YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19368
KARAR NO : 2023/3408
KARAR TARİHİ : 02.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.05.2015 tarihli ve 2013/186 Esas, 2015/139 Karar sayılı kararı ile
1. Sanıkların kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine,
2. Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyiz isteği; sanıklara atılı kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu sübut bulduğundan sanıkların cezalandırılmaları gerektiğine ve re’sen gözetilecek nedenlere ilişkindir.
2. Sanık … müdafiinin temyiz isteği; resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, delillerin takdirinde hata edildiğine, lehe olan hükümlerin uygulanmadığına, re’sen gözetilecek nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Mahkemece; sanık …’in kendisine ait muhasebe bürosunun bulunduğu, diğer sanıklar … ve …’u burada çalışıyormuş gibi göstererek işe giriş bildirgelerini katılan kuruma bildirdiği ve ayrıca aylık prim ve hizmet bildirimlerinde bulunduğu, söz konusu işlemleri e-imzalı olarak gerçekleştirdiği, ancak sanıklar … ve …’un bu iş yerinde hiç çalışmadıklarının anlaşıldığı, bu şekilde sanıkların üzerlerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediklerinden ayrı ayrı cezalandırılmalarına (sanıklar … ve … hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları itirazın reddi ile kesinleşmiştir), her ne kadar sanıklar hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmış ise de, sanık … için tedavi harcaması yapıldığı, sosyal devlet olmanın gereği olarak tedavi harcaması yaptırılmasının dolandırıcılık suçunu oluşturmayacağı anlaşıldığından sanıkların bu suçtan ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.
2. Sanıkların üzerlerine atılı suçlamaları tevilli olarak ikrar ettikleri belirlenmiştir.
3. Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, katılan kurumun cevabi yazıları ve raporları, tanıklar Ü.E., M.Ö., E.T., S.N.nin beyanları, sanıkların adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar Hakkında Kamu Kurum Ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
1. Sanıkların katılan kurumun denetim imkanını ortadan kaldıracak mahiyette hileli hareketlerinin bulunmaması, kurumun kendisine bildirilen iş yerlerini ve işe giriş bildirgelerini her zaman denetleme yetkisinin bulunması, sanıkların sigorta primlerini kuruma yatırmış olmaları halinde 5510 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesince primlerin irat kaydedileceği, aynı Kanun’un 96 ncı maddesince de yapılan sağlık harcamalarının da geri alınacağının düzenlenmiş olması, primlerin yatırılmamış olması halinde de katılan kurumun alacaklarını her zaman tahsil etme imkanının bulunması nedenleriyle katılan kurumun zararından da bahsedilemeyeceği, bu sebeplerle sanıklara atılı suçların yasal unsurları oluşmadığından, beraat hükümlerinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık … Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Suç tarihinin en aleyhe kabulle “01.08.2009 ve öncesi” olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın yargılama konusu resmi belgede sahtecilik suçu için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve suç tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar bu sürenin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
A. Sanıklar Hakkında Kamu Kurum Ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.05.2015 tarihli ve 2013/186 Esas, 2015/139 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık … Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.05.2015 tarihli ve 2013/186 Esas, 2015/139 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.