Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/19604 E. 2023/3404 K. 02.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19604
KARAR NO : 2023/3404
KARAR TARİHİ : 02.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Patnos Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.12.2014 tarihli ve 2014/97 Esas, 2014/153 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 1.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın sübut bulan eyleminin basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna, katılanın zararının karşılanması nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
2. Sanığın temyiz isteği; atılı suçu kabul etmediğine, etkin pişmanlık hükümlerinden yaralanmak istediğine ilişkindir.

III. GEREKÇE
Suç tarihinde Malazgirt Adliyesinde zabıt katibi olarak görev yapan sanığın, üniversite yıllarından tanıdığı katılanı arayıp icra kaleminde çalıştığını, ihaleye çıkacak bir araç bulunduğunu, bu otomobili çok ucuz bir fiyata alabileceğini, isterse bu ihaleyi adına gerçekleştirebileceğini, ilk etapta 4.000,00 TL para göndermesi gerektiğini, kendisinin gelmesine gerek olmadığını söylediği, katılanın da memur sıfatı olması nedeniyle sanığa inanıp parayı gönderdiği, daha sonra, ihaleyi kazandığını ve bu sebeple araç bedeli olarak kalan 9.750,00 TL’yi de göndermesi gerektiğini söylediği, katılanın bu parayı da gönderdiği, sanığın katılanda … oluşturmak amacıyla internet ortamında elde ettiği araba fotoğraflarını katılanın elektronik posta adresine gönderdiği, tarafların önceden olan yakınlıkları sebebiyle katılanın sanığın Malazgirt Adliyesinde zabıt katibi olarak görev yaptığını bildiği, sanığın da icra katibi olarak görev yaptığını beyan ettiği, oysa Malazgirt Adliyesinde böyle bir görevinin olmadığı, katılanı aldatma kastı ile hareket ederek kamu görevlisi sıfatını aracı kılarak menfaat temin ettiği, böylelikle dolandırıcılık suçunun hile unsurunun gerçekleştiği ve aynı zamanda kamu kurum ve kuruluşlarını aracı kılmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunduğu olayda; sanığın icra dairesine ilişkin görevi bulunmadığı gibi kamu kurum ve kuruluşlarını araç olarak kullanmadığından, eyleminin, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın yargılama konusu dolandırıcılık suçu için, 5237 Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresi öngörülmüş olup 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 31.12.2014 tarihli mahkûmiyet hükmü olduğu ve bu tarihten temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Patnos Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.12.2014 tarihli ve 2014/97 Esas, 2014/153 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.05.2023 tarihinde karar verildi.