YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1963
KARAR NO : 2023/3511
KARAR TARİHİ : 03.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Gaziosmanpaşa 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2016 tarihli ve 2015/139 Esas, 2016/34 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca ayrı ayrı 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık … hakkında ayrıca 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık … müdafiinin temyiz isteği; müvekkili tarafından olayın ayrıntılı bir şekilde anlatılarak olayla ilgisinin olmadığının, olay yerinde bulunmadığının ispatlanmasına rağmen verilen mahkûmiyet hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir.
2. …’nın temyiz isteği; suçunu ikrar ettiğine, pişman olduğuna, bir daha suç işlemeyeceğine, kendisine bir şans daha tanınarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanıklar hakkında aynı araç içerisinde bulundukları sırada görevli polisler tarafından durdurulduklarında, sanık …’nun … adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanını, sanık …’nın … … adına düzenlenmiş sahte … belgesini ibraz etmek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işledikleri iddiasıyla kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanıklar sorgularında; haklarında bulunan yakalama emirleri nedeniyle suça konu sahte belgeleri düzenlettirdiklerini beyan ederek, yüklenen suçu ikrar etmişlerdir.
3. Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nün ekspertiz raporu ile suça konu nüfus cüzdanı ile … belgesinin tamamen sahte olarak üretildikleri, orijinallerinin içerdiği tüm genel şekil şartlarını taşıdıklarından sahteciliğin ilk nazarda ve kolaylıkla farkedilemeyeceği, bu nedenle aldatma niteliklerinin bulunduğu tespit edilmiştir.
4. Mahkemece 26.01.2016 tarihli celsede; suça konu belgelerin aldatma niteliğinin bulunduğuna dair gözlem yapıldığı görülmüştür.
5. Sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanması sırasında adli sicil kaydında tekerrüre esas teşkil eden birden fazla mahkumiyet hükmü olmasına rağmen, hangisinin tekerrüre esasa teşkil ettiğinin belirtilmemiş olduğu görülmüştür.
IV. GEREKÇE
Sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanması sırasında adli sicil kaydında tekerrüre esas teşkil eden birden fazla mahkumiyet hükmü olmasına rağmen, hangisinin tekerrüre esasa teşkil teşkil ettiği belirtilmemiş ise de; ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 tarihli, 2013/134 Esas ve 2013/320 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, hükümlülüklerinden en ağır olanının esas alınması hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
1. Sanık … müdafiinin temyiz isteği yönünden; iddia, ikrar içeren savunma, 19.05.2011 tarihli olay, el koyma ve yakalama tutanağı ile tüm dosya kapsamı karşısında; sanığın olay yerinde bulunduğu ve suça konu sahte nüfus cüzdanını görevli polis memurlarına ibraz ettiği sübuta erdiğinden, sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görülmemiş ve sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık …’nın temyiz isteği yönünden; sanığın adli sicil kaydında yer alan kasıtlı suçtan mahkûmiyetine ilişkin önceki hükümlülüklerinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil etmesi nedeniyle sanığın temyiz isteği yerinde görülmemiş ve sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık … müdafii ile sanık …’nın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziosmanpaşa 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2016 tarihli ve 2015/139 Esas, 2016/34 Karar sayılı kararında sanık … müdafii ile sanık … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık … müdafii ile sanık …’nın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.05.2023 tarihinde karar verildi.