Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/19086 E. 2023/1318 K. 07.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19086
KARAR NO : 2023/1318
KARAR TARİHİ : 07.03.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/100 E., 2015/104 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.03.2015 tarihli ve 2014/100 Esas, 2015/104 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Katılan …’a yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 28.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Katılan …’a yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 30.820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
3. Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 53 ve 63 üncü maddeleri uyarınca iki kez 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
Karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 10.10.2019 tarihli ve 2015/266002 sayılı, hükümlerin onanması görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, atılı suçları işlemediğine, suçsuz olduğuna, katılan …’dan malzeme almadığına, katılan …’in ise zararını giderdiğine ve kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın kendisini katılan …’a inşaat işleri yapan bir kişi olarak tanıtıp samimiyet kurduğu, katılandan inşaat malzemesi alarak karşılığında 17.250,00 TL’lik çeki ciro ederek verdiği ve ayrıca cebinden bir çek daha çıkartarak yazısının iyi olmaması bahanesiyle çekin ön yüzünü katılana doldurttuğu; bu olaydan sonra katılan …’a düzenlettiği 18.500,00 TL bedelli ikinci çeki katılan …’e, ondan kiraladığı aracın kiralama bedeline karşılık verdiği, suçlara konu çeklerin tamamen sahte olduğunun kriminal raporu ile tespit edildiği, sanığın çekleri aldığını belirttiği …’a ait telefon numarasının sanığa ait olduğu, bu kişinin çalıştığını beyan ettiği yerde … diye birinin bulunmadığı, sanığın belirttiği Muhammed’in hayali ve uydurma bir kişi olduğu anlaşıldığından sanığın iki kez bankanın araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin iddia ve kabul edildiği anlaşılmıştır.

2. Sanık, suça konu çeklerin sahte olduğunu bilmediğini savunmuş, soruşturma aşamasındaki ifadesinde, çekleri … isimli bir kişiden aldığını belirtmiş kovuşturma aşamasındaki alınan savunmasında, çekleri aldığı kişinin asıl isminin … olduğunu belirttiği görülmüştür.
3. Sanığın ayrıca aşamalarda katılan …’in zararını giderdiğini, …’dan ise mal almadığını savunduğu anlaşılmıştır.
4. Katılan … soruşturma aşamasında, sanığın kendisinden araç kiraladığını bedelini çekle ödediğini, çekin sahte çıktığını, zararının 2.500,00 TL olduğunu belirterek şikâyetçi olduğu; dosyada katılana ait 03.01.2014 tarihli zararının giderildiği ve şikâyetinden vazgeçtiğine ilişkin dilekçenin bulunduğu; kovuşturma aşamasında ise, zararının giderilmediğini, şikâyetçi olduğunu belirttiği anlaşılmıştır.
5. Katılan …, soruşturma aşamasında sanığın kendisinden sahte çek vererek inşaat malzemesi almaya çalıştığını belirtmesine rağmen, kovuşturmada inşaat malzemelerini sanığa teslim ettiğini, zararının giderilmediğini belirtmiştir.
6. Suça konu çeklerin tamamen sahte olduğuna, aldatıcılık niteliğinin bulunduğuna, çek üzerindeki yazı ve imzalara ilişkin ekspertiz raporları, banka yazıları, şikâyetçi Hamdi’nin beyanı, sanığın çekleri aldığı kişiye ait olduğunu belirttiği telefon numarasının kendisine ait olduğuna ilişkin Turkcell A.Ş.’nin yazısı ile adresinde … isimli bir kişinin bulunmadığına ve tanınmadığına ilişkin kolluk tutanağı, emanet eşya makbuzu, keşidecisi şikâyetçi Hamdi’ye ait şirket olan suça konu çek örnekleri, oto kira sözleşme fotokopisi dosya arasındadır.
7. Sanığa ait güncel adli sicil kaydı UYAP üzerinden dosya arasına alınmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli ve 2013/11-397 Esas, 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun’un “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan sahtecilik suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulünün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekeceği de gözetilerek, açıklanan ilkeler doğrultusunda; sanığın 19.12.2013 tarihinde tamamen sahte olarak oluşturulmuş suça konu 17.250,00 TL bedelli çeki katılan …’a; yine tamamen sahte olarak oluşturulmuş 18.500,00 TL bedelli çeki de aynı gün katılan …’e’e vermesi şeklinde gerçekleşen eylemlerin bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlenen zincirleme şekilde sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeden iki ayrı resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükümleri kurulması hukuka aykırı bulunmuştır.
B. Sanık Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
1. Ayrıntılarına Olay ve Olgular başlığında yer verilen savunma ve beyanlar ile katılan …’e ait 03.01.2014 tarihli zararının giderildiği ve şikâyetinden vazgeçtiğine ilişkin dilekçe karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, katılanların yeniden beyanlarına başvurularak, katılan …’den 03.01.2014 tarihli dilekçenin kendisine ait olup olmadığı, zararının giderilip giderilmediğinin sorulması, katılan … yönünden ise, çek karşılığı sanığa inşaat malzemesi verip vermediğine ilişkin beyanlarındaki çelişki giderilip sanığa çek karşılığı mal verilip verilmediği kesin olarak tespit edildikten sonra sanık hakkında etkin pişmanlık ve teşebbüs hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma ile hükümler kurulması,
2. Adli emanette kayıtlı suça konu çeklerin akıbeti hakkında karar verilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.03.2015 tarihli ve 2014/100 Esas, 2015/104 Karar sayılı yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.03.2023 tarihinde karar verildi.