.000,00 TL adli para cezası ile mahkumiyetine hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, sanık …’nun trafik kaza tespit tutanağını imzaladığına ilişkin beyanı karşısında üzerine atılı her iki suçtan da mahkumiyetine karar verilmesine,
2. Sanık … müdafiinin temyiz isteği, müvekkilinin suç işlemediğine, elde ettiği menfaat bulunmadığına, suç işleme kastı olmadığına, kaza tespit tutanağında sadece imzasının olduğuna ve re’sen tespit edilecek nedenlerle hükümlerin bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’in sevk ve idaresindeki … plakalı … ile seyir halinde iken park halinde bulunan diğer sanık …’na ait … plakalı araca çarparak maddi hasarlı trafik kazasına neden olduğu, adı geçenlerin zorunlu trafik sigortası bedelinden birlikte faydalanmak amacıyla maddi hasarlı trafik kaza tespit tutanağı tanzim ettikleri, bu tutanakta olay tarihinde yeni kar yağmaya başlamasına rağmen yoğun kar yağışının kazaya yol açtığını belirttikleri, ayrıca kaza tarihi ile tutanak tarihini çelişki oluşturacak şekilde düzenledikleri, bilahare düzenledikleri tutanağı dayanak göstererek şikayetçi sigorta şirketinden sigorta bedelini talep ettikleri, ancak tespit edilen çelişki ve gerçeğe aykırılıklar nedeniyle şikayetçi sigorta şirketince sanıklara ödeme yapılmadığı, bu şekilde sanıkların üzerlerine atılı sigorta bedelini almak amacıyla dolandırıcılığa teşebbüs ve özel belgede sahtecilik suçlarını işledikleri iddiası ile haklarında kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık …’nun savunmasında, aracı park halinde iken diğer sanığın kullandığı araçla kendisine ait araca çarptığını, maddi hasarlı trafik kazası olması nedeniyle hasar bedelini sigortadan talep etmek için kaza tespit tutanağı düzenlemeleri gerektiğini, diğer sanığın “şu anda benim evraklarım yanımda değil, ben evraklarımı getireyim, düzenleyelim” dediğini, her iki arabanın da yoğun kar yağışı nedeniyle bir gün kaza mahallinde kaldıklarını, ertesi gün sanık …’in arabasını götürdüğünü, altı ay önce vefat eden babasının, arabasına ait evrakı alıp diğer sanığın yanına gittiğini, orada kaza tespit tutanağını düzenlediklerini, kendisinin de tarihine bakmadan tutanağı imzaladığını, tutanağın farklı tarihli olarak düzenlendiğini sigortadan öğrendiğini, sigorta görevlilerinin yönlendirmesiyle hasar bedelini istemediğine ilişkin feragatname düzenleyip sigorta şirketine gönderdiğini, herhangi bir para almadığını, suç işleme kastı olmadığını beyan ettiği görülmüştür.
3. Sanık …’in savunmasında, 07.01.2013 tarihinde kaza yaptığı halde sigorta bedelini almak için 09.01.2013 tarihinde kaza tespit tutanağı düzenlemek suretiyle sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını işlemediğini, olay tarihinde trafik kaza tespit tutanağı düzenlediğini, daha sonra aracını bir tanıdığının hasarlı vaziyette satın aldığını, kendisinin de tamirine yardımcı olduğunu, herhangi bir şekilde sigorta şirketine müracaat edip kaza nedeniyle oluşan sigorta bedelini alma girişiminde bulunmadığını beyan ettiği görülmüştür.
4. Mahkeme tarafından sanık … hakkında, kazanın oluş tarihiyle ilgili aşamalarda değişmeyen samimi beyanlarına itibar edilerek suça konu eylemlerin gerçekleştirilmesinde suç işleme kastının bulunmadığı, suçun manevi unsurunun gerçekleşmediği kabulü ile atılı suçlardan beraatine; sanık … hakkında, kazanın 07.01.2013 tarihinde meydana geldiği, …’in sevk ve idaresindeki … plaka sayılı araca ait zorunlu mali sorumluluk sigortasının başlama tarihinin 08.01.2013 olması ve teminattan yararlanmak amacıyla sanık … tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında kaza tarihinin gerçeğe aykırı olarak ve bilerek 09.01.2013 olarak yazıldığı, ancak şikayetçi sigorta şirketinin yaptığı araştırma neticesinde teminata konu kazayla ilgili çelişkilerin ve gerçeğe aykırılıkların olduğunun tespit edilmesi nedeniyle ödemenin yapılmadığı, böylece 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde tanımlanan suçun teşebbüs aşamasında kaldığı, aynı sayılı Kanun’un 207 nci maddesinde tanımlanan suçun ise tamamlandığı kabulü ile cezalandırılmasına,
ilişkin temyiz incelemesine konu hükümlerin verildiği anlaşılmıştır.
5. Suça konu trafik kaza tespit tutanağının dosyada delil olarak saklanmasına karar verildiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Dosya kapsamına göre sanığın şeriği konumunda bulunan sanık … hakkındaki özel belgede sahtecilik suçundan kurulan temyiz istemine konu mahkumiyet hükmünün, sanık yönünden de 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi gereğince olağan zamanaşımını kestiği belirlenerek yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipleri ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Hükmolunan adli para cezalarının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesiyle yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.03.2015 tarihli ve 2014/377 Esas, 2015/57 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı ve sanık … müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısı ve sanık … müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.03.2023 tarihinde karar verildi.