YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19344
KARAR NO : 2023/1280
KARAR TARİHİ : 07.03.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/140 E., 2015/121 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.04.2015 Tarihli ve 2015/140 Esas, 2015/121 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’un (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrüre,
2. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f,son) bendleri, 52 nci maddenin ikinci fıkrası, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 6 ay hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerüre Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; samimi ikrarı, iyi hali, müştekinin zararını gidereceğini beyan etmesine rağmen hakkında lehe hükümlerin uygulanmaması nedeniyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın müşteki …’den aldığı … plakalı araç karşılığı suça konu Akbank Salıpazarı şubesine ait Z5914217 numaralı, lehtarı … olan sahte çeki vermek suretiyle resmi belgede sahtecilik ve banka ve kredi kurumlarının aracı kılınması suretiyle dolandırıcılık suçlarını işlediği iddiasıyla dava açılmıştır.
2. Müşteki … … plakalı aracını, kendisini … olarak tanıtan şahsa sattığını, aracın devrini yanında çalıştığını söylediği … adına aldığını, araç karşılığı olarak müşteri çeki olduğunu söylediği 15.750,00 TL değerindeki çeki verdiğini, tahsil için bankaya gittiğinde çekin sahte olduğunu öğrendiğini, kendisini dolandıran kişi ve kişilerden şikayetçi olduğunu beyan etmiştir.
3.Müşteki …, Sami olarak bildiği fakat Hüseyin olarak da hitap edilen sanıktan alacağı olduğunu, sanığın borcuna karşılık araba vermek istediğini, kendisinin de bunu kabul ettiğini, birlikte notere giderek …’den bu aracı aldıklarını, Sami olarak bildiği şahsın ödemeyi çek ile yaptığını gördüğünü, kendisinin aracı başkasına sattığını beyan etmiştir.
4.Sanık iddianamede anlatılan olayların doğru olduğunu, kendisini … olarak tanıttığını, suça konu çeki para karşılığı aldığını ancak sahte olduğunu bilmediğini, cezaevinden çıkınca müştekinin zararını gidereceğini, pişman olduğunu beyan etmiştir
IV. GEREKÇE
1. Suç tarihine göre meydana gelen zararın ağırlığı karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın kastının yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak sanık hakkında belirlenen temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerektiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulanması Mahkemenin takdirinde olup Mahkemece sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında takdiri indirim nedeni uygulanmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirildiği; gerekçede “sanığın ödemede bulunmadığı ve sabıka kaydı göz önüne alındığından”, hükümde “sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonra ve yargılama süresinden sonraki davranışları göz önüne alınarak” şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeye istinaden sanık hakkında takdiri indirim nedeni uygulanmamasına karar verildiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesiyle yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya
içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
5. Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.04.2015 tarihli ve 2015/140 Esas, 2015/121 Karar sayılı kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, tekerrüre esas alınan Mersin 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 10/10/2013 tarih, 2013/575 Esas, 2013/410 Karar sayılı mahkûmiyet hükmünün Dairemizin 2019/15909 Esas, 2020/102 Karar sayılı ilamı ile bozulduğu ve henüz kesinleşmediği bu nedenle tekerrüre esas alınamayacağı, tekerrüre esas başka adli sicil kaydının bulunmadığının gözetilmemesi, dışında bir hukuka aykırılık görülmemiş, söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.04.2015 tarihli ve 2015/140 Esas, 2015/121 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkralarından tekerrür uygulamasına ilişkin paragrafların çıkartılması suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.03.2023 tarihinde karar verildi.