YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19434
KARAR NO : 2023/1135
KARAR TARİHİ : 01.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/256 E., 2015/91 K.
SUÇLAR : Kamu kurumunun zararına ve kamu kurumu aracılığıyla dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık …, katılan vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi onama, Kısmi bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.03.2015 tarihli ve 2014/256 Esas, 2015/91 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının e bendi gereğince beraatine; sanık … hakkında kamu kurumunun zararına ve kamu kurumu aracılığıyla dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (e) bentleri, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ncive 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca temyiz dışı sanık … ile ilgili eyleminden dolayı 2 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 1,900 adli para cezası; temyiz dışı sanık … ile ilgili eyleminden dolayı 2 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 6.440 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; özel belgede sahtecilik suçundan iki kez aynı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 51 nci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasının ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık …’ın temyiz isteği, tanık dinletme talebinin karara bağlanmadığı, savunma hakkının kısıtlandığı, sanık … ile şikâyetçi Selahattin arasındaki borç-alacak ilişkisinin araştırılmadığı, muhasebe elemanı olmadığı, bir muhasebe firmasında getir-götür işi yaptığı,suça konu şirketin hayali olmadığı,SGK’nın denetim yetkisinin bulunduğu, suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, SGK ile ilgili zararların diğer sanıklar tarafından giderildiği, hükümlerin bozulması gerektiğine ilişkindir.
2.Katılan Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekilinin temyiz isteği; … hakkındaki beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, diğer sanık … ile iştirak halinde atılı suçları işlemiş olduğu, beraat kararının bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Şikâyetçi …’nun Erzurum ilinde mobilya imalatı ve marangozluk işleri ile 2006 yılına kadar uğraştığı, maddi yetersizlikler sebebi ile şikâyetçinin iflas ettiği, şikâyetçinin beyanına göre 30.09.2006 tarihinden itibaren yanında çalışan işçinin de kalmadığı, Erzurum Kazım Karabekir Vergi Dairesi tarafından 16.10.2008 tarihi itibari ile resen 8310117791 numaralı sicil kaydının kapatıldığı, sanık …’ın muhasebeci olan sanık …’ın yanında çalışmasından dolayı sigorta şifrelerini bildiği , aynı zamanda …’ın şikâyetçi …’nun daha önceden muhasebecisi olmasından dolayı şikâyetçinin iş yerine dair bilgilere sanık …’nin sahip olduğu, sanıkların temyiz dışı sanıklar … ve …’ı belirtilen iş yerinde çalışmadıkları halde çalışıyormuş gibi göstererek haklarında e-internet üzerinden işe giriş bildirgesi düzenlemek suretiyle kamu kurumunu zarara uğrattıkları anlaşılmıştır.
2.SGK Erzurum İl Müdürlüğünün 24.09.2014 tarihli yazısına göre, …’ın 05.04.2011-12.11.2012 tarihleri arasında; Sanık …’nın ise 04.03.2012-12.11.2012 tarihleri arasında şikâyetçi Selahattin’e ait işyerinde çalışıyormuş gibi işe giriş kayıtlarının bulunduğu belirtilmiştir.
3. Kamu zararının temyiz dışı sanıklar … ve … tarafından giderildiği belirtilmiştir.
4. Mahkemesinde, sanık … hakkında, sanık …’in suçlamaları kabul etmemesi, sanık …’nin önceden bu durum anlaşılınca yukarıda ayrıntısı yazıldığı gibi olayın sorumlusu olduğuna dair beyanannameyi düzenleyerek sanık …’e vermiş olması hususları birlikte değerlendirildiğinde sanık …’in atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli ve şüpheden uzak delil bulunmadığından bu sanık hakkında beraat; sanık … hakkında sanık …’nin sanıklar Mustafa ve Senem’le ilgili eylemlerinin farklı ve yenilenen kasıtlarla yapılması sebebiyle iki sanık açısından sanık …’nin eylemlerinin ayrı ayrı suç oluşturduğu, işe giriş bildirgelerinin özel belge niteliğinde olduğu kabul edilerek mahkumiyetine hükmedilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık ve Özel Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanık … Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık ve Özel Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
1.Nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden yapılan incelemede
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın kurumun denetim imkanını ortadan kaldıracak mahiyette hileli bir hareketinin bulunmaması, kurumun kendisine bildirilen iş yerlerini ve işe giriş bildirgelerini denetleme yetkisinin her zaman bulunması, sanıkların sigorta primlerini katılan kuruma yatırmış olması halinde 5510 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesince primlerin irat kaydedileceği, aynı Kanun’un 96 ncı maddesince de yapılan sağlık harcamalarının da geri alınacağının düzenlenmiş olması, primlerin yatırılmamış olması halinde de katılan kurumun alacaklarını her zaman tahsil etme imkanının bulunması nedenleriyle katılan kurumun zararından da bahsedilemeyeceği, bu sebeplerle sanığa atılı suçların yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine, mahkumiyetine hükmedilmesi,
