YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19414
KARAR NO : 2023/2887
KARAR TARİHİ : 11.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A.Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.05.2015 Tarihli ve 2015/27 Esas, 2015/110 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
B. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Tarafından Sanık Hakkında
1. Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden; suça konu senetlerin aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığı yönünde mahkemece değerlendirme yapılmadığından bahisle bozulması,
2. Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan hüküm yönünden; zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinden bahisle bozulması,
Görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Sanık Hakkında
1. Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteği; sanığın sahtecilik oluşturan her eylemi için ayrıca ceza verilmesi gerektiğine, uygun görülmediği takdirde 260 kez suç işlemesi karşısında zincirleme suç hükümleri uyarınca daha fazla artırım yapılması gerektiğine,
2. Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteği; sanığın eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna, uygun görülmediği takdirde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine,
İlişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Sanık Hakkında
1. Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteği; suçun unsurlarının oluşmadığına, eksik inceleme ile karar verilen hükmün bozulması talebine,
2. Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteği; sanığın pişmanlığı dikkate alınarak yurt dışı çıkış yasağının kaldırılması, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi taleplerine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, katılana ait … Enerji Şirketinde satış temsilcisi olarak çalıştığı, şirket tarafından pazarlama ve satış için kendisine teslim edilen ürünlerin satışından elde ettiği parayı şirkete teslim etmediği ve bu nedenle meydana gelen açığı da müşteriler adına sahte senetler düzenleyip şirkete vererek kapatmaya çalıştığı, şirket tarafından senetlerin tedavüle konmasından sonra senetlerde borçlu olarak görünen kişilerin katılana ulaşarak senetlerin kendilerine ait olmadığını beyan etmeleri üzerine, sanık hakkında katılanın şikayeti ile başlatılan soruşturma kapsamında, sanığın yaklaşık yedi aydır şirkete karşı bu eylemleri gerçekleştirdiği, çok sayıda sahte senet düzenlediği ve bu nedenle şirketin yaklaşık 523.000,00 TL zarara uğradığının beyan edildiği anlaşılmıştır.
2. Suça konu sahte kambiyo senetlerinden 17 adedi Adli Emanetin 2014/937 Esas ve 5 adedi 2014/1045 sırasında muhafaza altına alınmıştır.
3. Sanık aşamalardaki savunmalarında özetle, yedi aydır maddi sıkıntı içinde olduğundan dolayı şirkete ait olup nakit olarak sattığı ürünlerin paralarını teslim etmediğini, bu açığı kapatmak için de müşteriler adına sahte senetler düzenleyerek işyerine verdiğini, Adli emanette kayıtları senetleri de bu şekilde borçlu imzalarını taklit ederek sahte olarak düzenlediğini beyan etmiştir.
4.Mahkemece, katılan ile arasındaki hizmet ilişkisinden duyulan güveni kötüye kullanarak şirket adına sattığı ürünlerin parasını uhdesinde tuttuğu ve bunun ortaya çıkmaması için çok sayıda kambiyo senedini sahte olarak düzenlediği sabit görülen sanık hakkında, zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarından temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden, suça konu senetlerin dosya arasına getirtilerek incelenmiş, yasal unsurlarının tam olduğunun ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğunun belirlenmiş olması nedeniyle bu tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
1. Dairemizin 30.03.2023 sayılı yazısı ile dosya arasına alınan suça konu Adli Emanetin 2014/937 Esas ve 2014/1045 Esas sırasında kayıtlı senet asılları üzerinde Heyetimizce yapılan gözlemde; yasal unsurlarının tam olduğu ve aldatıcılık niteliklerinin bulunduğu gözetilerek, tüm dosya kapsamı ile yüklenen suçun sanık tarafından işlendiği, unsurları itibariyle oluştuğu ve mahkemenin uygulamasında bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılması nedenleriyle hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.05.2016 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Sanık Hakkında Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık müdafinin ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2.Ancak;
a)Sanığın eylemi nedeniyle katılanın uğradığı zararın, katılana ait şirket kayıtlarından araştırılmak suretiyle kesin olarak tespit edilmesi gerekirken, katılanın beyanı üzerine muhtemel bir rakam belirtilmek suretiyle zararın belirlenmesi,
b)Sanığın, değişik zamanlarda katılana yönelik gerçekleştirmiş olduğu eylemlerinin zincirleme şekilde hizmet ilişkisi nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmayarak eksik ceza tayini,
c)Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle, 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ıncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Nedenleriyle kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.05.2015 tarihli ve 2015/27 Esas, 2015/110 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.05.2015 tarihli ve 2015/27 Esas, 2015/110 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.04.2023 tarihinde karar verildi.