Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/19281 E. 2023/1747 K. 21.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19281
KARAR NO : 2023/1747
KARAR TARİHİ : 21.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/379 E., 2015/139 K.
SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A.Fethiye Ağır Ceza Mahkemesinin 28.04.2015 tarihli ve 2014/379 Esas, 2015/139 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında
1. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. Özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Karar verilmiştir.
B.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca,
Sanık hakkında kurulan hükümlerin onanması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, sahtecilik ve dolandırıcılık kastının bulunmadığına, samimi ikrarda bulunduğuna, cezaevinde olması nedeniyle faturayı ödeyemediğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’nın, akrabası olan mağdur …’a ait sürücü belgesinin fotokopisini bir şekilde ele geçirip, bu sürücü belgesi fotokopisini kullanarak mağdur … adına attığı sahte imza ile Türkcell İletişim Hizmetleri A.Ş’den abonelik sözleşmesi düzenleyerek GSM hattı aldığı ve bu GSM hattına ilişkin bir kısım faturaları ödemeyerek mağdur hakkında icra takibi yapılmasına neden olduğu anlaşılmıştır. Suça konu hatta ait abonelik sözleşmesi, …’a ait sürücü belgesi fotokopisi, Söke Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğinin 12.11.2013 tarihli uzmanlık raporu, Turkcell A.Ş.’nin 05.02.2014 ve 16.02.2015 tarihli yazılarının dosya arasında bulunduğu görülmüştür.

2. Mahkemece, sanık hakkında, Emniyet Müdürlüğü’nün maddi varlığı olan sürücü belgesi fotokopisinin kullanılarak eylemin gerçekleştirilmesi nedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık ve sahte abonelik sözleşmesi düzenlemesi nedeniyle özel belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılmasına ilişkin temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Ancak; sanığın aşamalarda zararı giderdiğini savunması, fatura bedellerinin ödenmiş olduğuna ilişkin Turkcell A.Ş.’nin 05/02/2014 ve 16/02/2015 tarihli yazıları ile mağdur …’ın maddi bir zararının olmadığını, şikayetçi olmadığı yönündeki beyanı karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.
B. Sanık Hakkında Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Sanığın, mağdurun kimlik bilgilerini kullanarak bilgi ve rızası dışında GSM hattı abonelik sözleşmesi düzenlettirmesi eyleminin; suç ve hüküm tarihinden önce 10.11.2008 tarihli ve 27050 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun (5809 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinin onuncu fıkrası ile 56 ıncı maddesinin ikinci fıkrasındaki “İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez” ve beşinci fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükümleri karşısında, özel hüküm niteliğinde ve ön ödeme kapsamında bulunan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56 ncı maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilerek, sanığa usulüne uygun şekilde ön ödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, suç vasfında hataya düşülerek özel belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması,
2. Sanığın eylemine uyan 5809 sayılı Kanun’a aykırılık suçunda ön ödemenin gerçekleşmemesi halinde; hükümden sonra 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması ve yine hükümden sonra 05.07.2022 tarih ve 31887 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7417 sayılı Kanun‘un 52 nci maddesiyle 5809 sayılı Kanun’a eklenen “Dava ve cezaların ertelenmesi” başlıklı geçici 7 nci madde ile “kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine karar verilir” hükmü gereğince sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümündeki A ve B bentlerinde açıklanan nedenlerle Fethiye Ağır Ceza Mahkemesinin 28.04.2015 tarihli ve 2014/379 Esas, 2015/139 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.03.2023 tarihinde karar verildi.