Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/19419 E. 2023/1322 K. 08.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19419
KARAR NO : 2023/1322
KARAR TARİHİ : 08.03.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/221 E., 2015/43 K.
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılığa teşebbüs, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.03.2015 tarihli ve 2014/221 Esas, 2015/43 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesi, 52, 54, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca teşdiden 2 yıl hapis ve 13.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına; resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca teşdiden 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; suçu işlemediği sabit olduğu halde delillerin takdirinde hataya düşülerek mahkûmiyet hükmü kurulduğuna, imza incelemesinin usulüne uygun yapılmadığına, hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanmadığına, vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında, katılanların murisi olan…’ın ölümünden sonra kendisini alacaklı ölen … …’ı borçlu gösterdiği 27.500,00 TL bedelli senedi tanzim ederek…’ın yasal mirasçıları olan katılanların aleyhine icra takibi başlatmak suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık sorgusunda; 2010 yılında…’ın yanında bir arkadaşıyla iş yerine geldiğini, …’tan herhangi bir alacağı bulunmadığını kefil olduğu için kendisinden suça konu senedi aldığını, iş yerinde bulunan boş bonoyu doldurduktan sonra bir ara meyve suyu getirmeye gittiğinde senedi imzalandığını, Ufuk diye birisine kefil olduğunu, …’ın yanındaki şahsı tanımadığını beyan etmiştir.
3. Samsun Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün uzmanlık raporunda; senedin ön yüzündeki yazı, rakamlar ve arka yüzündeki … isim yazısı ile bu yazı altında bulunan ciranta imzasının sanık …’a ait olduğunun, borçlu görünen… adına atılı bulunan imzalar ile… ve sanığın imzalarının karşılaştırılmasında, aralarında aynı şahıs eli ürünü olduğunu gösterir nitelikte uygun grafolojik hususiyetler bulunmadığı tespit edilmiştir.
4. Çorum İcra Mahkemesince temin edilen bilirkişi raporu ile de, suça konu senet üzerinde adına atfen atılan imzaların müteveffa…’a ait olmadığının tespit edildiği görülmüştür.
5. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.10.2010 tarihli ve 2010/423 Esas, 2010/1044 Karar sayılı ilamındaki mahkûmiyete konu “basit dolandırıcılık” suçunun, 02.06.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.10.2010 tarihli ve 2010/423 Esas, 2010/1044 Karar sayılı ilama ilişkin uzlaşma müessesesi sebebi ile uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığının, uyarlama yargılaması yapılmış ve taraflar uzlaşmış ise sanığın adli sicil kaydında bulunan diğer ilamlardan hangisinin tekerrüre esas alınacağının; hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesiyle yapılan değişikliğin ve 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
1. Sanığın temyiz isteği yönünden; suça konu senette borçlu görünen… adına atılan imzaların adı geçene ait olmadığının uzmanlık ve bilirkişi raporları ile belirlenmesi, sanığın senet alacağına ilişkin herhangi bir bilgi ve belge sunamaması, …’ın kefili olarak ayrıca senet düzenlediği asıl borçlunun kim olduğuna dair bile denetime elverişli, açıklayıcı beyanda bulunamaması, 10.10.2010 vade tarihli görünen senede ilişkin…’ın ölümünden sonra 05.04.2013 tarihinde mirasçıları aleyhine icra takibi yapması ve tüm dosya kapsamı karşısında; yüklenen suçların sübutuna ilişkin Mahkeme kabulü ile sanığın geçmişi ile fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışlarını değerlendirerek 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmamasına yer olmadığına ilişkin takdirinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suçların vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.03.2015 tarihli ve 2014/221 Esas, 2015/43 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.03.2023 tarihinde karar verildi.