Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/19150 E. 2023/3033 K. 12.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19150
KARAR NO : 2023/3033
KARAR TARİHİ : 12.04.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.04.2015 tarihli ve 2014/47 Esas, 2015/129 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Katılan …’ya karşı resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkrası, 62 nci, ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına
2. Katılan … Ltd.Şti’ne karşı resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
3. Katılan … Ltd.Şti’ne karşı resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
4. Katılan … Ltd.Şti’ne karşı nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 62, 52, 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 100.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
5. Katılan … Ltd.Şti’ne karşı nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 83.330,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık …’nın temyiz istemi, herhangi bir gerekçe içermemektedir.
2. Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; sanığın gerçek …’yı tanımaması, … kimliğini kullanan kişiden şirketi devir alması, dolandırıcılıkta kullanılan çeklerin bankadan alınan gerçek çekler olması, şirket müdürü olarak bu çekleri imzalayıp vermesi ile sahtecilik suçunun oluşmaması nedeniyle resmi belgede sahtecilik suçu yönünden verilen mahkumiyet hükümlerinin bozulmasına; şirket adına alınmış çekler ile katılanlara yönelik dolandırıcılık suçunu şirket ortağı ve yetkilisi olarak işlemesi nedeniyle TCK’nin 158 inci maddesinin (h) bendi uyarınca cezalandırılması yerine farklı gerekçeyle cezalandırılması nedeniyle hükümlerin bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın gerçek kimlik bilgileri tespit edilemeyen …, … …, … … isimlerini kullanan kişilerle fikir ve eylem birliği içerisinde … Madencilik, İnş… Ltd. şirketinin hisselerini … kimliğini kullanan gerçek kimliği tespit edilemeyen kişiden devralıp şirket yöneticisi olarak mal almış olduğu firmalara şirketi adına çekler düzenleyip verdiği, daha sonra şirketin ofis ve şubelerini kapatarak ortadan kayboldukları, bu şekilde piyasadan şirket yetkilisi ve tacir ünvanını kullanmak suretiyle menfaat temin ederek tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı ve sahte hisse devir sözleşmesi düzenlettirmek suretiyle de resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla hakkında kamu davası açılmıştır.
2. Sanık soruşturma aşamasındaki ifadesinde, kendisinin … … aracılığıyla şirkete şoför olarak girdiğini, şirketin gerçek sahibinin … … olduğunu, … …’ın kendilerinin borçları olduğu için kredi çekemediklerinden dolayı geçici olarak şirketin sahibi olarak kendisini göstermeyi teklif ettiğini, ekonomik durumu iyi olmadığından kabul etmek zorunda kaldığını, şirket hisselerinin …’dan kendi adına devredildiğini, 2011 Aralık ayında işten çıkarıldığını suçlamaları kabul etmediğini; yargılama aşamasında yakalama ile alınan sorgusunda ise, …’nın patronları olduğunu, … …’ın kendisine müdürlük teklif ettiğini … isimli kişinin hisselerini sahte belgelerle kendi üzerine devredildiğinden uzun süre haberinin olmadığını beyan etmiştir.
3. … Madencilik Limited Şirketi hisselerinin, 08.06.2011 tarihinde …’ya, 01.08.2011 tarihinde ise sanık …’ya devredildiği görülmüştür.
4. Mahkemece, sanığın sahte kimlik kullanan kişiden … adına olan şirket hisselerini noterden devraldığına dair işlem yapmış olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca mahkumiyetine; … Ltd. Şti.ne karşı, 2011 yılı Kasım ayı içerisinde şirketten aldığı malzeme karşılığında ve toplam değeri 60.127 TL olan çekleri vermesi, çeklerin ödenmemesi ve İstanbul 4 İcra Müdürlüğü vasıtasıyla takibe konulması hususları, suça konu çekler, fatura örnekleri ve tüm dosya kapsamı ile sabit olduğundan sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 158 maddesinin birinci fıkrasının f bendinde yaptırıma bağlanan dolandırıcılık suçunu ve sahte nüfus cüzdanı yoluyla şirket adına alınan suça konu çekler kullanıldığından bu çeklerden dolayı resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu kabul edilerek mahkumiyetine; katılan … Ltd. Şti.ne karşı, 2011 yılı Kasım ayında şirketten aldığı inşaat malzemeleri karşılığında Denizbank Kavacık Şubesine ait 50.000 TL bedelli çekin verilmesi, bankaya ibrazında karşılığının olmadığının tespit edilmesi, çek altındaki imzanın sanığa ait olduğunun sabit olması nedeniyle, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve aynı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince mahkumiyetine karar vermiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sahteliği Sabit Oluncaya Kadar Geçerli Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı gereğince 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
2. Dosya kapsamı, tanık ve katılan beyanları, sanığın aşamalardaki çelişkili savunmaları ile şirketteki aktif rolü birlikte değerlendirildiğinde; sanığın başından itibaren açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen şahıslarla beraber atılı suçları işleme kastıyla hareket ettiği, suça konu devir sözleşmesinde sahte … kimliği kullanılarak işlem yapıldığı dosya kapsamından anlaşılmakla hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Cumhuriyet Savcısının ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 225 inci maddesi uyarınca hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiil ve failden ibaret olup, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılarak açılmayan davadan yargılama yapılıp hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı; İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 29.01.2014 tarihli ve 2014/6739 Esas sayılı iddianamesi ile sanıkların noterde tasdik edilerek Ticaret Sicilinde ilanı yapılan hisse devri sözleşmesini sahte olarak düzenleterek resmi belgede sahtecilik suçunu işledikleri iddiası ile dava açılmış olduğu, sanıklarca mal alımında kullanılan çeklerin sahte olarak düzenlenmesi nedeniyle açılmış bir dava bulunmadığı gözetilmeden sanık hakkında çeklerin sahte olarak düzenlenmesi nedeniyle iki kez resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 225 inci maddesine aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık
1. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 29.01.2014 tarihli, 2014/6739 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın … Madencilik Şirketini kullanarak bankalardan çek karneleri aldığı, piyasadan alışveriş yaparak karşılığında bu çekleri verdikten sonra şirketin ofis ve şubelerini kapatıp kayıplara karıştığı, bu şekilde piyasadan şirket yetkilisi ve tacir unvanını kullanarak menfaat temin ettiği belirtilerek 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde düzenlenen “Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık” suçunu işlediği iddiasıyla dava açıldığı, sanığın mal alımında kullandığı çeklerin şirket adına düzenlenmiş gerçek çekler olduğu ve çekleri düzenlemeye yetkili olan sanık tarafından düzenlendikleri anlaşılmakla, kullanılan çeklerin sahteliğinden bahsedilemeyeceği, ancak sanığın tacir ve şirket yöneticisi unvanlarını kullanarak baştan itibaren dolandırıcılık kastıyla hareket etmesi nedeniyle eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde düzenlenen “Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca mahkumiyet hükümleri kurulması,
2. Kabule göre de;
a. 5237 sayılı Kanun’un 53 ncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
b. Sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesiyle yapılan değişiklik gözetilmeden, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine ilişkin ihtarat yapılması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Sahteliği Sabit Oluncaya Kadar Geçerli Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.04.2015 tarihli ve 2014/47 Esas, 2015/129 Karar sayılı kararında Cumhuriyet Savcısı ve sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Resmi Belgede Sahtecilik ve Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) ve (C) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.04.2015 tarihli ve 2014/47 Esas, 2015/129 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.04.2023 tarihinde karar verildi.