Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/18320 E. 2023/1359 K. 08.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18320
KARAR NO : 2023/1359
KARAR TARİHİ : 08.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/11 E., 2015/117 K.
SUÇLAR :Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.10.2014 tarihli ve 2013/267 Esas, 2014/318 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında;
a.) Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun)158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, aynı maddesinin son cümlesi, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis, 15.600,00.TL adli para cezasına mahkûmiyet ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
b.) Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına mahkûmiyet ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
2.Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.10.2014 tarihli ve 2013/267 Esas, 2014/318 Karar sayılı kararının sanıklar müdafii tarafından itirazı üzerine Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.12.2014 tarihli ve 2014/1716 D.İş
sayılı kararı ile “…sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar verilmeden önce sanıklara CMK 231/6-c ek cümle gereğince kabul edip etmediklerinin sorulmamış olması karşısında itirazın kabulü ile sanıklar hakkında Bakırköy 14 Ağır Ceza Mahkemesinin 16/10/2014 tarih 2013/267 esas 2014/318 hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kaldırılmasın…” karar verilmiştir.
3. Kararın kaldırılması üzerine, Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.03.2015 tarihli ve 2015/11 Esas, 2015/117 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında;
a.) Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, aynı maddesinin son cümlesi,168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 52 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 15.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
b.) Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, müvekkillerine itiraz merciinin kararına rağmen HAGB hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının hususunun sorulmamış olmasına, delillerin takdirinde hataya düşüldüğüne, uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğine, iddianame kabul kararı ve ekleri okunmadığından, ek savunma hakkı, son söz sanıklara verilmediğinden, esas hakkındaki mütalaya karşı beyanları alınmadığından sanıkların savunma haklarının kısıtlanmış olduğuna, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Suça konu Denizbank Rami Şubesine ait 09.10.2012 keşide tarihli ve 18.750,00 TL bedelli çeke ilişkin, sanık …’in, katılan …’yü telefonla arayarak Bursa’dan temyiz dışı sanık Adem Ergün’den 6.000,00 TL alacaklı olduğunu, bu şahsın kendisine yüksek bedelli bir çek gönderdiğini, suça konu çeki nakite çevirdiği takdirde kendi 6.000,00 TL’sini mahsup etmek suretiyle yardımcı olmasını istediği, bu çeki sanık … ile birlikte katılan …’ye gönderdiği, katılan …’ın çeki 2. sırada ciranta (Kopuz Ltd.Şti.) olarak İNG Bank Topçular Şubesi’ne ibrazla bu bankadan iskonto kredisi aldığı ve çekin karşılığını sanık …’ye verdiği, sanık …’nin savunmasında da bu çek karşılığı katılan …’dan 17.800,00 TL alarak temyiz dışı sanık Adem’in kendisine bildirdiği banka hesabına yatırdığını beyan ettiği, suça konu Denizbank Rami Şubesine ait 05.10.2012 keşide tarihli ve 17.750,00 TL bedelli çekin ise temyiz dışı sanık … tarafından yazıhanesinde katılan …’ye verilerek nakde çevrilmesi için yardımcı olmasını istediği, çek bedelini katılandan istemesi üzerine katılan …’ın bu çeki Katar Faktoring unvanlı şirketin Mecidiyeköy’deki şubesine faksladığı ve nakde çevrilmesini istediği, ancak çekin çalıntı çeklerden olduğunun kendisine bildirildiği anlaşılmaktadır.
2. Kovuşturma aşamasında Grafoloji uzmanı Barış Çakır’dan alınan 29.12.2013 tarihli bilirkişi raporuna göre; suça konu çekin ön ve arka yüzündeki yazı ve rakamların sanıklar …, …, Ayhan Kartal ile Adem Ergün eli ürünü olmadığı, tespit edilmiştir.
3.Sanık … aşamalarda alınan savunmalarında, suçlamaları kabul etmediğini, suça konu çeki kullanmadığını, Bursa’da oturan arkadaşı Adem Ergün’ün arkadaşına yardımcı olmak maksadıyla daha önceden tanıdığı katılan …’yü aradığını, çeki nakite çevirmek isteyen kişiye yardımcı olmak istediğini, çeki getiren kişiyi görmediğini, olayda sadece aracılık ettiğini, katılanın suçtan zarar gördüğünden kendisini suçladığını, katılan …’a herhangi bir borcunun bulunmadığı şeklinde savunmada bulunmuştur.
4. Sanık … aşamalarda alınan savunmalarında, suçlamaları kabul etmediğini, suça konu çeki Adem ile yaptığı telefon görüşmesi sonrasında Beylikdüzünde tanımadığı bir kişinin aracından inmeden zarf içerinde kendisine verildiğini, çeki Tuncay’a vermesini Adem’in istediğini, katılanın da ertesi gün çekin karşılığını nakit olarak kendisine verdiğini, bu parayı temyiz dışı sanık Adem’in talebi doğrultusunda bildirdiği hesaba yatırdığını, çekin çalıntı yada sahte olduğunu bilmediğini, sadece yardımcı olmak maksadıyla çeki Tuncay’a götürdüğü şeklinde savunmada bulunmuştur.

5. Temyiz dışı sanık Adem Ergün aşamalarda alınan savunmalarında, suçlamaları kabul etmediğini, sanıklar Ömer ile Necati’yi tanıdığını, aralarında ticari bir bağ olduğunu, ancak suça konu çeklerle bir ilgisinin bulunmadığını, bu konu ile ilgili Necati ile konuşmadığını, kimseyi de yönlendirmediğini, diğer temyiz dışı sanık Ayhan Kartal’ın ise iş ortağı olduğu şeklinde savunmada bulunmuştur.
