Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/19051 E. 2023/3493 K. 02.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19051
KARAR NO : 2023/3493
KARAR TARİHİ : 02.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR :Kamu kurum ve kuruluşları vb. tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat

Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.05.2015 tarihli ve 2014/197 Esas, 2015/133 Karar sayılı kararı ile
1. Sanık … hakkında;
a. Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci, 52 nci 53 üncü ve 58 … maddesi uyarınca 2 yıl 11 ay hapis ve 13.320 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Sanık … hakkında;
a. Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci, 52 nci 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
3. Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık … tarafından verilen mahkumiyet hükümlerinin usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek hükümler temyiz edilmiştir.
2. Sanık … tarafından üzerine atılı suçu işlemediği, hakkında beraat hükmü verilmesi gerektiği belirtilerek hükümler temyiz edilmiştir.
3. Cumhuriyet savcısı tarafından müştekinin, sanık …’den kiraladığı araç karşılığında rızasıyla verdiği seneti, sanık … ve sanık …’in fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek müştekinin rızası dışında anlaşmaya aykırı olarak doldurtup kullandıkları, sanıkların eyleminin açığa imzanın kötüye kullanılması suçunu oluşturduğu gözetilmeyerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hükümlerin kurulduğu gerekçeleriyle hükümler temyiz edilmiştir.
4. Katılan tarafından sanık … hakkında verilen beraat hükümlerinin usul ve yasaya aykırı olduğu, diğer sanıklar açısından ise teşdiden hüküm tesis edilmesi gerektiği gerekçeleri ile hükümler temyiz edilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan …’nın 2012 yılında, araç kiralama işi yapan sanık …’den araç kiraladığı sırada emanetin 2014/488 sırasında kayıtlı senedi imzalayarak diğer kısımları boş şekilde teminat olarak sanık …’e verdiği, katılanın süresi içinde aracı sanık …’e teslim ettiği, sanık …’in teminat olarak aldığı senedi yanında olmadığını, daha sonra vereceğini söylediği, katılanın da kabul ettiği, bu tarihten sonra birkaç kez …’in iş yerine giderek senedi istediği ancak …’in senedi bulamadığını söyleyerek teslim etmediği, sanık …’nin … Gıda Nak. İnş. Taah. San Tic. Ltd. şirketinin yetkili ortağı olduğu, ancak tüm işlemlerinin eşi olan sanık … tarafından yürütüldüğü, sanık … ve …’in katılana ait boş senedi doldurup icraya koymaya karar verdikleri, bu doğrultuda sanık …’in katılana ait boş senedi sanık …’e verdiği, sanık …’in de bu senedin boş olan kısımlarını gerçeğe aykırı olarak doldurduğu ve eşine ait şirket adına takibe koyması için avukatına verdiği ve 14.01.2014 tarihinde 3. İcra Müdürlüğünün 2014/172 Esas sayılı dosyasında katılan aleyhine icra takibi başlatıldığı iddiasıyla sanıklar hakkında atılı suçlardan kamu davası açılmıştır.
2. Sanıklar atılı suçu işlemediklerine yönelik savunmada bulunmuştur.
3. Antalya Kriminal Polis Laboratuvarının 06.02.2015 tarihli uzmanlık raporu ile, suça konu senette bulunan borçlu ismi ve imzasının katılan eli ürünü olduğu, senedin ön yüzündeki diğer yazıların ise sanık …’nun eli ürünü olduğunu tespit edilmiştir.
4. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; sanık …’nun diğer sanıkların eylemlerinden haberdar olduğuna, onlarla fikir ve eylem birliği içinde hareket ettiğine dair mahkumiyetine yetecek ölçüde, kesin ve inandırıcı bir delilin mevcut olmadığı anlaşılmakla; beraatine, sanıklar … ve …’in ise üzerilerine atılı suçları işledikleri sabit olduğu kanaatine varılarak sanıkların atılı suçlardan mahkumiyetlerine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
A. Sanıklar … ve … Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden
1. Katılan …’nın 2012 yılında, araç kiralama işi yapan sanık …’den araç kiraladığı sırada emanetin 2014/488 sırasında kayıtlı bonoyu imzalayarak diğer kısımları boş şekilde teminat olarak sanık …’e verdiği, katılanın süresi içinde aracı sanık …’e teslim ettiği, sanık …’in teminat olarak aldığı bonoyu yanında olmadığını, daha sonra vereceğini söyleyerek katılana teslim etmediği daha sonra ise sanık … tarafından bononun sanık …’e verildiği, sanık … tarafından icra takibine konu yapıldığının ve bu şekilde icraya konu yapılan bononun sanıklar tarafından hukuka aykırı olarak ellerinde bulundurulduğunun anlaşılması karşısında, birlikte hareket eden sanıkların eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 209 uncu maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen açığa atılı imzanın kötüye kullanılması suçunu oluşturduğu, bu madde yollamasıyla da resmi belgede sahtecilik ve bu şekilde gerçekleştirdikleri sahtecilik fiillerinin de dolandırıcılık suçunun hile unsurunu oluşturduğu anlaşıldığından, tebliğnamedeki bu husulardan bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
2. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık …, sanık …, katılan ve Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.05.2015 tarihli ve 2014/197 Esas, 2015/133 Karar sayılı kararında, sanık …, sanık …, katılan ve Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık …, sanık …, katılan ve Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle sanık … hakkında verilen hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak,sanıklar … ve … hakkında verilen hükümlerin ise Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.05.2023 tarihinde karar verildi.