YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19575
KARAR NO : 2023/4969
KARAR TARİHİ : 07.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/395 E., 2015/246 K.
SUÇLAR :Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi Onama, kısmi düzeltilerek Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesi,11.06.2015 tarihli ve 2013/395 Esas, 2015/246 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında;
1. Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 … maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci , 52 nci ve 51 … maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 9 gün hapis cezası ve 100 ,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 43 üncü ve 51 … maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 9 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; mahkemece ceza verilmesinin yerinde olması ile birlikte alt sınırdan ceza tayini, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin gereği artırım oranın en düşük oranda takdir edilmesi, takdiri indirimlerin uygulanması, verilen cezanın ertelenmesi, aynı Kanun’un 53 üncü ve 54 üncü maddelerinin uygulanmaması nedeniyle kararın haksız ve hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık … katılana ait iş yerinde finansman müdürü, sanık … ise finansman müdürlüğünde veznedar olarak çalıştığı, sanıkların birlikte hareket ederek sahte çek çıkış bordrosu ve belgeleri düzenleyerek şirkete ait müşteri çeklerini bankalarda tahsilde veya teminata bırakılmış gibi göstererek çeklerin bedellerini haricen tahsil etmek suretiyle menfaat temin ettikleri iddia olunmuştur.
2. Sanık … ın alınan beyanında suçlamaları kabul etmediği sanık … Mukan’ın alınan beyanında ise diğer sanıkla birlikte hareket ettiklerini ifade ederek suçlamaları kabul ettiği anlaşılmıştır.
3. Mahkemece celp edilen İstanbul 16. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/115 Esas sayılı dosyasında yaptırılan bilirkişi raporunda sanıkların sahte çek bordroları düzenleyerek şirkete ait çekleri tahsil edip her iki sanığın birlikte 1.711.794,46 TL’lik zarara sebep oldukları belirtilmiştir.
4. Mahkemece; iddia, katılan beyanı, sanıkların savunmaları, banka cevabi yazıları, İstanbul 16. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyası ve içeriğindeki bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde, suç tarihi ve öncesinde şikayetçiye ait firmanın finansman müdürü olan … ile finansman müdürlüğünde veznedar olarak çalışan …’ın fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek birden fazla adi evrak niteliğinde olan çek çıkış bordroları düzenleyerek şirkete ait müşteri çeklerini bankalarda tahsilde veya teminatta bırakılmış gibi göstererek çeklerin bedellerini haricen tahsil edip kendilerine menfaat temin ettiklerinden bahisle temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Mahkemece özel belgede sahtecilik suçunun oluştuğu kabulü ile hüküm verilmiş ise de ; sanıkların sahte çek bordroları düzenleyerek şirkete ait çekleri tahsil edip, şirkete ait müşteri çeklerini bankalarda tahsilde ve teminatta bırakılmış gibi göstererek çek çıkış bordroları düzenlemesi eyleminde çek bordrolarının içeriğinin gerçeği içermediğinin sabit olduğu ve iddianame de içerik sahteciliğinin mevcut olduğu gözetildiğinde; … Ceza Kanununda özel belgede sahtecilik suçunda fikri sahteciliğin cezalandırıldığına dair düzenleme bulunmaması ve çek çıkış bordroların düzenlenmesinin sahtecilik suçunun maddi konusunu oluşturan belge niteliğini haiz olmaması nedeniyle özel belgede sahtecilik suçunun oluşmayacağı; kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle beraatleri yerine mahkûmiyetlerine hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Hükümlerden sonra 24.10.2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 26 ıncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı Kanun’un 155 … maddesinde tanımı yapılan güveni kötüye kullanma suçunun uzlaşma kapsamına alınmış olması karşısında, 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi gereğince sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
A. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesi,11.06.2015 tarihli ve 2013/395 Esas, 2015/246 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
B. Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesi,11.06.2015 tarihli ve 2013/395 Esas, 2015/246 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.06.2023 tarihinde karar verildi.