YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18422
KARAR NO : 2023/1529
KARAR TARİHİ : 14.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/408 E., 2015/110 K.
ŞİKÂYETÇİLER : …, Fikskim Pazarlama A.Ş.
SUÇLAR : Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.04.2015 Tarihli ve 2014/408 Esas, 2015/110 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
1. Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin son cümlesi 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 70.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; hükümlerin usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik araştırma ve inceleme ile hükümler kurulduğuna, delillerin takdirinde hata edildiğine, re’sen gözetilecek nedenlerle hükümlerin bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemece; sanığın, suça konu 18.000,00 TL ve 20.500,00 TL bedelli iki adet sahte çeki şikâyetçi şirketten satın aldığı mallar karşılığında verdiği, çeklerin tahsil için ibrazında sahte olduklarının anlaşıldığı, sanığın suça konu çekleri mal alışverişi karşılığında M.B. ve Y.Ö’den aldığını, bu şahısların hemşehrisi olduğu için cirosuz aldığını ve sattığı mallarla ilgili fatura kesmediğini, çek üzerinde kendisinin yazı ve imzasının olmadığını savunduğu, alınan bilirkişi raporu ile çeklerdeki yazı ve rakamların sanığın eli ürünü olduğunun, çeklerdeki yazı, rakam ve keşideci imzalarının keşideci görünenlerin eli ürünü olmadıklarının, çeklerin aldatma kabiliyeti bulunduğunun da tespit edildiği, bilirkişi raporu değerlendirildiğinde sanığın savunmasının bilirkişi raporu ile uyuşmadığı görülmekle beraber bu çelişki konusunda sanığın hiçbir inandırıcı beyanda bulunmadığı, çekleri kendilerinden aldığını beyan ettiği kişilerin adresleri ve iş yerleri konusunda hiçbir delil sunamadığı, bu şekilde atılı suçları işlediğinden cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Sanığın üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği belirlenmiştir.
3. Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, yazı, imza ve belge incelemesine ilişkin bilirkişi raporu, bankanın cevabi yazıları, alışverişe ilişkin faturaların ve suça konu çeklerin örnekleri, sanığın güncel adlî sicil kaydı dava dosyasında mevcut olup suça konu çek asıllarının adli emanete alındığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükümlerinin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamış; 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçların vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.04.2015 tarihli ve 2014/408 Esas, 2015/110 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.03.2023 tarihinde karar verildi.