2.Özel belgede sahtecilik suçu yönünden yapılan incelemede
Resmi belgenin kamu görevlisi tarafından görevi gereği, kanunun belirlediği şekil şartlarına uygun olarak düzenlediği belgeler olduğu, somut olayda “işe giriş bildirgesini” düzenleyen, muhasebecinin eyleminin 3568 sayılı … Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu’nun 2 nci maddesinin (A) fıkrasında belirtilen “muhasebecilik ve mali müşavirlik mesleğinin konusu” kapsamındaki işlerden olmaması, aynı Kanun’un 47 nci maddesinde sözü edilen meslek mensuplarının görevleri sırasında veya görevleri sebebiyle işledikleri suçlardan da sayılmaması, “işe giriş bildirgesinin” resmi belge sayıldığına dair yasal bir düzenlemenin de bulunmaması hususları dikkate alındığında bu tür veri girişlerinin ceza hukuku anlamında resmi belge olarak kabul edilemeyeceği, kaldı ki, 5510 sayılı Kanun’un 100 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen resmi belgenin oluşması için failin sisteme veri yüklemesi yeterli olmayıp ayrıca işe giriş bildirgesinin elektronik olarak sunulduğu Sosyal Güvenlik Kurumunca da sistem üzerinden tali bir kısım işlemlerin yapılması gerektiği, bu bağlamda, suça konu e-bildirgelerin, resmi belge olduğuna dair herhangi bir yasal düzenleme bulunmaması ve gerçeğe aykırı e-bildirgeleri verme eyleminde sisteme girilen verilerin resmi belgede sahtecilik suçunun maddi konusuna ve sanık tarafından gerçekleştirilen eylemin suçun tipiklik ilkesine uymadığından resmi belgede sahtecilik suçuna da vücut vermeyeceği; fikri sahteciliğin cezalandırıldığına dair düzenleme bulunması ve elektronik ortamda verilen işe giriş bildirgesinin sahtecilik suçunun maddi konusunu oluşturan belge niteliğini haiz olmadığından; özel belgede sahtecilik suçunun da oluşmayacağı; sisteme veri yerleştirme suçu açısından yapılan değerlendirmede ise; hukuka aykırı olarak girilen sisteme, veri sağlayıcısı tarafından izin verilmeyen şekilde veri girişi yapmak ya da veri taşıma araçları ile yükleme yapmak gerektiği; somut olayda muhasebecinin, mükellef tarafından verilen rıza ve izne istinaden mükellefe ait şifre kullanarak sisteme veri yüklediği ve şifreyi hukuka aykırı bir şekilde elinde bulunduran kişi konumunda olmadığı, iş yerinin muhasebecisi olan sanığın iş yeri ile aralarındaki sözleşmeye istinaden kurumun verdiği şifreyle sisteme hukuka uygun şekilde girerek, e-bildirge içeriğine doğru olmayan verileri yerleştirmesi sonucu kuruma elektronik ortamda gerçek olmayan bir veri iletmekten ibaret eyleminin sisteme veri yerleştirme suçunu da oluşturmayacağı; sanığın eyleminin resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesinde de; resmi belgeyi düzenleme yetkisine sahip kamu görevlisine yalan bildirimde bulunulmasında kişinin beyanı yeterli olmayıp, bu beyanın doğruluğunun kamu görevlisi tarafından araştırılması zorunluluğu gerekli ise kişinin beyanına itibar edilemeyeceği, kişinin bu beyanını içeren belgenin de ispat aracı olarak kullanılamayacağından, aynı zamanda elektronik ortamdaki veri girişinin muhatabı bilgisayar sistemi olup, 5237 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesindeki tanıma uyan bir kamu görevlisi bulunmadığı gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.04.2014 tarihli ve 2013/9-542 Esas, 2014/153 Karar sayılı kararına göre, bu beyan sonucunda düzenlenen, öz ve biçimsel unsurları tam olan bir resmi belge de bulunmadığından, sanığın eyleminin resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu da oluşturmayacağından, somut olayda, sanığın, katılan kurum ile şikâyetçi arasındaki sözleşmeye istinaden kurumun verdiği şifreyle sisteme hukuka uygun şekilde girerek, e-bildirge içeriğine doğru olmayan verileri yerleştirmesi sonucu kuruma elektronik ortamda gerçek olmayan bir veriyi iletmekten ibaret eylemlerinin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle sanığın beraati yerine mahkumiyetine hükmedilmesi,
V. KARAR
A.Sanık … Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık ve Özel Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.03.2015 tarihli ve 2014/256 Esas, 2015/91 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık … Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık ve Özel Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.03.2015 tarihli ve 2014/256 Esas, 2015/91 Karar sayılı kararına yönelik sanık …’ın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.03.2023 tarihinde karar verildi.