Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/19941 E. 2023/4479 K. 29.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19941
KARAR NO : 2023/4479
KARAR TARİHİ : 29.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık … hakkında banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık suçuna teşebbüsten verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı yönünden, sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 … maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olup temyizinin mümkün olmadığı ve sanık müdafiinin itirazının merciince değerlendirildiği anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan ve sanık … hakkında banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık suçuna teşebbüsten kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.06.2015 Tarihli ve 2014/210 Esas, 2015/185 Karar Sayılı Kararı ile
1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 ve 62 nci maddelerinin birinci fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları (sanık … hakkında ayrıca 51 … maddesi) uyarınca sanık …’in 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; sanık …’nın 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının ertelenmesine,
2. Sanık … hakkında banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık suçuna teşebbüsten, 5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi ve son cümlesi 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 51 … maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 33.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının ertelenmesine,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık … müdafiinin temyiz isteği; hükmün hukuka aykırı olduğuna, eksik inceleme ile verildiğine, kararı temyiz ettiklerine ilişkindir.
2. Sanık …’nın temyiz isteği; hükümleri temyiz ettiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemece; sanık …’un şikayetçi …’in kimlik bilgilerine göre düzenlenen üzerinde sanık …’nin fotoğrafının yer aldığı sahte nüfus cüzdanını diğer sanık …’ye bankadan 20.000,00 TL kredi çekilmesini sağlamak maksadıyla verdiği, sanık …’nin bu sahte nüfüs cüzdanı ile katılan bankaya kredi başvurusunda bulunduğu, banka görevlisi kredi başvurusunu sisteme girdiğinde sahte kredi başvurusu uyarısı aldığı, bunun üzerine bankasını ve kolluk güçlerini durumdan haber ettiği, sanık …’nin kredinin akıbetine ilişkin banka ile yaptığı görüşmede banka görevlisince sanığın yakalanması amacıyla kendisine kredisinin hazır olduğunun ve gelip alabileceğinin söylendiği, sanık …’nin bankaya giderek krediyi alıp şubeden çıktığı esnada daha önceden durumdan haber edilip bekleme halinde bulunan polislerce yakalandığı, kredi başvurusundan sonraki işlemlerin sanığın yakalanması amacıyla başvurusunun neticelendirilmesinin beklendiği için nitelikli dolandırıcılık suçunun teşebbüs aşamasında kaldığı, sanıkların kredi işleminde kullandıkları şikayetçinin kimlik bilgilerine göre düzenlenen sahte nüfus cüzdanının alınan kriminal rapor ile aldatma kabiliyetinin bulunduğunun anlaşıldığı, bu şekilde atılı suçları işledikleri anlaşıldığından sanıkların cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
2. Sanık …’in üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği; sanık …’nın tevilli olarak ikrar ettiği belirlenmiştir.
3. Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarının uzmanlık raporları, kurumların cevabi yazıları, suça konu nüfus cüzdanı, kredi sözleşmesi ve ekli belgelerinin örnekleri, tanık K.M.nin beyanı, sanıkların adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcut olup belge asıllarının adli emanete alındığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükmünün kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanık … Hakkında
1. Banka Veya Diğer Kredi Kurumlarınca Tahsis Edilmemesi Gereken Bir Kredinin Açılmasını Sağlamak Maksadıyla Dolandırıcılık Suçuna Teşebbüsten Kurulan Hüküm Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a.Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2007/10-108 Esas ve 2007/152 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; kanun koyucunun ayrıca adlî para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adlî para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, alt sınırdan uzaklaşmanın gerekçelerinin gösterilmesi, dayanılan gerekçelerin de yasal olması ve dosya içeriğiyle örtüşmesi gerektiği hâlde, Mahkemece alt sınırdan ceza tayininin yeterli olacağı kanaati belirtilerek kurulan hükümde, sanığın teşebbüs aşamasında kalan eylemine ilişkin adli para cezasına esas gün sayısının alt sınır olan 2.000 gün olarak belirlenip bu gün sayısı üzerinden uygulama yapılması gerekirken, 4.000 gün olarak belirlenmesi suretiyle fazla adli para cezası tayini,
b.5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin sekizinci fıkrasına 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 72 nci maddesi ile eklenen “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” şeklindeki hükmün ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği gözetildiğinde; engel adli sicil kaydı olmayan, hakkında erteleme hükümleri uygulanan ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesini kabul eden sanık hakkında, yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle aynı Kanun’un 231 … maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş,
c.Kabule göre de; 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.
2. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a.5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin sekizinci fıkrasına 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 72 nci maddesi ile eklenen “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” şeklindeki hükmün ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği gözetildiğinde; engel adli sicil kaydı olmayan, hakkında erteleme hükümleri uygulanan ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesini kabul eden sanık hakkında, yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle aynı Kanun’un 231 … maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş,
b.Kabule göre de; 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
A. Sanık … Hakkında
1. Banka Veya Diğer Kredi Kurumlarınca Tahsis Edilmemesi Gereken Bir Kredinin Açılmasını Sağlamak Maksadıyla Dolandırıcılık Suçuna Teşebbüsten Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden
Sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olup temyizinin mümkün olmadığı ve sanık müdafiinin itirazının merciince değerlendirildiği anlaşılmakla, dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

2. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.06.2015 tarihli ve 2014/210 Esas, 2015/185 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık … Hakkında Banka Veya Diğer Kredi Kurumlarınca Tahsis Edilmemesi Gereken Bir Kredinin Açılmasını Sağlamak Maksadıyla Dolandırıcılık Suçuna Teşebbüs İle Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.06.2015 tarihli ve 2014/210 Esas, 2015/185 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

29.05.2023 tarihinde karar verildi.