Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/2 E. 2023/2804 K. 11.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2
KARAR NO : 2023/2804
KARAR TARİHİ : 11.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Sahte fatura kullanma, defter, kayıt ve belgeleri gizleme
HÜKÜMLER : Beraat

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul Anadolu 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.01.2016 tarihli ve 2014/310 Esas, 2016/9 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi, defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan aynı madde ve fıkranın (a,c) bentleri uyarınca beraat kararları verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi, sanığın atılı suçlardan mahkumiyeti yerine beraatına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. GEREKÇE
Suç tarihlerinin, sahte fatura kullanma suçunda en aleyhe kabulle, 2009 takvim yılı için 25.01.2010, 2010 takvim yılı için 25.01.2011 olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1. Sanığın yargılama konusu 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura kullanma eylemleri için, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun (213 sayılı sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (b) bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu,
2. Sanığın yargılama konusu defter, kayıt ve belgeleri gizleme eylemi için, 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin (a) fıkrasının ikinci bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü; aynı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 19.02.2015 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu,

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Anadolu 36. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 14.01.2016 tarihli ve 2014/310 Esas, 2016/9 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağan ve olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.04.2023 tarihinde karar verildi.