YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19918
KARAR NO : 2023/3780
KARAR TARİHİ : 09.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.06.2015 tarihli ve 2015/108 Esas, 2015/198 Karar sayılı Kararı ile sanık hakkında
1. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 … maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 35 … maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün onanması, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün ise sanığın eyleminin hırsızlık suçunu oluşturması nedeniyle bozulması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın temyiz isteği; mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Sanık müdafiinin temyiz isteği; 5237 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesinde düzenlenen gönüllü vazgeçme müessesesinin uygulanması gerektiğine, suça konu çekin iğfal kabiliyetinin bulunmadığına ve müvekkili hakkında hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, arkadaşı olan katılandan ödünç olarak aldığı araç içerisinde katılana ait çek koçanını fark ettiği, suça konu boş çek yaprağını kopartarak 10.02.2015 keşide tarihli ve 20.000 TL bedelli olarak düzenlediği ve bedelini tahsil etmek amacıyla suç tarihinde Yapıkredi Bankası Antalya Özgürlük Bulvarı Şubesine ibraz ettiği ancak banka tarafından sanığa herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia ve kabul olunmuştur.
2. Sanık savunmasında suça konu çeki 20.000,00 TL bedelli olacak şekilde düzenledikten sonra borçlu olduğu … isimli şahsa verdiğini, bu şahsın çeki bankaya ibraz ettiğini beyan etmiştir.
3. Katılan ifadesinde suç tarihinde Yapı Kredi Bankası tarafından aranması üzerine durumdan haberdar olduğunu, bankadaki görevlilerinin suça konu çeki ibraz eden kişinin … isimli şahıs olduğunu söylediklerini belirtmiştir.
4. Mahkeme tarafından suça konu çek aslı 10.04.2015 tarihli celsede incelenmiş, yasal unsurlarının tam olduğu ve aldatma kabiliyetinin bulunduğu tespit edilmiştir.
5. Mahkemece, sanığın bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılığa teşebbüs ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanık savunması, katılan beyanı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın mahkumiyetine karar veren Mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
2. Mahkemece sanık hakkında lehe sonuçlar içeren ilgili kanun maddelerinin değerlendirildiği ve 5237 sayılı Kanun’un 51 … maddesi kapsamındaki erteleme müessesesi yönünden; “sanığın suç işledikten sonra yargılama sürecinde pişmanlık göstermemesi nedeniyle bir daha suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat oluşmadığı” şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçe ile hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşıldığından sanık müdafinin bu yöndeki temyiz nedeni yerinde görülmemiştir.
3. Kazanılmış hakka konu olmayan ve kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olan 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki hak yoksunlarının uygulanmaması isabetsizliğinin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Bilişim Sistemlerinin, Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın savunmasında suça konu çeki borcuna karşılık …’na verdiğini ve çekin bu kişi tarafından bankaya ibraz edildiğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından; …’nun açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile ifadesinin alınması, suça konu çeki sanıktan aldığını ve bankaya ibraz ettiğini beyan etmesi halinde Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 tarihli ve 6/8-69 sayılı kararında açıklandığı üzere, önceden … borç için sonradan yapılan hileli hareketlerin dolandırıcılık suçuna vücut vermeyeceği hususu da dikkate alınarak çeki hangi ticari ilişkiye istinaden sanıktan aldığı ve ödemenin çek ile yapılacağı hususunda aralarında bir anlaşma bulunup bulunmadığı hususlarının sorulması, sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.06.2015 tarihli ve 2015/108 Esas, 2015/198 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Bilişim Sistemlerinin, Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.06.2015 tarihli ve 2015/108 Esas, 2015/198 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.05.2023 tarihinde karar verildi.