YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18531
KARAR NO : 2023/1545
KARAR TARİHİ : 14.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/87 E., 2015/191 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.03.2015 tarihli ve 2013/87 Esas, 2015/191 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi ile 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 25.960 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; suça konu çekin kendisine de ciro yoluyla geçtiğine, eksik inceleme ile karar verildiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına ve re’sen nazara alınacak nedenlerle kararın bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, suça konu çeki daha önce almış olduğu borcuna karşılık katılan …’e cirolayarak verdiği, ibrazında sahteliğinin anlaşıldığı, keşideci ve sanıktan önceki ciro imzalarının ilgililerine ait olmadığı anlaşılmıştır.
2. Bilirkişi raporu ile suça konu çekin, çek üzerindeki matbu yazıların fiziksel yolla silinerek daha sonra eklenmek suretiyle oluşturulduğu ve aldatıcılık niteliği bulunduğu tespitleri yapılmıştır.
3. Sanık savunmasında, suça konu çekin kendisine de ciro yoluyla geçtiğini beyan ederek suçlamaları kabul etmemiştir.
4. Çekte sanıktan önce cirosu bulunan Efe Soğutma ve Isıtma ünvanlı şirket yetkilisi … soruşturma ve kovuşturma aşamalarında alınan beyanlarında, yetkilisi olduğu şirkete ait kaşe ve ciro imzasının sahte olduğunu belirtmiş, beyanı bilirkişi raporu ile de doğrulanmıştır.
5. Mahkeme tarafından, sanığın resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından cezalandırılmasına ilişkin temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
6. Sanık hakkında gerekçeleri açıklanmak suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 62 nci ve 51 inci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca takdiri indirim, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmadığı anlaşılmıştır.
7. Suça konu çekin dosyada delil olarak saklanmasına karar verildiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Yapılan İncelemede
a. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
b. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
B. Bilişim Sistemlerinin, Banka Veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçu Yönünden Yapılan İncelemede
Katılan …’ün beyanı ve dosya kapsamından suça konu çekin sanık tarafından katılan …’e önceden doğan borç nedeni ile sonradan düzenlenerek verildiğinin anlaşılması karşısında; suça konu çekin önceden doğan borç nedeni ile sonradan verildiği ve dolayısıyla dolandırıcılık suçunun unsurları oluşmadığı halde sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi, nedeniyle sanık hakkında kurulan hüküm, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.03.2015 tarihli ve 2013/87 Esas, 2015/191 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Bilişim Sistemlerinin, Banka Veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.03.2015 tarihli ve 2013/87 Esas, 2015/191 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.03.2023 tarihinde karar verildi.