YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19225
KARAR NO : 2023/2979
KARAR TARİHİ : 12.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.05.2015 tarihli ve 2014/230 Esas, 2015/122 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 66.666,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına
b. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına
Karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 10.10.2019 tarihli ve 2015/241880 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi; atılı suçları işlemediğine, çeki kendisinin vermediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, katılan …’dan satın almış olduğu 1972 model Champion marka greyder karşılığında aralarında sözleşme yaparak suça konu 40.000,00 TL bedelli çeki verdiğini, çekin bankaya ibrazında tamamen sahte oluşturulduğunun belirlendiğini bu şekilde sanığın atılı suçları işlediğinden bahisle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık, katılan ile aralarında alışveriş olduğunu üç adet hurda kamyon aldığını bu kamyonlardan bir tanesinin Sinop ilinde olması nedeniyle onu almaya gittiği esnada kendisinin 13.08.2013 tarihli sözleşmeyi sadece imzaladığını içeriğinden bilgisinin olmadığını, söz konusu çeki kendisinin vermediğini savunmuş olduğu belirlenmiştir.
3. Katılan, soruşturma aşamasında alınan beyanların sanığın çeki kendisinin yanında ciro ettiğini belirtmiş olmasına rağmen daha sonraki beyanlarında kendisinin Çankırı’da bulunması nedeniyle sözleşmeyi oğlu Samet tarafından düzenlendiğini çeki de …’in aldığını belirtmiş olduğu anlaşılmıştır.
4. Tanık S.A., babasının kendisine vermiş olduğu talimat üzerine …’a greyderi teslim etmek ve bunun karşılığında anlaşılan şekilde 40.000,00 TL bedelli çeki almak amacıyla sanık … ile Çarşamba ilçe merkezinde bulunan … adlı kafede buluştuklarını, 13.08.2013 tarihli sözleşmeyi kendisinin düzenlediğini, şahit olarak amcasının oğlu olan M.A.’nın bu belgeye imza attığını, bunun karşılığında sanık … tarafından suça konu 40.000,00 TL bedelli çekin ciro edilmiş şekilde kendisine teslim edildiğini belirtmiş olduğu anlaşılmıştır.
5. Tanık M.A., katılan …, ve sanık ile birlikte buluştuklarını ve sözleşmeyi düzenlediklerini çeki de sanıktan aldıklarını, ancak …’in acil işinin çıkması nedeniyle sözleşmeyi onun yerine Samet’in imzaladığını belirtmiş olduğu anlaşılmıştır.
6. Sanığın eylemi neticesinde atılı suçlara ilişkin olarak alınan kriminal raporlarına göre, çekin tamamen sahte olarak oluşturulduğunu, aldatma kabiliyetini haiz olduğunu, sözleşme üzerindeki …’a ait isim altına atılı imzanın sanığın kendisine ait olduğu, çekin üzerindeki yazı ve imzaların ise …’ın eli ürünü olduğunu gösterir nitelikte kaligrafik ve grafolojik bulgunun bulunmadığını, çek ve sözleşme üzerindeki yazı ve imzaların aynı şahıs eli ürünü olduğunu gösterir nitelikte kaligrafik ve grafolojik bulgunun bulunmadığını, ayrıca çek üzerindeki yazı ve imzaların tanık Samet’in eli ürünü olduğunu gösterir nitelikte benzer/ortak grafolojik hususiyetlerin de tespit edilemediğinin bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
7. Mahkemece suça konu çek üzerinde gözlem yapılığı anlaşılmıştır.
8. Mahkemesince sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarının sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Sanığın, katılan …’dan satın almış olduğu 1972 model Champion marka greyder karşılığında aralarında sözleşme yaparak suça konu 40.000,00 TL bedelli çeki verdiğini, çekin bankaya ibrazında tamamen sahte oluşturulduğunun belirlendiğini bu şekilde sanığın atılı suçları işlediği iddia olunan olayda; sanığın aşamalarda değişmeyen savunmasında katılan ile aralarında alışveriş olduğunu ancak kendisine çek vermediğini, sözleşmeye sadece imza attığını içeriği konusunda bilgisinin olmadığını kendisinden hurda kamyon aldığını greyder almadığını belirtmiş olup savunmasında belirtilen kamyonlar ve çek verilemesine konu olan 1972 model Champion marka greyderin araştırılmamış olması karşısında gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkartılması açısından katılanın sanığa teslim ettiklerini belirttiği söz konusu greyderin araştırılarak böyle bir araç olup olmadığının şirket kayıtlarından da bakılarak tespit edilmesi ile toplanan delillerin sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
Kabule göre;
Nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden; 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezası belirlenirken, tespit olunacak temel gün, suçtan elde edilen haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden artırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun’un 52 inci maddesi uyarınca, 20,00-100,00 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması suretiyle tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden, adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısı 150 gün olarak belirlendikten sonra sonuç cezanın haksız elde olunan yararın iki katına çıkartılması ve bu miktar üzerinden uygulama yapılması suretiyle, sanık hakkında fazla adli para cezası tayin edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.05.2015 tarihli ve 2014/230 Esas, 2015/122 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.04.2023 tarihinde karar verildi.