6.Temyiz dışı sanık Ayhan Kartal aşamalarda alınan savunmalarında, suçlamaları kabul etmediğini, sanıklar Ömer ile Necati’yi, temyiz dışı sanık Adem aracılığıyla tanıdığını, ancak aralarında ticari bir bağ olmadığını, suça konu çeklerle bir ilgisinin bulunmadığını, bu konu ile ilgili sanık …’nin beyanlarının doğru olmadığını, çeki kendisinin teslim etmediği gibi kimseyi de yönlendirmediğini, diğer temyiz dışı sanık Adem Ergün’ün iş ortağı olduğu şeklinde savunmada bulunmuştur.
7. Katılan …’nün aşamalarda alınan beyanlarında, sanıklar Ömer ve Necati’yi daha öncesinden tanıdığını, hatta sanık … ile gayri resmi ortak işte yaptığını, suça konu 18.750,00 TL bedelli çek ile ilgili sanık …’in kendisini aradığını, Bursa’dan Adem Ergün isimli şahıstan 6.000,00. TL alacaklı olduğunu, bu şahsın kendisine yüksek bedelli bir çek gönderdiğini, bu çeki nakte çevirdiği takdirde kendi 6.000,00 TL’sini mahsup edeceğini, yardımcı olmasını istediğini, sanık … ile çeki gönderdiğini, çeki kullanıp iskonto kredisi aldığını, çekin karşılığını sanık …’ye verdiğini, aradan 1 hafta kadar geçtikten sonra sanık …’in suça konu diğer çeki yazıhanesinde kendisine teslim ettiğini, nakte çevirme konusunda yardımcı olmasını istediğini, çeki Katar Factoring isimli şirketin Mecidiyeköy şubesine faksladığını, bunun üzerine çekin çalıntı olduğunu öğrendiğini, bu nedenle bu çek ile ilgili herhangi bir ödeme yapmadığını, ancak ilk çek nedeniyle 18.750 ,00 TL zararının bulunduğu şeklinde beyanda bulunmuş, daha sonradan 06.05.2014 havale tarihli dilekçesi ile zararının sanık … tarafından giderildiği şeklinde beyan dilekçesi vermiş olduğu tespit edilmiştir.
8. Katılan …’nun aşamalarda alınan beyanlarında, olayda yalnızca katılan …’yü piyasadan tanıdığını, sanıkları tanımadığını, arabasından boş çek karnesinin çalındığını, daha sonra bu çek yapraklarının imzasının taklit edilerek piyasaya sürüldüğünü, ancak suça konu çekten dolayı herhangi bir ödeme yapmadığı şeklinde beyanda bulunmuştur.
9. Mahkeme gözleminde, suça konu çeklerin aldatma niteliğinin bulunduğu duruşma tutanağına geçirilmiştir.
10. Katılan …’nun, 24.07.2012 tarihinde çek karnesi çalındığı yönünde Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğu tespit edilmiştir.
11. UYAP kayıtlarının tetkikinde suça konu çeklerle ilgili temyiz dışı sanıklar Adem Ergün ve Ayhan Kartal haklarında verilen beraat hükümlerinin Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edildiği, hükümlerin Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 26.05.2021 tarihli ve 2018/1534 Esas, 2021/6087 Karar sayılı kararı ile mahkumiyet hükmü verilmesi yönünde bozulmasına karar verildiği tespit edilmiştir.
12. Mahkemece, suça konu 09.10.2012 keşide tarihli ve 18.750,00 TL bedelli çek yönünden, sanık savunmaları, katılanlar beyanları, alınan bilirkişi raporu ve mahkeme gözlemi doğrultusunda, sanıkların işbirliği halinde suça konu çalıntı çeki katılan …’a verip, haksız menfaat elde ettikleri kabul edilerek sübut bulan suçlardan sanıkların mahkumiyetlerine dair temyiz incelemesine konu hükümler kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Sanıklar Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Dosya kapsamına göre elde edilen deliller doğrultusunda, Mahkemenin suçun yasal unsurlarının oluştuğuna yönelik kabulü ile, sanıkların üzerlerine atılı resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarının 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesine göre uzlaştırma kapsamında bulunmamaları, sanıkların sorgularının yapıldığı 18.12.2013 tarihli duruşmada iddianame ve eklerinin savunmadan önce okunmuş olmaları, sanıklar hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 09.07.2013 tarihli iddianamesinde belirtilen sevk maddeleri uyarınca karar verilmiş olduğundan ek savunmayı gerektirir bir durumun olmadığının anlaşılmış olması, sanıklar müdafiine hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı öncesinde esas hakkında mütalayaa karşı beyanda bulunmak üzere süre verilmiş olması ve sanıklar müdafiinin esas hakkındaki mütalaya karşı beyanda bulunup son savunmasının alınmış olduğunun anlaşılması karşısında, sanıklar müdafiinin kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, delillerin takdirinde hataya düşüldüğüne, uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğine, iddianame kabul kararı ve ekleri okunmadığından, ek savunma hakkı, son söz sanıklara verilmediğinden, esas hakkındaki mütalaya karşı beyanları alınmadığından sanıkların savunma haklarının kısıtlanmış olduğuna ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
B. Diğer Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
2. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.03.2015 tarihli ve 2015/11 Esas, 2015/117 Karar sayılı kararında sanıklar müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.03.2023 tarihinde karar verildi.