YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18289
KARAR NO : 2023/1472
KARAR TARİHİ : 13.03.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/230 E., 2015/64 K.
SUÇLAR : Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi, 16.04.2015 tarihli ve 2014/230 Esas, 2015/64 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Özel belgede sahtecilik suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 üncü maddesinin birinci fıkrası, ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Dolandırıcılık suçundan; 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 2000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği; mahkemece verilen hükmün usul ve yasaya aykırı olduğu ve eksik inceleme neticesinde hüküm kurulduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Araç kirama işi yapan sanığın, Dem-Sa Otomotiv Firması Ankara Şube yetkilisi …’e uygun şartlarda araç kiralayabileceğini bildirerek, bu şirketten kiralamış olduğu… plaka sayılı Hyundai Accent marka aracı elde ettiği şirket bilgileri ile sahte olarak araç kiralama sözleşmesi düzenlemek suretiyle ve kendisini de şirketin yetkilisi Kemal Acer olarak tanıtıp 1 yıllığına aylık 627 TL + KDV toplam 8.880,00 TL bedelle katılanın yetkilisi olduğu Nokta Medikal isimli firmaya kiraya verdiği, kira bedelini kredi kartından hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen Serdar Polat’ın yetkilisi olduğu Çarşı İnşaat isimli iş yerinin POS makinasından geçirmek suretiyle tahsil ettiği anlaşılmıştır.
2. Aracın kiralanmasından 1 ay sonra sistemden otomatik olarak kilitlendiğini gören katılanın sebebini araştırdığında, aslında bu aracın Dem-Sa Otomotiv Firmasına ait olduğunu ve 1 aylık süre ile sanığa kiraya verildiğini, aracı kendisine kiraya veren sanığın Dem-Sa Otomotivin yetkilisi olmadığını, ismini yanlış bildirdiği, sahte sözleşme ile aracı kiraya verdiğini öğrenmiştir.
3. Araç, Dem-Sa Otomoti şirketine teslim edilmiş ve katılanın POS makinasından ödeme yaptığı Çarşı İnşaat yetkilisi Serdar Polatla yaptığı görüşme neticesinde, 8.880 TL olarak yapılan ödemenin 3.800 TL’sini geri aldığı anlaşılmıştır.
4. Sanık savunmasında; Dem -Sa Otomotivden kiraladığı aracı, katılan … Ünal’a alt kiracı sıfatı ile bir yıllığına kiralayıp parasını da kredi kartı üzerinden aldığını ve durumun ortaya çıkması üzerine katılanın bir kısım zararını karşıladığını beyan etmiştir.
5. Mahkemece, katılan tarafından dosyaya sunulan 26.04.2013 tarihli araç kira sözleşmesinde sanığın kiraya veren bölümüne Demsa Otomotiv Ltd. Şti kaşesi basarak imzalaması, sanığın Demsa Otomotiv Şirketinin yetkili temsilcisi veya çalışanı olmadığı halde katılana kendisini bu şirketin temsilcisi Kemal Acar sahte ismini kullanarak araç kiralaması ve Dem-Sa Şirketinin sanık tarafından aracın iade edilmemesi nedeni ile araca el koyup kilitleyerek katılanın zarara uğratılması şeklindeki eylemlerine ve sanık savunmasına dayanılarak özel belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
1. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesi hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
24.10.2019 tarihli ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynı mağdura karşı” ibaresi eklenmiş olup, anılan Kanun maddesinde yapılan değişiklikle uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağının düzenlendiği dikkate alınarak; somut olayda belgede sahtecilik suçunun mağdurunun kamu ve dolandırıcılık suçunun mağdurunun ise katılan olduğu, bu itibarla atılı suçlar açısından mağdurların farklı olduğu anlaşılmakla, sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri uyarınca uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
A. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi,16.04.2015 tarihli ve 2014/230 Esas, 2015/64 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.04.2015 tarihli ve 2014/230128 Esas, 2015/64 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.03.2023 tarihinde karar verildi.