Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/18784 E. 2023/1183 K. 02.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18784
KARAR NO : 2023/1183
KARAR TARİHİ : 02.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/109 E., 2015/70 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemindeki verileri bozma, yok etme veya değiştirme, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi onama, kısmi düzeltilerek onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.03.2015 tarihli ve 2012/109 Esas, 2015/70 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının f bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca, 2 yıl 6 ay hapis ve 2500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 244 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesi ve 52 nci maddesi uyarınca, 3000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi isteği, dosyadaki kimseyi tanımadığına, bu kişilerin aleyhe beyanları ile verilen kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan …’a ait [email protected] internet adresinin şifresini kırarak giriş yapan sanığın, katılanın arkadaşlarından diğer katılan …’a acilen paraya ihtiyacı olduğunu söylemesi üzerine, katılanın sanığın bildirdiği tanık V.D.’nin hesabına 1500,00 TL para göndermesi, tanıkların da bu parayı çekip sanığa göndermesi biçimindeki eylem nedeniyle hakkında kamu davası açılmıştır.
2. Sanık dosyadaki kimseyi tanımadığını, suç tarihinde önce cezaevinde olduğunu, bu hususun doğrulanmaması üzerine o tarihlerde marangozluk yaptığını beyan ederek atılı suçlamaları kabul etmemiştir.
3. Tanık M.R.G.’nin arkadaşı olan sanığın acilen hesap numarasına ihtiyacı olduğunu söyleyince diğer tanık V.D.’nin hesap numarasını verdiğini, buraya gelen parayı çektiklerini beyan ettiği, diğer tanık V.D’nin de benzer beyanda bulunduğu, dosya içerisinde yer alan tanık M.R.G’ye ait HTS kayıtlarında sanık ile görüşmelerinin olduğu anlaşılmıştır.
4. Katılanlar oluşu doğrulamışlardır.
5. Sanığın savunması, katılanların ve özellikle tanıkların beyanları ile tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçları işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet kararları verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Dolandırıcılık suçu yönünden adli para cezası miktarının 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezası belirlenirken, tespit olunacak temel gün, suçtan elde edilen haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden artırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52 inci maddesi uyarınca, 20,00-100,00 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması ilkesine uyulmak suretiyle tespit edildiği anlaşıldığından; tebliğnamedeki görüşüne iştirak olunmamış, sanığın bilişim sistemindeki verileri bozma, yok etme, değiştirme ….. ilişkin mahkumiyetine dair hüküm fıkrasında “224/2” şeklinde yanlış gösterilen uygulama maddesinin “244/2” olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüş, dairemizce de benimsenen, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.01.2018 tarihli, 2017/463 Esas ve 2018/20 Karar sayılı ve 23.01.2018 tarihli, 2015/962 Esas ve 2018/16 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesiyle yapılan değişikliğin, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.03.2015 tarihli ve 2012/109 Esas, 2015/70 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan diğer hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.03.2023 tarihinde karar verildi.