Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/18793 E. 2023/3298 K. 26.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18793
KARAR NO : 2023/3298
KARAR TARİHİ : 26.04.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, banka veya kredi kurumlarının aracı olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.05.2015 Tarihli ve 2015/70 Esas, 2015/222 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına; banka ve kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 … maddesinin birinci fıkrası (f) bendi ve son fıkrası ile 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 42000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2015/245551 numaralı tebliğnamesinde, resmi belgede sahtecilik suçu yönünden hükmün onanması, nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden çek üzerinde keşideci olarak gösterilen katılan …’e yönelik sanığın hileli bir hareketinin olmadığından dolandırıcılık suçu yönünden beraatine karar verilmesi talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; çekin sahte olduğunu bilmeden alıp kullandığı için hakkında verilen mahkumiyet hükmünün bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Müştekinin aracından boş olarak çalınan 8013838 nolu çekin, sanığın yetkilisi olduğu … İnşaat Nakliye Limited Şirketi lehine 20.350,00 TL bedelli olarak doldurulduğu, sanığın mal alımında suça konu çeki kullandığı belirtilerek sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından dava açılmıştır
2. Sanık savunmasında … İnşaat Limited Şirketinin yetkilisi olduğunu, suça konu çekin şirketlerine nasıl geldiğini bilmediğini, bu çek karşılığında fatura veya sevk irsaliyesi düzenlenip düzenlenmediğini bilmediğini, çekteki ciro ve kaşenin kendine ait olduğunu, suça konu çeki, almış olduğu ürünler karşılığında … Orman Ürünleri Şirketinin yetkilisi olan …’ya verdiğini, çekin ön yüzündeki yazı ve imzaların kendisine ait olmadığını beyan etmiştir.
3. Tanık …, sanığı tanıdığını, çek arkasındaki … Orman Ürünleri cirosu üzerindeki imzanın ve … ismi altındaki imzanın kendisine ait olduğunu, … inşaatın mobilya işlerini yaptığını, bu işler karşılığında suça konu çeki aldığını ve kendisinin borcu nedeniyle çeki cirolayıp kullandığını, bu esnada yanında bulunan … ‘ın kefil olmak amacıyla çeki ciroladığını beyan etmiştir.
4. Tanık … suça konu çekin …’ya ait olduğunu, malzeme almak için çeki … meşrubat isimli firmaya verdiğini, kendisinin de kefil olarak cirolayıp imzaladığını beyan etmiştir.
5. 02.09.2014 tarihli uzman Doktor … ‘na ait raporda, keşideci imzasının … eli ürünü olmadığı kanaatinin bildirilmiş olduğu görülmüştür.
6. Mahkemece tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kabul edilerek, atılı suçlardan mahkumiyetine karar verilmiştir

IV. GEREKÇE
1. Sanığın sahte olarak tanzim edilmiş suça konu çeki ticari ilişkide kullanmak suretiyle çek bedeli kadar menfaat temin ettiği, sanığın hileli hareketinin dosyada tanık olarak beyanına başvurulan …’ya yönelik olduğu anlaşılmakla, tebliğnamede dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığı yönündeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
2. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Çekin sanığın yetkilisi olduğu şirket lehine düzenlenmiş olması, çekin hangi hukuki ilişki sonucu şirkete geçtiğinin sanık tarafından açıklanamaması, tanık anlatımları, bilirkişi raporu ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde, sanığın mahkûmiyetine yönelik hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.05.2015 Tarihli ve 2015/70 Esas, 2015/222 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.04.2023 tarihinde karar verildi.