YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19244
KARAR NO : 2023/1180
KARAR TARİHİ : 01.03.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.03.2015 tarihli ve 2014/268 Esas, 2015/92 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve aynı fıkranın son cümlesi, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 62.820 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 51 ve 53 üncü maddeleri uyarınca hükmolunan 1 yıl 8 ay hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; suçsuz olduğuna, yüklenen suçlarla alakasının olmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanın, ticari ilişki kapsamında temyiz dışı sanık …’den almış olduğu keşidecisi … olarak görünen hamiline düzenlenmiş 10.06.2013 keşide tarihli ve 37.700 TL bedelli çekin sahte olduğunu anlaması üzerine yapılan şikâyet nedeniyle başlatılan soruşturma sonucu sanık …’nin temyiz dışı sanık … ile iştirak iradesi içerisinde hareket ederek banka veya kredi kurumlarının … olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işledikleri iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. … Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğinin 02.05.2014 tarihli uzmanlık raporunda, suça konu çekin külliyen sahte olarak tanzim edildiği ve sade vatandaşlar açısından aldatma kabiliyetini haiz olduğu, çekin arka yüzündeki 1. ciranta bölümünde yer alan yazı ve imzanın … eli ürünü olduğu, çekin ön yüzündeki keşideci imzasının … eli ürünü olmadığı, söz konusu imza ile … ve …’ın mevcut mukayese imzaları arasında uygunluk tespit edilemediği, çekin ön yüzündeki el yazıları ile …, … ve …’ın mevcut mukayese imzaları arasında uygunluk tespit edilemediği belirtilmiştir.
3. Katılan özetle; sanık …’nin aracılığıyla ve kefil olması üzerine sanık …’a teslim ettiği 40.000 TL’lik demir profil karşılığında sanık …’tan suça konu çeki aldığını, suça konu çekin sahte olduğunu anlaması üzerine bir kısım demir profili geri aldığını, 5400 TL zararının bulunduğunu beyan etmiştir.
4. Temyiz dışı sanık … aşamalarda özetle, sanık …’ye sattığı domates karşılığında …’den aldığı suça konu çeki, satın aldığı demir profil karşılığında katılana verdiğini, çekin sahte olduğunu bilmediğini beyan etmiştir.
5. Sanık … aşamalarda özetle; sanık …’la ticari ilişkisinin olduğunu ancak suça konu çekle ilgisinin bulunmadığını beyan etmiştir.
6. Mahkemece, iştirak iradesi içerisinde hareket eden sanıkların katılana karşı suça konu çeki kullanmak suretiyle resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işledikleri kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
1. Dosya kapsamına göre, duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdanı kanıya ulaşan Mahkemenin takdir ve kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanık Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
1. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen katılan 5.400 TL zararı olduğunu beyan ettiği hâlde elde edilen haksız menfaatin 37.700 TL olduğu kabul edilerek uygulama yapılması dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle … Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.03.2015 tarihli ve 2014/268 Esas, 2015/92 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle … Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.03.2015 tarihli ve 2014/268 Esas, 2015/92 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından “3770’şer”, “3141’er” ve “62.820’şer” ibarelerinin çıkartılıp yerlerine sırasıyla “beş yüz kırkar”, “dört yüz ellişer” ve “dokuz biner” ibarelerinin yazılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, bozma gerekçesine göre adli para cezasının uygulanmasına ilişkin düzeltmenin hükmü temyiz etmeyen sanık …’e SİRAYET ETTİRİLMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.03.2023 tarihinde karar verildi.