Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/18580 E. 2023/705 K. 15.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18580
KARAR NO : 2023/705
KARAR TARİHİ : 15.02.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/428 E., 2015/35 K.
SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.03.2015 tarihli ve 2014/428 Esas, 2015/35 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son fıkrası, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca; sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerinin onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; yüklenen eylemin basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında … adına temin ettiği 541 (…) (..) (..) nolu hattı kullanarak internet üzerinden sahibinden.com isimli sitede Alanya Çim Tur Tatil Sitesinde kiralık devre mülk ilanı verdiği, irtibat numarası olarak verdiği … adına çıkarttığı 553(…)(..)(..) numaralı hattı arayan Abdulkadir İskender Timur ile 600,00 TL karşılığında devre mülk kiralanması konusunda anlaştığı ve Kibar Bayrak’ın T.C. Kimlik numarasını vererek cebe havale yöntemi ile Abdulkadir İskender Timur’un 600,00 TL para göndermesini sağladığından bahisle … adına görünen hatla ilan vermek, … adına kayıtlı hatla görüşme yapmak, Kibar Bayrak (Kılıç)’a ait T.C. Kimlik numarasıyla da parayı çekmek suretiyle başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık sorgusunda, suçunu ikrar etmiştir.
3. ATM görüntü kayıtları ve bilirkişi raporu ile de, şikâyetçi Abdulkadir İskender Timur tarafından yatırılan 600,00 TL’nin sanık tarafından çekildiği tespit edilmiştir.
4. Sanığın tekerrüre esas alınan Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 14.11.2012 tarihli mahkûmiyet hükmünün 16.08.2012 olan suç tarihinden sonra kesinleşmesi, adli sicil kaydının incelenmesinde suç tarihinden önce kesinleşen Ankara Gölbaşı Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2006/164 Esas, 2007/151 Karar sayılı trafik güvenliğini tehliye sokma suçuna ilişkin hükümlülüğünün de kesin nitelikte olması nedeniyle tekerrüre esas teşkil etmedikleri, sanığın suç tarihi itibarıyla tekerrüre esas teşkil eden hükümlülüğünün bulunmadığı görülmüştür.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Gerekçenin B ve C alt başlıklarında açıklanan nedenlerle onama isteyen Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
1. Sanığın ikrar içeren savunması, şikâyetçi beyanları, güvenlik kamera kayıt görüntüleri, bilirkişi incelemesi ve tüm dosya kapsamından; sanığın internet sitesi üzerinden, gerçekte yapmadığı halde devre mülk kiralaması yapıyormuş gibi göstermek suretiyle hile ile şikâyetçi Abdulkadir İskender Timur’u kandırarak menfaat temin etmek suretiyle bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği anlaşıldığından, Mahkemenin nitelikli dolandırıcılık suçunun sübutuna yönelik kabulünde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Sanığın tekerrüre esas alınan Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 14.11.2012 tarihli mahkûmiyet hükmünün 16.08.2012 olan suç tarihinden sonra kesinleşmesi nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş olup bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
C. Başkasına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 268 inci maddesine göre, “işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanan kimse, iftira suçuna ilişkin hükümlere göre cezalandırılır.” Aynı Kanun’un 267 inci maddesine göre ise; yetkili makamlara ihbar veya şikâyette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği hâlde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idarî bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişinin cezalandırılacağı hüküm altına alınmıştır. Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde; sanığın, başkalarına ait görünen telefon numaraları ile başkasına ait TC Kimlik numarasını adli veya idari bir makam önünde kullanmadığı, söz konusu eylemlerinin havale işlemi yoluyla kendisine para gönderilmesini sağlamak amacıyla dolandırıcılık suçunun hile unsurunu oluşturduğu, bu itibarla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 268 inci maddesinde düzenlenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun yasal unsurlarının oluşmadığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında bu suçtan beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyetine hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Kabule göre de;
a) Suç tarihinden sonra kesinleşen Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 14.11.2012 tarihli mahkûmiyet hükmünün tekerrüre esas alınması hukuka aykırı bulunmuştur.
b) Sanığa isnat edilen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli 2020/87 Esas ve 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

V. KARAR
A. Sanık Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) alt başlığında açıklanan nedenle Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.03.2015 tarihli ve 2014/428 Esas, 2015/35 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58 inci maddesi ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulandığı bölümlerin çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

B. Sanık Hakkında Başkasına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) alt başlığında açıklanan nedenlerle Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.03.2015 tarihli ve 2014/428 Esas, 2015/35 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.02.2023 tarihinde karar verildi.