Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/18544 E. 2022/19886 K. 29.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18544
KARAR NO : 2022/19886
KARAR TARİHİ : 29.11.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Dolandırıcılık, 5809 sayılı Kanun’a aykırılık
HÜKÜMLER : …

A-5809 sayılı kanuna aykırılık suçundan sanıklar … ve … hakkında kurulan beraat ve sanıklar … ve … hakkında kurulan düşme hükümlerinin temyizinin incelenmesi:
a) Sanıklar … ve … hakkında kurulan beraat hükümleri yönünden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince hüküm tarihi itibariyle uygulanması zorunlu olan 1412 sayılı CMUK’nin 305. maddesinde belirtilen hükümlerin kesin nitelikte olduğu ve bu hükümler hakkında temyiz yasa yoluna başvurulamayacağı gözetilerek, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63/10. maddesinde yer alan hüküm ile 5237 sayılı TCK’nin 52/2. maddesindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde; 5809 sayılı Kanun’un 63/10. maddesinde düzenlenen, sanıklara yüklenen suçun üst sınırı 100 gün adli para cezası olup, TCK’nin 52/2. maddesi gereğince bir gün karşılığı da en üst sınır olan 100 TL üzerinden adli para cezasına hükmedilmesi halinde dahi sonuç cezanın 10.000 TL adli para cezasını geçmeyeceği, dolayısıyla bu suçtan verilen beraat hükümlerinin 1412 sayılı CMUK’nin 305/2 maddesinde düzenlenen kesinlik sınırının altında kalacağı ve temyiz olanağının bulunmadığı,
b) Sanıklar … ve … hakkında kurulan düşme hükümleri yönünden, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 31.12.2012 tarihli, 2011/3-222 Esas ve 2012/5 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere, önödeme sonucu verilen düşme kararları da 5271 sayılı CMK’nin 223. maddesinde sayılan hükümlerden olup, bu kararların temyiz edilebilirlik sınırının 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince hüküm tarihi itibarıyla halen uygulanma zorunluluğu bulunan 1412 sayılı CMUK’nin 305. maddesinin 2. fıkrasının 1. bendine göre saptanması gerektiğinden, önödemeye esas alınan miktarın temyiz edilebilirlik sınırını tayin edeceği nazara alındığında; 14.04.2011 tarihli ve 27905 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un geçici 2. maddesi uyarınca temyiz kesinlik sınırının 14.04.2011 tarihinden itibaren 3000 TL’ye çıkartılmış olması karşısında, sanıklar hakkında verilen ve 5809 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan önödemeye esas alınan miktarın belirtilen kesinlik sınırının altında kaldığı ve temyiz olanağının bulunmadığı anlaşılmakla,
Katılan vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
B- Dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Sanıkların, katılanın nüfus cüzdanı fotokopisini kullanarak katılan adına sahte olarak tesis edilen, başlangıçta Turkcell ve … ait olan hatların, numara taşıma yoluyla …’ya taşındığı iddia olunan olaylarda Nüfus İdaresinin maddi varlığı olan nüfus cüzdanı fotokopisinin kullanılmış olması karşısında, eylemlerin 5237 sayılı TCK’nın 158/1-d maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla hükümler kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin BOZULMASINA, 29.11.2022 tarihinde Üye …’un karşı oyu ile oy çokluğuyla karar verildi.
(K.O)

KARŞI OY

Sanıklar …, …, … ve … hakkında dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükmünün temyiz incelenmesinde: sayın çoğunluğun hükmün adına GSM hattı sözleşmesi düzenlenen … tarafından temyiz edilebilir olduğu yönündeki görüşüne aşağıdaki nedenlerle iştirak etmiyorum.
“GSM bayilerinin yetkilisi ve çalışanı olan sanıklar hakkında sahte GSM hatları çıkarıp diğer GSM firmalarına taşıdığı ve prim aldıkları iddiasıyla dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasında, sanıkların suça konu sözleşmeleri GSM firmalarına sundukları ve prim almak suretiyle bu firmalardan menfaat temin ettikleri açık olup dolandırıcılık suçundan doğrudan zarar gören GSM firmalarıdır. Adına hat düzenlenen kişilerin ancak dolaylı zarar görmeleri söz konusu olabileceğinden dolandırıcılık suçundan dolayı davaya katılma hakkı yoktur. Bu suç yönünden usulsüz verilen katılma kararı geçersiz olup temyiz hakkı da bulunmadığından temyizin reddi gerekmektedir.”
“Yukarıda açıklanan nedenlerle; Dolandırıcılık suçu yönünden … vekilinin temyiz hakkı bulunmaması nedeniyle temyizin reddi gerektiği düşüncesiyle, hükmün … vekili tarafından temyiz edilebilir olduğu ve görev yönünden bozulması gerektiği yönündeki sayın çoğunluğun düşüncesine katılmıyorum.”


11.Ceza Dairesi Üyesi