Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/19078 E. 2023/3193 K. 25.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19078
KARAR NO : 2023/3193
KARAR TARİHİ : 25.04.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.05.2015 tarihli ve 2014/303 Esas, 2015/148 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; dolandırıcılık suçu yönünden verilen beraat hükmünün yerinde olmadığına, resmi belgede sahtecilik suçu yönünden alt sınırdan ceza tayini nedeniyle kararın bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, kimden ve ne şekilde aldığını ispat edemediği suça konu çeki önceden almış olduğu borç karşılığında kullandığı iddia ve kabul edilmiştir.
2. Kriminal rapor ile, suça konu çekin tamamen sahte olduğu ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğu tespitleri yapılmıştır.
3. Sanık aşamalardaki savunmalarında, suça konu çeki … Plastik Ltd. Şti.’nin satın alma kısmında çalışan … …’tan, adı geçen şirket ile 2012 yılındaki ticaretinden … alacağına karşılık aldığını, kendisinin de aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklanan borcuna karşılık …’e verdiğini, katılan …’e çeki kendisinin vermediğini, … çeki tahsil edemeyince … ve … ile biraraya geldiklerini, …’e çek bedelini ödeyeceğini söylediğini, banka yoluyla 2.000,00 TL gönderdiğini, kolluk beyanında, çeki aldığı … …’un 0549 446 (..) (..) numaralı telefonu kullandığını ve en son 4 ay önce görüştüklerini, kovuşturma aşamasında ise … …’un kendisine çekin üst kısmına not aldığı 0532 350 (..) (..) numaralı telefonu verdiğini beyan etmiştir.
4. … Plastik Ltd. Şti. yetkilisi …’ın beyanları, suça konu çek üzerindeki kaşe ve imzanın kendilerine ait olmadığına, şirketin 2010 yılından beri ticari faaliyetini durdurduğuna, şirketlerinde … … isimli bir çalışanın hiç olmadığına yöneliktir.
5. Yapılan yargılama sonunda, sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine, suça konu çekin önceden … borca karşılık sonradan verildiğinin anlaşılması nedeniyle unsurları oluşmayan nitelikli dolandırıcılık suçundan beraatine ilişkin temyiz incelemesine konu hükümler verilmiştir.
6. Sanık hakkında gerekçeleri açıklanmak suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 62 nci ve 51 inci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca takdiri indirim, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmadığı anlaşılmıştır.
7. Suça konu çekin dosyada delil olarak saklanmasına karar verildiği ve denetime imkan verecek şekilde dosya arasında bulunduğu görülmüştür.

IV. GEREKÇE
A. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu yönünden yapılan incelemede:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden yapılan incelemede:
Sanığın, suça konu çeki alacağına karşılık kendisine verdiğini iddia ettiği … …’un kullandığını söylediği 0549 446 (..) (..) numaralı hattın … adlı kişiye ait olduğu konusunda araştırma yapılmış ise de, … …’a ait olup suça konu çekin arkasının üst kısmına not aldığını beyan ettiği 0532 350 (..) (..) numaralı hat konusunda herhangi bir araştırma yapılmadığının anlaşılması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, sanığın suça konu çeki aldığını ifade ettiği … …’un kullandığını söylediği ve çek üzerine not aldığı telefon üzerinden bu kişiye ulaşılarak konu ile ilgili beyanları alınmadan ve bu şahıs ile sanığın yazı örneklerinin çekteki yazı örnekleri ile karşılaştırılarak kime ait olduğu hususunda gerekli araştırma yapılmadan eksik inceleme ve araştırma ile sanığın mahkumiyetine hükmedilmesi, nedeniyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Bilişim Sistemlerinin, Banka Veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.05.2015 tarihli ve 2014/303 Esas, 2015/148 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.05.2015 tarihli ve 2014/303 Esas, 2015/148 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.04.2023 tarihinde karar verildi.