Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/19843 E. 2023/5161 K. 14.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19843
KARAR NO : 2023/5161
KARAR TARİHİ : 14.06.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşları, vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, iftira
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.07.2015 tarihli ve 2015/164 Esas, 2015/191 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 … maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 … maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası 58 … maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 40 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; sanık … hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesi, 58 … maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıkların temyiz istekleri; haklarındaki mahkûmiyet hükümlerini temyiz etme iradesinden ibarettir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıklar … ve …’ın, suç tarihinde mağdur …’in yetkilisi olduğu Vodafone bayiine birlikte gittikleri ve sanık …’in, tablet satın almak istediğini beyan ederek katılan … adına düzenlenen ancak üzerinde kendisine ait fotoğraf bulunan ve aslı ele geçirilemeyen nüfus cüzdanını ibraz ettiği, mağdur …’in elinde istenilen tabletin bulunmadığını ancak bir saat içinde getirtebileceğini söylemesi üzerine sanıkların iş yerinden ayrıldıkları, mağdur …’in işlemleri tamamlamak için sisteme girdiğinde …’la ilgili “önceki borçlarından dolayı işlem yapılamaz” uyarısını görmesi nedeniyle durumdan şüphelenerek katılan …’a ulaştığı ve …’ın böyle bir başvurusunun olmadığını öğrenmesi üzerine polise haber verdiği, akşam üzeri sanık …’ın tableti almaya geldiği esnada polisler tarafından yakalanarak polis merkezi amirliğine götürüldüğü, bu esnada sanık …’ın şikayetçi … adına düzenlenen ancak üzerinde kendisine ait fotoğraf bulunan ve aslı ele geçirilemeyen nüfus cüzdanını ibraz ederek “bilgi sahibi” sıfatıyla ifade verdiği anlaşılmıştır.
2. Sanık … savunmasında; suç tarihinde sanık … ile birlikte mağdur …’in yetkilisi olduğu bayiye giderek tablet satın almak istediğini, mağdur …’in kimlik istemesi üzerine ise … adına düzenlenen ancak üzerinde kendisine ait fotoğraf bulunan nüfus cüzdanını ibraz ettiğini, cezaevi firarisi olması nedeniyle bu nüfus cüzdanını kullandığını beyan etmiştir.
3. Sanık … savunmasında; olayın üzerinden zaman geçmesi nedeniyle detayları hatırlamadığını, ancak üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.
4. Mahkemece sanıkların kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılığa teşebbüs ve sanık …’ın iftira suçlarını işlediği kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuş, sanıklar hakkında ilerde bir daha suç işlemekten çekinecekleri yönünde kanaat oluşmadığından hapis cezaları ertelenmemiş ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanıklar Hakkında Kamu Kurum ve Kuruluşları, vb Tüzel Kişliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
1. Sanıkların savunmaları, mağdur ve katılan beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanıkların mahkûmiyetine karar veren Mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Sanık … Hakkında İftira Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçeli karar başlığında “iftira“ olarak yanlış yazılan suç adının, “başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması“ olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Sanığa isnat edilen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 … maddesiyle eklenen geçici 5 … maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması ve 5271 sayılı Kanun’un 250 … maddesinin 11 … fıkrasına 7331 sayılı Kanun’un 22 nci maddesiyle eklenen ”Seri muhakeme usulü bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması halinde uygulanmaz.” şeklindeki yasal düzenleme 14.07.2021 tarihinden sonra işlenecek suçlar yönünden uygulanabileceğinden, kamu kurum ve kuruluşları, vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçuyla seri muhakeme usulüne tabi olan başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçu birlikte işlenmesine rağmen, suç tarihi itibariyle başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçunda seri muhakeme usulünün uygulanması gerektiğinden, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

V. KARAR
A. Sanıklar Hakkında Kamu Kurum ve Kuruluşları, vb Tüzel Kişliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.07.2015 tarihli ve 2015/164 Esas, 2015/191 Karar sayılı kararında sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık … Hakkında İftira Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.07.2015 tarihli ve 2015/164 Esas, 2015/191 Karar sayılı kararırına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.06.2023 tarihinde karar verildi.