YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19859
KARAR NO : 2023/5391
KARAR TARİHİ : 21.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.07.2015 tarihli ve 2014/475 Esas, 2015/338 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 … maddesinin birinci fıkrasının (f) ve (son) bentleri, 35 … maddesi, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 6.000,00 TL ve 660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 211 … maddesi, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 9.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyizi, atılı suçların yasal unsurlarının oluşmadığına, eksik araştırma ile karar verildiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan …’un … Tekstil San ve Tic. Ltd. Şti. isimli şirketin yetkilisi olduğu, …’un ise katılan …’in oğlu olduğu ve bu şirkete ait bir çekin ciro yoluyla sanığa ulaştığı ve karşılıksız çıktığı, bunun üzerine katılan ve Muhammer’in sanığa ulaşarak bahse konu çeki alıp 2 adet 10.000,00’er TL bedelli çek verdikleri, bu çeklerden bir tanesinin ödendiği ancak suça konu 10.03.2013 keşide tarihli ve 10.000,00 TL çekin karşılıksız çıktığı, sanığın bu çeke katılan …’un cirosunu yazıp imzalamak suretiyle icra takibi başlattığı, bu suretle resmi belgede sahtecilik ile kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davasının açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık, suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Katılan, sanıktan şikayetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini belirtmiştir.
4. Suça konu çekin ön yüzünde bulunan yazılar ile arka yüzünde bulunan 1. ciranta konumundaki … ve 2. ciranta konumunda bulunan … şeklindeki yazının sanık el ürünü olduğu görüşlerini içerir kriminal raporu ile tanık …’un beyanları dava dosyasında mevcuttur.
5. Mahkeme heyeti tarafından suça konu çek duruşmada incelenip, özellikleri zapta geçirilmiş, suça konu çekin 6102 sayılı … Ticaret Kanunu’nda öngörülen zorunlu unsurları taşıdığı belirlenmiştir.
6. Mahkemece yapılan yargılamada yüklenen eylemlerin resmi belgede sahtecilik ile banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarını oluşturduğu kabul edilerek sanığın mahkûmiyetine hükmedilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Katılanın aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları ile katılan beyanı ile uyumlu tanık beyanı ve kriminal raporu uyarınca sanığın üzerine atılı suçların sübuta erdiği belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümde; suça konu çek ile icra takibi başlatılması öncesinde sanığın katılandan hukuki alacağı olmadığı halde belirlenen cezadan 5237 sayılı Kanun’un 211 … maddesi gereğince indirim yapılması, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan kurulan hükümde ise; sanığın eyleminin aynı zamanda 5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen suçu da oluşturduğunun ve cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, ayrıca 158 … maddenin birinci fıkrasının son fıkrası gereğince, belirlenecek hapis cezasının altı sınırının 3 yıldan ve adli para cezasının menfaatin iki katından az olamayacağının gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Gerekçeli karar başlığında 10.06.2014 olarak yazılan suç tarihinin 28.03.2013 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfları ile eleştiriler dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.07.2015 tarihli ve 2014/475 Esas, 2015/338 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.06.2023 tarihinde karar verildi.