YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18816
KARAR NO : 2023/2023
KARAR TARİHİ : 28.03.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/121 E. 2015/222 K.
SUÇLAR : Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.05.2015 Tarihli ve 2014/121 Esas, 2015/222 Karar Sayılı Kararı ile sanık hakkında
1. Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi 35 inci maddesi, 168 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kısa süreli hapis cezasından çevrilen 2.000,00 TL ve doğrudan hükmedilen 4.420,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 51 inci maddesi uyarınca erteli 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Sanık Hakkında
1. Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteği; sanığın mağdurları aldatarak onlardan haksız bir kazanç sağlamaya yönelik kastının bulunmadığına, çekin sahte çıkması üzerine çek bedelini mağdurlara ödediğine, mağdurların malvarlığında zarar oluşmadığına ve sanığın herhangi bir yarar elde etmediğine, tarafların mağdurlara ait dairenin sanığa devri için anlaştıklarına ve suça konu çek dışında sanığın mağdurlara birçok ödeme yaptığına, dairenin ne zaman tamamlanıp teslim edileceği belli değilken suçun işlendiğinin kabul edilemeyeceğine, eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyet hükmü kurulduğuna,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteği; sanığın atılı suçu işlemediğine, suça konu çekin sahteliğinden habersiz olduğuna, suç kastının bulunmadığına, iyiniyetli hamil olarak çeki kabul edip kullandığına, çeki düzenlemediğinin bilirkişi raporu ile sabit olduğuna, suçun manevi unsurunun oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemece; sanığın, mağdurlar … ve…’e ait bir daireyi 165.000,00 TL nakit ve bir araç karşılığında almak üzere mağdurlarla anlaştığı, anlaşma sonrası suçtan zarar gören Serhan tarafından tanzim edilmiş görünen Ziraat Bankası Gaziantep Şubesine ait, 23.03.2013 keşide tarihli, 24.000,00 TL bedelli, 0…4 seri numarasını taşıyan ve arkasında M.K. adına sahte olarak atılmış ciro imzası mevcut olan suça konu sahte çeki mağdurlara verdiği, mağdur …’ün çeki cirolayıp tahsil için muhatap bankaya ibraz ettiğinde çekin sahte çıktığı, sanığın aşamalardaki savunmalarında, suça konu çeki kendisine D.A. isimli şahsın verdiğini açıklamış ise de çek arkasında bu isimde birinin cirosunun bulunmadığı; Cumhuriyet savcısı tarafından alınan savunmasında, çeki aldığını bildirdiği kişinin kimlik, adres, işyeri adresi bilgileri hususunda bir açıklamada bulunmadığı ve ayrıca D.A. isimli şahıs ile aralarında gerçekleşen profil satışına ilişkin olarak elinde irsaliye, fatura ya da sözleşmenin bulunmadığını açıkça bildirdiği; kovuşturma aşamasında ise, D.A. isimli şahıs ile aralarında gerçekleşen profil satışına ilişkin olarak fatura iptal edildiği için kayıtlarda gözükmediğini, dip koçanını ibraz edebileceğini bildirdiği ve ibraz ettiği seri A 0…1 sıra numarası ile başlayan fatura dip koçanının incelenmesinde faturaların düzenli ve tarih sırasına göre kesildiği, sunulan faturanın öncesindeki faturanın 15.04.2013 tarihli, savunmaya konu faturanın 14.02.2013 tarihli, bir sonraki faturanın ise 15.04.2013 tarihli olduğu ve tarihlerin birbirini tutmadığının görüldüğü, bu nedenle sanığın savunmalarına ve sonradan ibraz ettiği belgelere itibar edilmediği, suça konu çek üzerinde yaptırılan yazı ve imza incelemesinde, çekin arkasında yer alan M.K. adına atılı ciro imzasının bu şahsın eli ürünü olmadığı yönünde rapor tanzim edildiği, Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden alınan uzmanlık raporunda, çekin külliyen sahte olarak tanzim edildiği ve aldatma yeteneği taşıdığının belirtildiği, bu şekilde sanığın, tamamen sahte olarak tanzim edilen ve arkasında M.K.nın sahte ciro imzası mevcut çeki kullanmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu, ayrıca bu çeki kullanarak mağdurlar … ve …’e ait bir daireyi almaya çalışmak suretiyle de nitelikli dolandırıcılık suçuna teşebbüs ettiği kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Sanığın üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği belirlenmiştir.
3. Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün uzmanlık raporu, yazı ve imza incelemesine ilişkin bilirkişi raporu, bankaların cevabi yazıları, suça konu çekin örneği ve sanığın güncel adlî sicil kaydı dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri yasal ve yeterli gerekçe ile değerlendiren Mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki, atılı suçların manevi unsurlarının oluşmadığına yönelik bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
A. Banka Veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Suç tarihi itibarıyla engel mahkûmiyeti bulunmayan, yargılama sürecindeki davranışları lehine takdiri indirim nedenleri sayılan ve hakkındaki kısa süreli hapis cezası paraya çevrilen sanık hakkında, hüküm tarihinden önce 08.02.2008 tarihli ve 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun’un 562 nci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi gereğince lehe olan ve öncelikle değerlendirilmesi gereken hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Kabule göre de; sanık hakkında etkin pişmanlık hükmü uygulanmış ise de, 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün suçun tamamlanmış olması halinde uygulanacağı ve sanığın mağdurlara yönelik eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığının anlaşılması karşısında, hükmolunan cezadan anılan madde fıkrası uyarınca indirim yapılamayacağının gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasına 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 72 inci maddesi ile eklenen “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” şeklindeki hükmün ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği gözetilmeden, suç tarihi itibarıyla engel adli sicil kaydı bulunmayan ve bir daha suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat oluştuğundan cezası ertelenen sanık hakkında, adli sicil kaydında daha önceden verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları bulunduğu gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.05.2015 tarihli ve 2014/121 Esas, 2015/222 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, değişik gerekçeyle Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sanığın KAZANILMIŞ HAKKININ GÖZETİLMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.03.2023 tarihinde karar verildi.