YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19717
KARAR NO : 2023/2245
KARAR TARİHİ : 29.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/244 E., 2015/211 K.
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK: …
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat, Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi Onama, Kısmi bozma, Kısmi iade
Sanıklar …, …, …, sanık …, … hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, suça sürüklenen çocuk … hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.04.2015 tarihli ve 2012/244 Esas, 2015/211 Karar sayılı kararı ile dolandırıcılık suçundan bir kısım sanıklar hakkında mahkumiyet, bir kısım sanıklar hakkında beraat ve suça sürüklenen çocuk … hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafileri ile sanık …’un temyiz sebepleri atılı suçların oluşmadığına, Cumhuriyet savcısının temyiz sebebi hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen suça sürüklenen çocuk da dahil tüm sanıkların iştirak halinde atılı dolandırıcılık suçunu işlediklerine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanın kullanmış olduğu cep telefonunun sanıklar tarafından aranarak kendilerini başkomiser olarak tanıtıp kimlik bilgilerinin ele geçirildiği, banka görevlilerinin de işin içinde olduğu, bankadaki parasını çekmesi gerektiğinin söylenmesi ve katılanın da bu duruma inanması üzerine önce çekmiş olduğu 80.000,00 TL parayı sanıklardan Devran’a ait hesaba aktarması ve bu paranın çekilmesi, akabinde aynı gün kısa bir süre sonra yeniden aranarak 46.000,00 TL para daha yatırması gerektiğinin söylenmesi üzerine bu parayı da sanıklardan Fatih’in hesabına aktarması, ancak durumun fark edilerek bu paraya bloke konulması, parayı çekmeye gelen bir kısım sanıkların yakalanması biçimindeki eylem nedeniyle sanıklar hakkında iştirak iradesi içinde atılı dolandırıcılık suçunu işlediklerinden bahisle birden fazla iddianame ile kamu davalarının açıldığı ve bu davaların birleştirildiği anlaşılmıştır.
2. Sanıkların atılı suçlamayı kabul etmedikleri, sanık …’in Halis ve Muhammed’in kendisini kandırdığını, Halis, Ezel, İbrahim ve Murat ile Muhammed’in tanıştırdığını, sanık …’in kendisini Adana’ya getirenin Ezel lakaplı … ve dava dışı Murat Selvan’ın olduğunu beyan ettikleri, 46.000,00 TL paranın çekilmesi için gelen İbrahim, Muhammed, Fatih’in yakalandıkları hususunun tutanağa bağlandığı, paraların Devran ve Fatih’in adlarına yatırıldığı anlaşılmıştır.
3. Katılanın oluşu benzer şekilde anlattığı anlaşılmıştır.
4. Mahkeme tarafından katılan beyanı, sanıkların savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre temyize konu kararlar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A.Suça Sürüklenen Çocuk … Hakkında Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Yönünden
Suça sürüklenen çocuk hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı, aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen “kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
B.Sanıklar …, …, …, … Ve … Hakkında Kurulan Mahkumiyet Ve Beraat Hükümleri Yönünden
Katılanın kullanmış olduğu cep telefonunun sanıklar tarafından aranarak kendilerini başkomiser olarak tanıtıp “kimlik bilgilerinin ele geçirildiği, banka görevlilerinin de işin içinde olduğu, bankadaki parasını çekmesi gerektiğinin” söylenmesi ve katılanın da bu duruma inanması üzerine önce çekmiş olduğu 80.000,00 TL parayı sanıklardan Devran’a ait hesaba aktarması ve bu paranın çekilmesi, akabinde aynı gün kısa bir süre sonra yeniden aranarak 46.000,00 TL para daha yatırması gerektiğinin söylenmesi üzerine bu parayı da sanıklardan Fatih’in hesabına aktarması, ancak durumun fark edilerek bu paraya bloke konulması, parayı çekmeye gelen bir kısım sanıkların yakalanması biçimindeki olayda sanıkların kendilerini kamu görevlisi olarak tanıttıklarının iddia edilmesi karşısında, eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 158/1-l maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu ancak, suç tarihi itibarıyla bu bendin yürürlükte olmaması nedeniyle sanıkların lehine olan 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamındaki zincirleme biçimde işlenmiş tek bir basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanıklara yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu gerektiği gözetilmeden eylemler bölünerek bir kısım sanıklar hakkında beraat, bir kısım sanıklar hakkında mahkumiyet hükümleri kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A.Suça Sürüklenen Çocuk … Hakkında Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden
Gerekçe bölümünde A bendinde açıklanan nedenle Cumhuriyet savcısının kanun yolu başvurusunun itiraz merciince incelenmek üzerer esası incelenmeyen dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
B.Sanıklar …, …, …, … Ve … Hakkında Kurulan Mahkumiyet Ve Beraat Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünün B bendinde açıklanan nedenlerle Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.04.2015 tarihli ve 2012/244 Esas, 2015/211 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısı, sanık … müdafii, sanık … müdafi, sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanık …’un temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.03.2023 tarihinde karar verildi.