YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19454
KARAR NO : 2023/3649
KARAR TARİHİ : 04.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.05.2015 tarihli ve 2014/247 Esas, 2015/223 Karar sayılı kararı ile
1. Sanıklar … ve … hakkında dolandırıcılığa teşebbüs ve resmi belgede sahtecilik suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine,
2. Sanıklar … ve … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
3. Sanıklar … ve … hakkında bankayı aracı kılmak suretiyle dolandırıcılığa teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve aynı fıkranın son cümlesi, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 13.320,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanıklar … ve … hakkında yüklenen suçlardan mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine,
2. Sanık …’ın temyiz isteği; suça konu çekin sahte olarak düzenlenmesi ile alakasının olmadığını, yüklenen suçları işlemediğine,
3. Sanık … müdafiinin temyiz isteği; sanığın savunması dikkate alınmadan varsayım üzerine karar verildiğine, sanığın suç işleme kastının olmadığına,
4. Sanık … müdafiinin temyiz isteği; beraat eden ve kendisine vekil ile temsil ettiren sanık lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’in 19.12.2011 tarihli ve 24.000,00 TL tutarındaki davaya konu çeki suç tarihinde bankaya ibraz etmesi üzerine sahte olduğunun anlaşılması nedeniyle yapılan ihbar sonrasında başlatılan soruşturma kapsamında sanıklar hakkında suça konu sahte çeki kullanmak suretiyle banka aracı kılınarak dolandırıcılığa teşebbüs ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kamu davası açılmıştır.
2. Sanık … savunmalarında özetle, toptan gıda ticareti yaptığını, sanık … aracılığıyla tanıdığı sanık …’ın kendisinden almak istediği mal karşılığında vermiş olduğu davaya konu çeki bankaya sorduğunda sahte olduğunun anlaşıldığını, yüklenen suçlarla alakasının bulunmadığını beyan etmiştir.
3. Sanık … savunmalarında özetle, sanık …’ın suç tarihinden önce davaya konu çeki ön yüzü imzalı diğer bölümleri boş olarak getirdiğini, sanık …’ın ricası üzerine çekin ön yüzündeki boş bölümleri doldurduğunu, sonrasında gıda malzemesi almak isteyen sanık …’ı diğer sanık …’nin yanına götürdüğünü, sanık …’ın çeki diğer sanık …’ye verdiğini, yüklenen suçları işlemediğini, sanık …’ın yüklenen suçlarla alakasının olmadığını beyan etmiştir.
4. Sanık … savunmalarında özetle, suç tarihinde sanık … ile birlikte alışveriş yapmak için sanık …’nin iş yerine gittiklerini, almak istediği mal karşılığında sanık …’ye vermiş olduğu davaya konu çekin bankaya sorulması üzerine sahte olduğunun anlaşıldığını beyan etmiş ancak suça konu çeki hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldığına ilişkin aşamalarda değişen çelişkili beyanlarda bulunduğu anlaşılmıştır.
5. Sanık … savunmalarında özetle, yüklenen suçlarla alakasının olmadığını beyan etmiştir.
6. Kovuşturma aşamasında alınan bilirkişi raporunda, davaya konu çekin ön yüzündeki el yazılarının sanık …’in eli ürünü olduğu, keşideci imzasının sanıkların ellerinden çıktığını gösterir bulguların tespit edilemediği belirtilmiş.
7. Mahkemece, sanıklar … ve …’in yüklenen suçları işledikleri, sanıklar … ve …’nin yüklenen suçları işlediklerine dair mahkûmiyetlerine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı kanıt elde edilemediği kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar … ve … Hakkında Banka Aracı Kılınarak Dolandırıcılığa Teşebbüs ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
1. 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip sanıklara yüklenen suçların sübutu yönünde vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık … müdafii ve sanık …’ın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Sanık … Hakkında Dolandırıcılığa Teşebbüs ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
C. Sanık … Hakkında Dolandırıcılığa Teşebbüs ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
1. Cumhuriyet Savcısının Temyizi Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
2. Sanık … Müdafiinin Temyizi Yönünden
Sanık müdafiinin, sanık hakkında kurulan beraat hükümleri nedeniyle lehine vekalet ücreti verilmesi yönündeki temyiz isteği ile sınırlı olarak yapılan incelemede;
Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca beraatine karar verildiği halde, kendisini vekille temsil ettiren sanık lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
A. Sanıklar … ve … Hakkında Banka Aracı Kılınarak Dolandırıcılığa Teşebbüs ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Mahkûmiyet, Sanık … Hakkında Dolandırıcılığa Teşebbüs ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.05.2015 tarihli ve 2014/247 Esas, 2015/223 Karar sayılı kararında sanık … müdafii ve sanık … ile Cumhuriyet Savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık … müdafii ve sanık … ile Cumhuriyet Savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık … Hakkında Dolandırıcılığa Teşebbüs ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.05.2015 tarihli ve 2014/247 Esas, 2015/223 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile aynı karara yönelik sanık … müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin paragrafa; “Sanık kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca 3.000,00 TL maktu vekalet ücretinin hazineden tahsili ile sanık …’e verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.05.2023 tarihinde karar verildi.