Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/19490 E. 2023/1552 K. 14.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19490
KARAR NO : 2023/1552
KARAR TARİHİ : 14.03.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/22 E., 2015/27 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İnebolu Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.03.2015 tarihli ve 2014/22 Esas, 2015/27 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü uyarınca, 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 52 nci maddesi ve 53 üncü uyarınca, 3 yıl hapis ve 26.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, suça konu çeki kendisinin düzenlemediğine, sahte olduğunu bilmediğine, kendisinin mağdur olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan …’nun, sanığın bankadan çekeceği krediye kefil olması, kredi borçlarının ödenmemesi, katılanın hesaplarına bloke konulması ve bir kısım taksitlerin katılan tarafından ödenmesi üzerine, katılanın sanıktan alacağını istediği, bunun üzerine sanığın da diğer katılanın keşideci olarak gözüken 13.350,00 TL bedelli ikiz çeki katılan …’ya vermesi, katılanın vade günü geldiği halde ödemeyi alamayınca yaptığı araştırma üzerine suça konu çekin sahte olduğunun anlaşılması üzerine sanık hakkında kamu davası açılmıştır.
2. Sanığın, soruşturma beyanında suça konu çeki emlak alım satımı yapan arkadaşı …den aldığını, kovuşturma aşamasında ise emlakçı olan ve yanında çalıştığı …’ın aracılığıyla İbrahim Kara’dan aldığını, çeki İbrahim’den alıp …’in verdiğini, çekin sahte olduğunu bilmediğini beyan ederek atılı suçlamaları kabul etmemiştir.
3. Katılan …’nun oluşu bu şekilde anlattığı, katılan …’un ise söz konusu çekin aslını daha önce kullanıp karşılığını ödediklerini beyan ettiği anlaşılmıştır.
4. Sanığın savunmasında bahsettiği ve adresini bildirdiği Fehmi isimli kişinin belirtilen yerde çalışmadığının, yine sanığın İbrahim Kara’nın çeki verdiğine dair beyanını içeren ve …’ın şahit olarak imzası bulunan sözleşme başlıklı belgedeki adreste yapılan araştırmada adı geçen kişiye ulaşılamadığını belirten araştırma tutanaklarının dosya arasında bulunduğu, alınan bilirkişi raporunda çekin tamamen sahte olduğunun, sanığın isminin ve T.C. Kimlik numarasının yazılı olduğu kısımdaki yazıların sanığa ait olduğu, diğer kısımlardaki imza ve yazıların sanık ya da katılana Mehmet’e ait olmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.
5. Mahkeme tarafından sanığın savunması, katılanların beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçları işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet kararları verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
1. Sanığın çeki aldığını iddia ettiği İbrahim Kara’nın çeki verdiğine dair beyanını içeren ve …’ın şahit olarak imzası bulunan sözleşme başlıklı belgedeki adreste yapılan araştırmada adı geçen kişiye ulaşılamaması, bu kişinin suça konu çekte cirosunun bulunmaması, belgedeki T.C. Kimlik numarasının gerçek olmaması, soruşturma aşamasında çeki aldığını beyan ettiği Fehmi adlı kişinin de belirtilen adreslerde bulunamaması karşısında sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
1. Sanığın suça konu sahte çeki katılana vermesi suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 tarih ve 6/8-69 sayılı kararında da açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması hâlinde, borç hileli davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun oluşmayacağı nazara alındığında; katılan …’nun sanığın kredi çekmesi sırasında kefil olması, sanık tarafından taksitlerin ödenmemesi nedeniyle katılanın hesaplarına bloke konulması ve kredi borcuna ait taksitlerin bir kısmının katılan tarafından ödenmesi sonrasında oluşan borç ilişkisinin varlığı nedeniyle, sanık tarafından önceden doğan bu borç sebebiyle suça konu çekin katılana verildiğinin anlaşılması karşısında, somut olayda dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine hükmolunması,
Kabule göre de;
2. Katılanın beyanına göre bu eylemler nedeniyle 9.000,00 TL alacaklı olduğunu beyan etmesi karşısında menfaat miktarının çek bedeli olarak kabulü ile uygulama yapılarak fazla ceza tayini, hukuka aykırı görülmüş,
3. Dairemizce de benimsenen, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.01.2018 tarihli ve 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı ve 23.01.2018 tarihli ve 2015/962 Esas, 2018/16 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesiyle yapılan değişikliğin, 5237 sayılı Kanun’un 53üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının dikkate alınması gerektiğinin gözetilmemesi bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
A.Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle İnebolu Ağır Ceza Ceza Mahkemesinin, 26.03.2015 tarihli ve 2014/22 Esas, 2015/27 Karar sayılı kararına yönelik sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan diğer hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B.Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle İnebolu Ağır Ceza Ceza Mahkemesinin, 26.03.2015 tarihli ve 2014/22 Esas, 2015/27 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.03.2023 tarihinde karar verildi.