YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18595
KARAR NO : 2023/668
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/182 E. 2015/51 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık … müdafii, sanık …, sanık …, sanık …
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Balıkesir 2.Ağır Ceza Mahkemesinin,17.02.2015 tarihli ve 2014/182 Esas, 2015/51Karar sayılı kararı ile;
1. Sanıklar …, … ve … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f ) bendi son cümlesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına,
2. Sanıklar …, …, … ve … hakkında Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık … müdafinin temyiz sebepleri
a. Sanık müdafii tarafından, karar duruşmasından önceki celse için mazeret dilekçesi sunulduğu ve mazeret dilekçesinin de Mahkemece kabul edildiği halde yeni duruşma gününün sanık müdafine tebliğ edilmeyerek sanık ve müdafiinin yokluğunda karar verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlandığı,
b. Sanığın üzerine atılı suçları işlemediği ve resen tespit olunacak diğer hususlara ilişkindir.
2. Sanık …’nın temyiz sebepleri
Sanığın atılı suçu işlemediği ve resen tespit edilecek diğer hususlara ilişkindir.
3. Sanık …’un temyiz sebepleri
Sanığın atılı suçu işlemediği ve lehine olan hükümlerin uygulanmasına ilişkindir.
4. Sanık …’nın emyiz sebepleri
Cezalandırılmasını gerektirir somut bir delil bulunmadığı halde hakkında mahkumiyet hükmü kurulduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıklar Abdullah, Eyyüp ve Mehmet’in fikir birliği içinde hareket ederek tamamen sahte olarak sanık … tarafından oluşturulan çeki katılan …’den almış oldukları aracın bedelinin bir kısmını ödemek üzere katılana verdikleri iddiasıyla sanıklar Abdullah, Eyyüp ve Mehmet hakkında 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık ve aynı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçlarından, sanık … hakkında ise 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce düzenlenen 30.12.122013 tarih, 2013/12879 sayılı uzmanlık raporu ile inceleme konusu çekin sahte olarak oluşturulmuş olduğu, aldatma kabiliyetini haiz olduğu, çekin ön ve arka yüzünde bulunan yazı ve imzalar ile …, Eyüp Haymana, … ve …’nun mevcut mukayese yazı ve imzaları arasında; adı geçen şahıslar elinden çıktığını gösterir nitelikte yeterli kaligrafik ve karakteristik ilgi ve irtibata rastlanılamadığı belirtilmiştir.
3. Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce düzenlenen 15.05.2014 tarih, 2014/05028 sayılı uzmanlık raporu ile inceleme konusu çekin ön yüzünde bulunan yazı ve rakamlar, arka yüzünde bulunan Şenol Varol şeklindeki isim yazısı ile sanık Şenol Varol’un mevcut mukayese yazı ve rakamları arasında; ortak harf ve rakamların tersimi, şahsa ait itiyatlar, kaligrafik ve karakteristik diğer özellikler yönünden benzerlikler bulunduğu, bu belirtilen yazı ve rakamların Şenol Varol elinden çıktığı kanaatine varıldığı, tetkik konusu çekin ön yüzünde bulunan keşideci imzası ve arka yüzünde … adına atılı olan ciranta imzası ile …’un mevcut mukayese imzaları arasında adı geçen şahıs elinden çıktığını gösterir bulgular tespit edilemediği belirtilmiştir.
4. Sanıklar atılı suçu işlemediklerine yönelik savunmada bulunmuşlardır.
5. Mahkemece; suç konusu çek incelerek aldatıcılık niteliğinin bulunduğu, çekin unsurlarının tam olduğunu belirlenmiş ve sanıklar Eyyüp ve Abdullah’ın yargılama aşamasında alınan beyanlarına göre paraları ve sahte çeki veren kişinin sanık … olduğu, çek üzerindeki tanzim yazılarının sanık …’e ait çıktığı, çek arkasında bu sanığın kaşesinin olduğu,Balıkesir’e gelen sanıklardan birinin kimliğini gizlemesine gerek yokken kendisini … olarak tanıtmasının satış için gelenlerin sanık … adına hareket ettiklerini gösterdiği, yine bu kişileri sanık …’ün temin ederek sanık …’a gönderdiğinin anlaşıldığı, yine katılanın aracını noterde üzerine alan …’nın satıştan bir gün sonra sanık …’e aracın satışı konusunda vekalet verdiğinin anlaşılması karşısında sanıklar Mehmet, Eyyüp ve Abdullah’ın bankanın maddi varlığı olan sahte çeki ticari ilişkide kullanarak haksız menfaat sağlaması nedeniyle nitelikli dolandırıcılık yine sanıklar Mehmet, Eyyüp, Şener ve Abdullah’ın resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği gerekçesiyle mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Dairemizce de benimsenen, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.01.2018 tarihli, 2017/463 Esas ve 2018/20 Karar sayılı ve 23.01.2018 tarihli, 2015/962 Esas ve 2018/16 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesiyle yapılan değişikliğin ve 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulama yönünden Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Sanık … müdafiinin, 15.01.2015 tarihli celseye mazeret dilekçesi sunmuş olduğu, mazeretinin Mahkemece kabul edilerek başka bir duruşma gününün verildiği, UYAP sistemi üzerinden yeni duruşma tarihinin sanık müdafiince öğrenilmesinin mümkün olduğu, kaldı ki sanık … müdafii tarafından sunulan 22.02.2015 tarihli temyiz dilekçesi içeriğinden de hüküm duruşması tarihinin sanık müdafiince bilindiği ve hüküm duruşması için mazeret dilekçesi de sunmadığının anlaşılması karşısında; sanık … müdafiinin savunma hakkının kısıtlandığına yönelik temyiz sebebi reddedilmiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilerek dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık … müdafii, sanık …, sanık … ve sanık …’un yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Balıkesir 2.Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.02.2015 tarihli ve 2014/182 Esas, 2015/51Karar sayılı kararı kararında sanık … müdafii, sanık …, sanık … ve sanık … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık … müdafii, sanık …, sanık … ve sanık … ‘un temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2023 tarihinde karar verildi.