Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/19061 E. 2023/1849 K. 22.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19061
KARAR NO : 2023/1849
KARAR TARİHİ : 22.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/49 E., 2015/79 K.
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşları vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolanıdrıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz

edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kilis Cumhuriyet Başsavcılığının 10.03.2014 tarihli ve 2014/31 sayılı iddianamesi ile;
a) Nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve 53 üncü maddesi,
b) Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi,
Uyarınca Kilis Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
2. Kilis Ağır Ceza Mahkemesinin 07.04.2015 tarihli ve 2014/49 Esas, 2015/79 Karar sayılı kararı ile ;
a) Nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanunun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 1.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına,
b) Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına,
Karar verilmiştir.
3. Tebliğnamede, EDAŞ görevlilerinin başvuru sonrası belgenin içeriğiyle ilgili araştırma yükümlülüklerinin olup olmadığı tespit edilmeden, elektrik aboneliği için prosedürün nasıl işlediği hususları araştırılmadan, tanık ve mağdur beyanlarındaki çelişkiler giderilmeden eksik araştırma ile her iki suçtan da sanığın mahkumiyetine hükmedildiğine işaret edilerek bozma yönünde görüş bildirilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi, suça konu belgenin yapı sahibi tarafından verildiğine ve kendisi tarafından hazırlanmadığına, dolayısıyla suç işleme kastının olmadığına, bunun yanı sıra suçların oluştuğu kabul edilse dahi belgenin aldatma niteliği yönünden bilirkişi raporunun da alınmadığına, belgede

adına atfen imza atılan …’ün tanzim tarihinde başkan vekili olmaması nedeniyle belgenin yok hükmünde olduğuna ve suç vasfının da basit dolandırıcılık olacağına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Hollanda ülkesinde yaşayan mağdur …’ın Islahiye ilçesinde sekiz daireli imara aykırı taşınmazının bulunduğu, mağdurun binanın elektrik aboneliğinin tesis edilmesi amacıyla sanıkla anlaştığı, bu iş için sanığın mağdurdan 6.000,00 TL menfaat sağladığı anlaşılmıştır.
2. Mağdurun sözü edilen taşınmaz ile ilgili işleri takip etmesi için amcası Ahmet’e de vekalet verdiği, amcasının okur yazar olmadığı, Islahiye Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü adına 27.11.2012 tarihli sahte belgenin TEDAŞ Müdürlüğüne hitaben düzenlenerek mağdura ait taşınmaza elektrik aboneliği tesis edilmesi hususunda sakınca bulunmadığının belirtildiği, bu belgenin TEDAŞ’a verilerek elektrik aboneliğinin tesis edildiği belirlenmiştir.
3.Suça konu belgeyle ilgili ekspertiz raporunun alındığı, belgeyi belediye başkan vekili sıfatıyla imzalayan kişiye atfen atılan imzanın bu kişiye ait olmadığının belirlendiği, belgedeki imzanın sanık ve mağdurun amcasına aidiyetinin de tespit edilemediği, Mahkemece belgenin emsallerinin getirtilerek incelendiği, emsalleriyle benzer olduğunun belirlendiği görülmüştür.
4. Sanık savunmasında belgeyi kendisinin imzalamadığını, yapı sahibi tarafından kendisine verildiğini belirtmiştir.
5. Mağdur …’ın elektrik aboneliği tesis edilen taşınmazı 2007 yılında temeli atılmış vaziyette aldığını, 2011 yılında inşaatına başlandığını, 2012 yılında elektrik işi için sanıkla anlaşarak para verdiğini, amcasına da işlerini takip etmesi için vekaletname verdiğini, paranın bir kısmını peşin bir kısmını da sanığın işi bitirmesi üzerine gönderdiğini, kendisinin sadece kimlik ve tapu örneğini sanığa verdiğini suça konu belgeden haberdar olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
6. Mağdurun amcası tanık K. A. A. ise elektrik işlerinin mağdur tarafından sanığa verildiğini, mağdurun bu iş için sanığa para ödediğini, sanığın verdiği belgeleri kendisinde vekaletname bulunması sebebiyle TEDAŞ’a götürüp verdiğini, kendisinin belge hazırlayıp imzalamadığını, okuma yazmasının da olmadığını belirtmiştir.
7. Tanık A. Ö. TEDAŞ’ın belediyeden gelen yazıların teyidini yapmaksızın elektrik aboneliği işlemlerini başlattığını, mağdurun yurtdışında olması nedeniyle elektrik aboneliği işlemlerini sanığın üstlendiğini yapılan araştırma sonucu öğrendiklerini beyan etmiştir.
8. Mahkemece sanığın belediye adına düzenlediği belgeyi kullanarak menfaat sağladığı kabul edilerek resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Her ne kadar tebliğnamede Hukuki Süreç Bölümünün 3 numaralı paragrafında anlatıldığı üzere eksik araştırma ile hükümler kurulduğu yönünde görüş serdedilmiş ise de, Olaylar ve Olgular bölümünün 5 ve 6 ncı paragraflarında açıklandığı üzere, mağdur ve amcası tanığın beyanlarının birbirini tamamladığı ve çelişki arzetmediği, ayrıca aynı bölümün 7 nci paragrafında anlatıldığı şekilde TEDAŞ’ın belediye tarafından abonelik tesisisine ilişkin ilgili belediyenin yazısı üzerine herhangi bir araştırma ve teyit yapmaksızın elektrik aboneliğini tesis ettiği yönündeki belediye yetkilisinin beyanları karşısında bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
B. Sanığın Temyizi Yönünden
1. Sanık hakkında kurulan hükümlerde suça konu belgenin sahteliğinin sabit olması, mağdur ve tanık beyanlarına göre bu belgenin de bulunduğu elektrik proje dosyasının sanık tarafından tanzim edildiğinin belirlenmesi ve suça konu belgeye emsal belgenin getirtilerek mahkemece gözlemlenmesi nedenleriyle suçların vasfında ve mahkemenin sübuta yönelik kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suçların vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kilis Ağır Ceza Mahkemesinin 07.04.2015 tarihli ve 2014/49 Esas, 2015/79 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, resmi belgede sahtecilik suçu yönünden oy birliği nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden Yargıtay üyeleri Arif Atılgan ve …’ın hükmün bozulması yönünden karşı oyları ve oy çokluğuyla ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.03.2023 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY

