YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18381
KARAR NO : 2023/2229
KARAR TARİHİ : 29.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/25 E., 2015/84 K.
KATILANLAR : …, …
SUÇLAR : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin 15.04.2015 tarihli ve 2015/25 Esas, 2015/84 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında
1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 25.700,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, çekin çalıntı olduğunu bilmediğine ve hırsızlık eyleminin failleri ortaya çıkarılmadan hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle hükümlerin bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan … tarafından bankaya ibraz edilen çekin, katılan …’ün 30.12.2010 tarihinde aracında meydana gelen hırsızlık olayı sırasında çalınan çeklerden olduğu ve çalıntı kaydının bulunduğu anlaşılmıştır.
2. Hırsızlık olayına ilişkin soruşturma evrakı dosya arasına alınmış, ayrıca Cumhuriyet savcılığı aracılığı ile bankaya çalıntı çeklerle ilgili olarak müzekkere yazıldığı anlaşılmıştır.
3. Katılan …, sanığı daha önceden tanımadığını, kendisini arayarak odun almak istediğini, her teslimde kamyon başı yakıt ve diğer masraflar adı altında 1.500,00 TL ayrıca çek vereceğini söylediğini, kendisinin kabul ederek ilk teslim için bizzat kendisinin gittiğini ve para ile çeki aldığını, çekin vadesi gelene kadar on kamyonluk mal aldığını, çeki bankaya ibraz ettiğinde çalıntı olduğunu öğrendiğini, zararının karşılanmadığını söylemiştir.
4. Sanık aşamalardaki savunmalarında; çeki mal satıcı karşılığında kendilerini … şirketinin yetkilileri olarak tanıtan şahıslardan aldığını, ancak kimden aldığını hatırlamadığını, sattığı mala karşılık fatura ya da başka bir belge düzenlemediğini, zira kalan malı almak için tekrar geldiklerinde düzenleyeceklerini, çeki aldığına dair bir tanığının olmadığını beyan etmiştir.
5. Dosya arasında bulunan kriminal rapora göre; çekin arka yüzünde bulunan ikinci ciranta imzasının sanığa ait olduğu, çek muhtevasındaki diğer yazı ve imzaların ise sanığa, katılanlara ya da Dinç Efe şirketi yetkilisi olarak görünen tanıklara ait olduğunu gösterir kaligrafik bulgu bulunmadığının tespit edildiği bildirilmiştir.
6. Mahkemece yapılan gözlemde, çekin yasal tüm unsurları taşıdığı ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğunun gözlemlendiği tespit edilmiştir.
7. Sanık suçlamaları kabul etmemiş ise de; sahte olarak tanzim etmiş olduğu çalıntı çeki aldığı odun karşılığında katılan …’yi dolandırmak kastı ile verdiği, çekin kendi eline ne şekilde geçtiğini aşamalarda izah edemediği, dosya arasında bulunan kriminal rapor, katılan beyanları ve tüm dosya kapsamı ile üzerine atılı suçları işlediği kanaati ile Mahkemece sanık hakkında temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın çekin eline ne şekilde geçtiğine dair herhangi bir belge ya da fatura ibraz edememesi, aşamalardaki savunmaları, dosya arasında bulunan rapor ve katılanların beyanları dikkate alındığında sanık hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin 15.04.2015 tarihli ve 2015/25 Esas, 2015/84 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.03.2023 tarihinde karar verildi.