YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18411
KARAR NO : 2023/1583
KARAR TARİHİ : 15.03.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.04.2015 Tarihli ve 2013/349 Esas, 2015/129 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının … olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve (son) cümlesi 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 50.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, çekin sahte olduğunu bilmediğine ve önceden doğan borcuna karşılık çeki verdiğine, katılandan … almadığına, daha önce borçlarına teminat olarak verdikleri … plakalı aracı geri almak için çeki verdiklerine, dolandırma kastının olmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan, sanığa araba sattığını, arabayı sattığını 21.08.2011 tarihinde kendisine çeki verdiğini, daha sonra çekin sahte çıktığını, sanığın çekle ilgili kendisine bir ödeme yapmadığını beyan ederek şikayetçi olmuştur.
2. Sanık savunmalarında, çeki … isimli şahıstan aldığını, bu kişiye … İlçesinde daire sattığını, bu satışa karşılık çeki aldığını, babasına ait … plakalı aracın borçlarına karşılık katılana verildiğini, teminat olarak verdikleri aracı alıp yerine çek verdiklerini, kendisinin araba almadığını, önceden doğan borçlarına karşılık çeki verdiğini, …’ın kimlik bilgileri ile ilgili araştırma yaptığını ancak kimlik bilgilerini tespit edemediğini beyan etmiştir.
3. Dosya arasında bulunan Kriminal rapor ile dava konusu çekin tamamen sahte olduğu ve aldatıcılık niteliğinin olduğu belirtilmiştir.
4. Mahkeme çek aslı üzerinde duruşmada yaptığı gözlemde, çekin tüm yasal unsurları taşıdığını tespit etmiştir.
5. Mahkemece sanık savunması, katılan beyanı, çekin sahte olduğuna ilişkin bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından sanığın üzerine atılı suçları işlediği kabulü ile temyiz konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın savunmasında çeki aldığını beyan ettiği … ile ilgili açık adres ve kimlik bilgisi ile bilgi verememesi, daire satışı nedeniyle aldığını söylemesine karşın buna ilişkin herhangi bir belge sunamaması, ayrıca katılandan aracını geri alabilmek için çeki verdiğini savunmalarında beyan etmesi ve tüm dosya kapsamından toplanan delillere göre yüklenen suçların sanık tarafından işlendiği anlaşılmakla, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçların vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3. Dairemizce de benimsenen, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.01.2018 tarihli ve 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı ile 23.01.2018 tarihli ve 2015/962 Esas, 2018/16 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere sanık hakkında, hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesisinin dördüncü fıkrası uyarınca infazda yetkiyi kısıtlayacak şekilde “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği” şeklinde karar verilmiş ise de, 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesiyle yapılan değişikliğin ve 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesi hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.04.2015 Tarihli ve 2013/349 Esas, 2015/129 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.03.2023 tarihinde karar verildi.