Mağdur olarak belirtilen Haşan Akçan’ın kendi beyanına göre, üzerinde temel bulunan yeri 2007 yılında ev yaptırmak için satın aldığı, 2011 yılında inşaatı başlattığı, elektrik bağlatmak için sanığın bürosuna gittiği, 6.000 TL ye anlaştığı, kimlik ve tapu kaydının fotokopisini verdiği, düzenlenen birkaç evraka imza attığı, 3000TL yi peşin verdiği, elektrik bağlanınca geri kalan kısmı 3000 TL yi de sonradan verdiğini beyan ettiği, sanığın inşaatlara elektrik projesi yaptığı, mağdurun sekiz dairesine elektrik bağlatmak üzere anlaştığı, mağdurun işleri takip etmesi için bir yakınına haber verdiği, tekrar Hollanda’ya geri döndüğü,
İnşaatın herbir dairesine dask sigortasının yapıldığı, her daire için elektrik bağlantı bildirimi formlarının mağdur adına 29.12.2012 tarihinde doldurulduğu, suça konu mağdur Haşan Akçan’a ait binanın 2004 tarihinden önce yapıldığı 3 katlı 8 daireye elektrik verilmesinde sakınca olmadığına dair 27.11.2012 tarihli İslahiye belediye başkan vekili … adına imzalanmış sahte belge eklenerek mağdura ait 8 daireye elektrik aboneliği tesis edildiği, belediye tarafından binaya elektrik bağlandığının tespiti üzerine sahteciliğin ortaya çıktığı ve belediyenin şikayetçi olduğu,
Suça konu sahte belgede imzası taklit edilen tanık … 25.11.2014 tarihli sunduğu dilekçesinde (sahte belgede belirtilen binanın 2009-2013 yılları arasında kaçak olarak yapılmış bir bina olduğunu) bildirdiği olayda;

Mağdurun temelden 2007 yılında aldığı ve kendi beyanına göre 2011-2012 yıllarında inşaatı 3 kat 8 daire olarak yaptığı, yapı ve iskan ruhsatı bulunmayan dairelere normal yoldan elektrik bağlatamadığı için bu işlerle uğraşan Bozkurt inşaatla anlaştığı, sanığında gerekli ödemeleri tanık yakını olan Küçük Ahmet Akçan’a yaptırarak ve belgeleri hazırlayarak elektrik idaresine teslim ettiği ve elektrik bağlattığı, suça konu 27.11.2012 tarihli İslahiye Belediye başkan vekili imzalı belgenin sahte olarak düzenlendiğinin tespit edildiği, mağdurun kaçak olarak 2011-2012 tarihlerinde yaptırdığı inşaata elektrik bağlatamayacağını bilmesi gerektiği, 2004 tarihinden önce yapıldığı belirtilerek, belediyeden verilmiş gibi sahte belge oluşturularak elektrik bağlanmasının sağlandığı, dosya münderacatından elektrik aboneliğinin devam ettiğinin anlaşıldığı, mağdurunda işinin hallolması nedeniyle şikayetinin bulunmadığı, hileli davranışlarla mağdurun aldatılarak kendisine veya başkasına bir yarar sağlamanın sözkonusu olmadığından dolandırıcılık suçunun unsurlarının bulunmaması nedeniyle sanığın dolandırıcılık suçundan beraatine karar verilmesi görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun dolandırıcılıktan verilen hükmün onanması yönündeki görüşüne karşıyız. 22.03.2023